Çok değil 13 yıl önceki kara günleri unutursak, bugün geldiğimiz mevzileri, gücümüzü anlayamayız. Bazı tarihler vardır.
1) TARİH 12 NİSAN 1961: Sovyetler Birliği uzaya ilk insanı gönderdi. Vostok-1 ile uzaya giden Yuri Gagarin, uzayda 108 dakika kaldı. Türkiyemiz ne yapıyordu? Darbecilerin boyunduruğu altında inim inim inletiliyordu. 27 Mayıs 1960 cuntacıları, aziz milletimizin oylarıyla iktidar yaptığı Adnan Menderes'i devirmişlerdi.
2) TARİH 12 NİSAN 1981: Amerika, ilk uzay mekiği Columbia'yı fırlattı. Uzay egemenliğine soyundu. Türkiyemiz ne yapıyordu? 12 Eylül darbecisi Kenan Evren ve cuntasıyla idare ediliyordu. Onlar uzaya çıkıyordu, Türkiyemiz'i darbecilerle boğuşturuyordu. Derin Amerika-Avrupa, 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleriyle, Türkiyemiz'i boyunduruk altına aldırıyor, kendileri büyük işler yürütüyordu.
Bunun adı, tek kelime ile Türk Milleti'ni, sınırları dışına baktırmamaktı. Yakın coğrafyası ile ilgilenmesini engellemekti.
Müslüman dünyaya ile kucaklaşmasına mani olmaktı. Türkiyemiz 2001 yılında, üç partili bir koalisyon tarafından ekonomik olarak çökertilmiş, aziz milletimiz yarınlarını göremiyordu. 2002 yılında, aziz milletimiz üzerindeki örtüleri yırttı. Sessiz devrim yaptı. 13 yılda, Avrasya'nın parlayan yıldızı oldu. Dünlerde, "Yarınını göremeyen aziz millet, bugün 2023-2053-2071" hedeflerine kilitlendi. Yani, önümüzdeki yüzyıla bakıyoruz. Ufka bakıyoruz. Üst Akıl denilen New York-Londra-Berlin-Tel Aviv'de oturan baronlar, yeni Türkiye'den tedirginler. Yeni Türkiye'nin lideri Tayyip Erdoğan'a saldırarak, Türkiyemiz'i durdurmaya uğraşıyorlar. Artık Türkiyemiz de, onlar uzaya giderken, bizi darbelerle içi kapatamayacaklar.
12 NİSAN 2016 TARİHİNİ UNUTMAYALIM. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, SABAH Gazetesi'nin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı'nda tarihi vuruşlar yaptı. Bunlardan birisi, Türkiye'nin 'çılgın projesi' Kanal İstanbul ile ilgili son noktayı koyarken "Olur mu canım, diyenler çıktı. Kanal İstanbul olacak. Kim ne derse desin Kanal İstanbul'u yapacağız" dedi.
Ne demiştim yukarıda. 12 Nisan 1981'de Rusya, 12 Nisan 1981'de uzaya giden küresel güçler vardı. Türkiye darbelerin altında inin inim inletiliyordu. 12 Nisan 2016 günü, Yeni Türkiye'nin lideri çıkıyor.
"Kim ne derse desin Kanal İstanbul yapılacak" diyor. Evet, Yeni Türkiye budur.
Liderlik budur. Nereden nereye geldiğimizi bu kadar anlamlı ve veciz şekilde anlatan bir gelişmedir bu. Yeni Türkiye'nin yüzyıla damga vuracak, Stratejik Hamlesi'nin ismidir Kanal İstanbul.
HATIRLAYALIM. 2013 yılında, Yeni Türkiye'yi durduracağını sanan ÜST AKIL, enstrümanlarını, beslediklerini, beşinci kollarını görevlendirmişti. CHP, FETÖ, HDP, Marksist -Leninist örgütler, bir yıkım koalisyonu hareket ettirmiş, Taksim-Gezi üzerinden bir kontrollü kaos planı devreye sokulmuştu. "Çiçek" diye yola çıkan Organizatör Taksim Dayanışması grubu ve arkasındaki Amerika-İngiltere- Almanya-İsrail medyaları ve vesayet organları hükümetten utanmadan bazı isteklerde bulunmuşlardı: "Kanal İstanbul yapılmayacak. Üçüncü Boğaz köprüsü istemiyoruz. Üçüncü Havalimanı olmayacak." Utanmadan, arlanmadan, darbecilerin arkasına takılmışlardı. FETÖ ve yandaşları hala aynı rüyayı görüyor.
Neo-Con'ların darbe sever adamı Michael Rubin'in "Türkiye'de darbe olasılığı yüksek" şeklindeki sözlerinden heyecanlanıyorlar. Darbeci büyükelçiler Edelman-Abramovitz'e ümit bağlıyorlar.
Doğan Medya-Cumhuriyet rüya görüyor. 12 Şubat 2013 tarihinde Washington'da Gezi Kalkışması senaryosunun yazıldığı derin toplantının moderatörü olan adamların ortalığa dökülmesinden faydalanmaya çalışan CHP, HDP yok mu? Aziz milletimiz çok rahatsız oluyor çok. Türkiye'de Gezi ayaklanması amacına ulaşamamıştı. Umdukları Türkiye'de bulamamışlardı.
Çiçek-böcek diye ortalığa dökülmüşler, sonunda geldikleri yer, "Kanal İstanbul'u yaptırmayacağız"dı.
SONUÇ: KANAL İSTANBUL KİM NE DERSE DESİN YAPILACAK. ÇÜNKÜ, 21'İNCİ YÜZYIL BÜYÜK TÜRKİYE SEVDALILARININ OLACAKTIR. ANLAŞILDI MI?