Şeytanın avukatlığını yapmak bir tartışma da ya da oturumda bir kişinin sürekli olarak olaya olumsuz bakıp, kötü yönlerini masaya yatırması ve diğer tartışmacıların olaya her yönü ile bakmalarını sağlamasıdır.
Vatan şairi Namık Kemal yıllar önce,
"Barika-i hakikat, müsademe-i efkârdan doğar'' (Hakikatin ışığı, fikirlerin çarpışmasından meydana gelir) demişti. Yaşadığımız günlerde, bu sözlere uygun pozisyonların yaşandığı ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Büyükelçi
Hüseyin Avni Karslıoğlu Çankaya sabah toplantılarında
'Ben şeytanın avukatlığını üstleniyorum. İsrail'de böyle bir birim var. En olmadık şeyleri söylüyorum, karşı tarafları ve ters durumları da anlamamıza yardımcı oluyor' diyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eski basın müşaviri, Akif Beki'nin sözlerine de dikkat edelim. "Tanıdığım Tayyip Erdoğan
'Çok isabetli. Efendim, ne güzel söylediniz!' diyenlere itibar etmez. Görüş açılarını zenginleştiren, farklı, hatta karşıt görüşler getirenlere itibar eder.''