CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kurumlararası diyaloğu artırma ve güven tazeleme

Eklenme Tarihi 08 Ocak 2010
Başbakan, Devlet aklının yol haritasını çiziyor. İktidarlar için "aklın tek yolu" olan "ortamı yumuşatma, uzlaşma ve itidal" yöntemini harekete geçiriyor. Erdoğan'ın, kurumlar arası işbirliğini güçlendirici ve güven tazelemeye yönelik bir programı devreye soktuğu anlaşılıyor.
Risk altındaki sorunlara ilişkin kalıcı bir farkındalık, duyarlılık ve tutum değişikliğinin oluşabilmesi için ilgili kurumları bir araya getirerek, soruna ilişkin çözümler üretme konusunda düşünmeye teşvik edici bir etki yaratabilmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Kurumlar arası çatışma söylentilerinin özellikle muhalefet tarafından dile getirildiği bugünlerde Erdoğan'ın haftalık görüşme için Genelkurmay karargahına gitmesi anlamlı bulunuyor. Erdoğan ile Başbuğ'un son haftalarda yaptıkları sürpriz görüşmeler dikkatlerden kaçmıyor.
Bu görüşmelere tekrar bakarsak, gelişmeleri daha iyi okumak mümkün olacaktır.
1) 24 Aralık: Erdoğan-Başbuğ, Başbakanlık konutunda görüştü. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın evinin önünde yakalanan iki subayın, keşif yaptıkları, bilgi topladıkları iddiaları dile getirilmiş, bu subayların çalıştığı Seferberlik Tetkik Kurulu'na mahkeme arama kararı vermişti.
2) 26 Aralık: Erdoğan-Başbuğ-Koşaner Başbakanlık'ta görüştü, Seferberlik Tetkik Kurulu'nda kozmik odalarda arama başlatıldı. "Tarihi mutabakat günü" yorumu yapıldı.
3) 28 Aralık: Milli Güvenlik Kurulu yılın son toplantısını yaptı.
4) 5 Ocak: Cumhurbaşkanı Gül, yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarını bir araya getirdi. Başbakan AK Parti Grubu'nda, muhalefete yüklenerek kurumlar arası çatışma varmış havası yarattıklarını söyledi.
5) 7 Ocak: Genelkurmay karargahında Başbakan Erdoğan, Orgeneral Başbuğ, İçişleri Bakanı Atalay ve Adalet Bakanı Ergin görüştü. Kulislerde, asker, MİT, Emniyet, Hükümet, yargı gibi temel yapıların güven tazelemesine yönelik olarak, toplantının yeri ve zamanının önemli olduğu konuşuluyor. Genelkurmay görüşmesi ile kurumlar arası uyum olduğu mesajının verilmek istendiği ifade ediliyor.

Başbakan'ın dikkati

Erdoğan'ın konuşmalarına son iki haftadır Genelkurmay'ı sahiplenen bir üslup yansıyor. Askerlerle bağlantılı son olaylarda, kurumlar arasında hata yapanların olabileceğini belirtiyor, ancak bu hataların kurumlarla özdeşleştirilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
Erdoğan ve Başbuğ'un çeşitli açıklamalarında da kavramlar, "çatışma olmadığını" gösteriyor. Siyasetin ve askerin bir dil birliği oluşturduğu izlenimi uyandırıyor.
Başbuğ, Türk dış politikası, demokratik açılım ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin açıklamalarında siyasi iradeyle aynı kavramları kullanıyor.

Demokratik açılım

Siyasi irade ile askerin kurduğu ortak dil kendisini demokratik açılımda göstermişti.
Irak'ı işgal etmek isteyen ve Türkiye üzerinden Amerikan askerlerinin Irak'a gidişine "Dur" diyen TBMM kararı öncesinde MGK, böyle önemli bir olayda kararsız kalırken, demokratik açılımı desteklediğini gösterdi.
Başbakan'ın Ermeni, Kıbrıs, Ortadoğu açılımlarında askerin desteği açıktı.
Üç eski kuvvet komutanının ifadelerinin alınmasında, seferberlik tetkik kurulundaki kozmik odaların açılmasında ortak dil dikkatlerden kaçmadı.
Kurumlar arasında oluşan en güçlü ortak dil dış politika alanında gözlendi. Hükümetin, çok boyutlu dış politika vizyonunu Başbuğ da açıklamalarına yansıtıyor.