Uludere ve KCK operasyonları üzerinden patlayan MİT Fırtınası, reform edilmemiş, yeniden yapılandırılmamış bir MİT'in, başına neler geleceğini açıkça gösterdi. Çanakkale Üniversitesi Rektörü, Uluslararası Stratejist Prof.Dr. Sedat Laçiner ile MİT fırtınasını, Hakan Fidan'ın yapacaklarını, istihbaratta yeni yapılanmayı enine boyuna konuştum.
Hocam, Hakan Fidan'ı çok yakından tanıyorsunuz, son fırtına size neleri gösterdi?Dr. Hakan Fidan gibi temiz ve yetenekli bir ismin de şüpheliler arasında sayılması sapla samanın iyiden iyiye birbirine karıştığı anlamına gelir. Toplumu yıllardır kemiren çeteleşmeler, derin devletleşmeler ve mafyalaşmalar var. Belki istenen de buydu, yani aslında işbirliği yapması gereken kurumların birbirlerini yemesi ve aradan yeni bir vesayet rejiminin inşa edilmesi sahneye konmak istendi.
Fırtınadan alınacak dersler var mı?Uludere istihbarat hatası ve son fırtına ders niteliğindedir. Köklü yasal ve kurumsal değişikliklere gidilmesi, Yeni Türkiye'ye yakışmayan 'eski MİT'e bir an önce son vererek, 'yeni MİT'i bir an önce oluşturulmalıdır.
Nasıl Bir MİT?Dünyaya baktığımızda en son gelişmelere paralel olarak istihbarat birimleri daha çok 3 alana odaklanmış durumdalar:
1) Ekonomik istihbarat, 2) Uluslararası terör ve organize suçlar 3) İletişim.
Çok fazla gündeme gelmemekle birlikte ekonomik istihbarat ikincisinden çok daha önemli.
Çünkü dünyada gücü belirleyen en önemli unsur ekonomik güç haline geldi. Bu bağlamda örneğin Amerikan istihbaratı Amerikan şirketleri için teknoloji casusluğundan, bazı ihalelerin kazanılmasında yardımcı olmaya kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Bu maksatla 'akrabaları' İngiliz şirketlerinin en gizli dosyalarına dahi giriyorlar. MİT'in böyle bir işlevi görebilmesi için ise ciddi anlamda yapısal değişime ihtiyacı var.
MİT'in başarılı olması için yeni ihtiyaçlar?Hakan Fidan bir şanstır. Bir taraftan zihniyeti değiştirecek, diğer taraftan mevcut yapıyı değiştirecek.
Son olaylar, bunları yapma konusunda Fidan'ın önünü açmıştır.
Fidan neler yapacak?Haber alma: Yeni teknikler kullanılması, Değerlendirme: Toplanan bilgilerin etkin bir değerlendirmeden geçirilmesi, Yönlendirme ve Dış Yönlendirmeleri Kesme: Ulusal çıkarlar için ulusal, ya da uluslar arası kamuoyunu yönlendirmek de istihbaratın önemli bir görevidir.
Çünkü bazı durumlarda toplumlar reflekslerini kaybedebilirler, yabancı unsurların etkisi altında kalabilirler.
Özellikle dış kaynaklı psikolojik hareketlerin engellenmesi ise önemli hedeflerden biri olmalıdır.
Casusluk ve Karşı Casusluk:
Etkin ve yetkin kadrolarla yapılmalıdır Uyarı ve Uzun Vadeli Vizyon Sunma: İstihbarat kurumlarının önemli bir görevi kısa, orta ve uzun vadeli uyarılarda bulunmak ve genel stratejinin çizilmesine katkıda bulunmaktır.
Sahadaki Operasyonlar:
Gerekli hallerde doğrudan her türlü müdahale de görevler arasındadır.
Bu açıdan bakıldığında özellikle diğer ülkelerde operasyon yeteneğinin arttırılmak zorunda olunduğu görülmektedir. Çünkü Türkiye'nin güvenliği tehdit eden terör örgütleri, organize çeteler vs. çok sayıda farklı ülkeye dağılmış durumdadır. Küreselleşen dünyada tehlikeler esnekleşmiş ve hız kazanmıştır. Diğer bir deyişle devlet karşısındaki suç şebekeleri küreselleşmeye daha iyi uyum sağlamıştır. Bunlara karşı alınacak önlemlerin de daha dar kapsamlı operasyonlar şeklinde cereyan etmesi kaçınılmazdır.
Uludere olayını biraz açar mısınız?Uludere olayına bakılınca, Türkiye'yi ve terörü bir bütün olarak kapsayacak istihbarat birimlerine ihtiyaç olduğu anlaşılıyor. Ayrıca birimleri hantallaştırmadan ve birbirinin tahakkümü altına sokmadan iyi bir koordinasyon şart.
Uludere ve KCK operasyonlarından çıkarılacak derslerle istihbaratın daha güvenli, ama aynı zamanda daha esnek bir istihbarat yapısı oluşturulabilir.
Ayrıca Uludere ve son fırtınada yaşananlar terörle mücadelede zayıflamaya değil, kararlılığın artarak devam etmesine vesile olmalıdır.
Hocam, sizin yeni çıkan "Dışımızdaki PKK İçimizdeki İsrail" isimli bir kitabınızda önemli notlar var?Bir süre önceye kadar, en stratejik kurumlar olan TSK ve MİT'e girmeyi başarmış ayrıca PKK ile de ilişkisi olan İsrail'i görürsünüz. Şimdi, bu bağlar koptu. Büyük resim burada.
İsrail-PKK flörtü Davos'tan hemen sonra bir aşk haline geldi ve işbirliği İsrail Kabinesi'nde tartışılacak kadar derinleşti. İsrail PKK'yı destekliyor.
İsrail devlet olarak desteklemese de en azından Mossad'dan ayrılmış ya da İsrail ordusundan emekli olmuş kişiler PKK'ya destek veriyor.
Bunların detaylarını iyi okumak lazım.
SONUÇ:
Türkiye tüm dünyanın yaşadığı en sert değişimlerin tam kalbinde yer almaktadır. Büyük bir devinim içinde olan dünyadaki gelişmeler geçsin, ondan sonra işimize bakalım da denemez. Çünkü bu değişimlerin merkezi Türkiye ve çevresidir.
Enerjiden teröre, medeniyetler çatışmasından, etnik çekişmelere kadar neredeyse tüm küresel konular Türkiye'nin çevresinde cereyan etmektedir. Böyle bir ortamda değişimi doğru okumak ve değişime doğru yanıtları vermek zorundayız.
Eğer MİT gibi kurumlarımızı yenileyemez ve ihtiyaçlarımıza göre yeniden yapılandıramaz isek geleceğimiz hep tehlikelerle karşı karşıya demektir.
Bunun için de en çok akla ve bilgeliğe ihtiyacımız olacak. Milli İstihbarat Teşkilatı ve diğer güvenlik kurumlarımızın da bu doğrultuda kendilerini yenilemeleri hayati bir ihtiyaçtır.