Son günlerdeki yargı tartışmalarının pek göze batmayan bir yönü daha var. Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın görev süresi 21 Mayıs'ta bitiyor. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker de 1 Haziran'da emekli oluyor. Bu iki kritik görevle ilgili yüksek yargıdaki dip dalgalarına işaret ediliyor. Yargıtay'da yeni daire kuruluşlarını geçiktirme çabalarının altında, bu dip dalgalarının bulunduğu vurgulanıyor. Yeni daire demek, yeni hakim ve savcıların göreve gelmesi demek. Onların da iki kritik görevde oy verecek olmasını görmemek mümkün mü?
* * *
Yakınımızdaki fay hatları
Yakın çevremizdeki fay hatlarında dikkati çekici hareketler gözleniyor.
Türkiye'nin Ortadoğu'da derinlemesine inşa ettiği ortaklıklar, bölgesel çekim alanı oluşturma ve bölge ülkeleriyle güç birliğine gitme arayışlarına paralel gelişmelere göz atmakta yarar var.
Cumhurbaşkanı Gül'ün Yemen gezisinin derinliği, İsrail'in Kıbrıs Rum Cumhuriyeti ile Doğu Akdeniz üzerindeki anlaşmalar, Alman Başbakanı Merkel'in Rum kesimine ziyareti, Başbakan Erdoğan'ın Kuveyt'ten İsrail'e verdiği yeni mesajlar, Filistin devletini Güney Amerika ülkelerinin tanımaya başlamaları, Mısır'da meydana gelen olaylar bir arada düşünülürse, fay hatlarını daha iyi görmemiz mümkün olur.
Diplomatik gözlemciler, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının Eylül ayında gerçekleşeceğini vurguluyor. Başka ülkelerin de 5 Güney Amerika ülkesinin yaptığı gibi Filistin devletini tanımaya hazırlandığına işaret ediyor.
Sudan'ın güney ve kuzey olarak bölünmesi, büyük ihtimalle bu hafta sonu gerçekleşecek. Sudan'ın parçalanması, belki pandoranın kutusunu kapanmamak üzere açacak. Bölünme, Somali'den Yemen'e, Irak'tan Kafkasya'ya kadar Türkiye'nin yakın çevresini etkileyecek özellikler gösteriyor.
Bu noktada kilit soru şu:
Sudan ile aynı listedeki ülkeler tehlikenin ne kadar farkında?
* * *
Ankara-Kahire-Tahran
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun "stratejik derinlik" kitabında anlatıldığı üzere "Ortadoğu jeopolitiğinin en temel coğrafi ve tarihi denge mekanizmasını Mısır-Türkiye-İran hassas dengesinde aramak gerekir."
ABD'nin Irak'tan 2011 yılı sonunda tamamen çekilmesinin ardından yaşanabilecek coğrafi değişikliklere bakarak, Türkiye'nin yaptığı olası yeni ittifaklar bu üçgene göre yol alıyor.
Son dönemde Akdeniz'de ve yakın Afrika'da yaşanan gelişmeler, Mısır ile Türkiye'yi daha yakınlaştırmaktadır.
Başbakan Erdoğan'ın bölge üzerinde hassasiyetle durduğu dış politika, İsrail'i bölgede daha da yalnızlaştırma adımlarına hız kazandırmaktadır.
* * *
Kırılma noktaları
Doğu Akdeniz'de Türkiye-Lübnan yakınlaşması, İsrail-Güney Kıbrıs işbirliği kendini gösterirken, Lübnan, BM'ye başvurarak Akdeniz sularındaki enerji kaynaklarının, İsrail'den korunmasını istedi.
Türkiye'nin Basra Körfezi ile Kızıldeniz arasındaki ülkelere yönelik yakınlığı Kuzey Afrika'ya doğru genişleme eğiliminde.
Türkiye'nin İsrail'i dışarıda bırakan bölgesel ortaklıklar zinciri, Mısır'ı da içine alma noktasına yaklaşıyor. Bu durum, Tel Aviv'in gerçekten bütün bölgede tecrit edilmesi anlamına geliyor. Doğu Akdeniz'deki en küçük gelişmeyi, İsrail-Yunanistan ilişkisini, Mısır-Türkiye ilişkilerini dikkatle izlemekte yarar var.
* * *
Ekonomi politikte 2 şifre: E7 ve G7
Şifre G7 nedir? En gelişmiş ekonomileri, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD'yi anlatır. Şifre E7 nedir? Gelişmekte olan en başarılı ülkeleri, Türkiye, Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Meksika, Endonezya'yı işaret eder. Satın alma gücü paritesine göre 2009 milli geliri 1 trilyon dolar olan Türkiye'nin, 2025'te 2 trilyon 200 milyar dolara ulaşması, 2050 yılında ise 5 trilyon 298 milyar dolarla dünya sıralamasında 10-12'nci sıraya oturması bekleniyor.