Devlet sırrı en çok mafyanın, çetenin işine yarıyordu. Devlet sırrı, birilerinin siyasi şantajları için ya da iş bitirmek için elinde oyuncak ediliyordu.
Devletin üstünde, "Devlet için devlete rağmen" denen bir odaktan bahsediyorum.
Bir ŞATO düşünün. Ankara'da olabilir, İstanbul'da olabilir. Bu ŞATO'da gizli toplantılar yapılır, ancak kimlerin olduğu bilinmezdi. Burada stratejik kararlar alınır, ülkenin kaderi çizilirdi.
Sürekli bir araya gelip toplanan, tıpkı bir tarikat ketumiyetiyle hareket eden, gün geldiğinde yetkilerini alt kadrodan gelen özel yetiştirilmiş kişilere devreden bir gruptu. Bunlar devletin gerçek sahiplerinin kendileri olduğunu düşünüyorlardı. Bunun için de rejimin dizginlerini tutabilmek gayesiyle sürekli bir strateji üretmeleri gerektiğine inanıyorlardı.
Derin devlet üzerine pek çok kitap yazıldı ama Genel Yayın Müdürümüz Ergün Diler, gizli devleti bir ŞATO kompozisyonu içinde, şatonun açık kalan bir penceresinden içeri girerek gün ışığına çıkardı.
Turkuvaz Kitap'tan çıkan ŞATO adlı kitap, gizli devletin şifrelerini birer birer gözümüzün önüne seriyor ve cesaretle bir ülkenin kaderinin nasıl çizildiğini deşifre ediyor.
Ergün Diler'in ŞATO'sundan "Devlet için devlete rağmen" denilen odağı yani derin devleti çok yakından tanıyacaksınız.
Süleymaniye'den alınan mürekkeple cihana hükmeden Osmanlı İmparatorluğu'nun ve Türk devletinin, 500 yıldır nesilden nesile geçen sırlarının ne olduğunu okuyacaksınız. ŞATO'da; MOSSAD-derin devlet işbirliğini göreceksiniz. Demokrasi şehidi Adnan Menderes'in yaşadığı zulüm, Nihat Erim suikastı, Özdemir Sabancı'nın, MİT müsteşar yardımcısı Hiram Abas'ın, Uğur Mumcu'nun yok edilmesi, Eşref Bitlis'in neden ortadan kaldırıldığı, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın esrarlı ölümü, Susurluk kazasının derinliği ile Ortadoğu satranç oyunlarının şifrelerini bulacaksınız.
ŞATO'nun bir odası
Ergün Diler'in, derin devleti anlatan ŞATO'sundan bir odayı açarsak ne bulabiliriz?
Devlet ve kişisel arşiv, gizli anlaşmalar, tarihe yön verenler, açıklanmayan sırlar dosyalarında neler var acaba?
Bu dosyaları, "1588" koduyla açmalıyız.
Buradan Mimar Sinan'a ulaşırız. (Osmanlı İmparatorluğu'nun gücünün göstergesi olan mimari eserlerin en önemli ismi olarak tarihe geçen Mimar Sinan 17 Temmuz 1588 yılında İstanbul'da vefat etti...) Burada ancak dosyaların kapaklarına bakabiliriz. İsmet İnönü, Recep Peker, Adnan Menderes, Celal Bayar, Süleyman Demirel, Alpaslan Türkeş, Bülent Ecevit isimlerini taşıyan dosyalarda ne yazıyor olabilir?
Durmak yok, yola devam... ŞATO'dan "Büyük Türkiye"ye giden yolları, bu yollardaki taşları, engelleri birlikte görelim.