'İstiklal Marşı'mızda rahmetli Mehmet Akif'in günümüze de ışık tutan çok güzel ve anlamlı sözler vardır: "Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar.Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar."
Bu kıtada şair vatanımızı istilaya kalkışan Avrupalılar'a meydan okuyor. 20. asrın başında Avrupa medeniyeti 19. yüzyıldaki görkeminden oldukça uzaktır. O sebeple şair Avrupa'yı tek dişi kalmış canavara benzetiyor. Ancak Avrupa mevcut teknik imkânlarını seferber ederek topuyla, tüfeğiyle, tankıyla bizi yok etmeye çalışmıştır. Mehmetçik ise bu güce topla, tüfekle, mızrakla, kılıçla cevap vermeye çalışmıştır.
Avrupalı kendini çelik zırhla korurken Mehmetçik ona iman dolu altın göğsüyle karşılık vermiştir.
Avrupa günümüzde, ayak oyunları ile perde gerisinde oyun tezgâhlamakla rakiplerini ezmeye çalışıyor. İki tarihi olay yaşadık. Avrupa futbol şampiyonası ve Avrupa müzik yarışması.
Türkiye, Avrupa Şampiyonası'nı düzenlemeyi bir oy farkla kaçırdı.
Platini'nin pardon Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin baskısı sonuç verdi; Fransa Euro-
2016'nın ev sahibi oldu.
Böylece Türkiye düzenlemek için üçüncü kez aday olduğu Avrupa Şampiyonası'nda yine mutlu sona ulaşamadı. Türkiye lehine oy vereceğini dile getiren bazı ülkelerin Fransa'yı tercih etmesinin, oylamadaki hassas dengeyi bozan başlıca faktör olduğu anlaşıldı.
Milli Takım Eski Direktörü Fatih Terim, "Futbola yazık ettiler. Ben bu sonucun gerçekten siyasi olduğunu düşünüyorum. Ama Fransa'nın seçilmesi işin renginin çok başka olduğunu ortaya koydu. Artık büyükler dışında bu işe kalkışacak, yatırım yapacak bir ülke bulmak zor olur. Fransa'ya oy veren 7 üye Avrupa ruhuna ihanet etti. Futbola da yazık etti.'' derken ne kadar haklı...
Tek dişi kalmış Avrupa'nın müzikte de yaptığı ayak oyunlarını gördük. Almanya'nın şarkısı birinci olacak şarkı mı? Ülkeler müziğe değil, siyasete göre oy kullanıyor.
Eurovision'da Manga birinci olmalıydı, Almanya haksız yere kazandı. Sarkozy ve Merkel'in ne kadar etkili olduklarını yine öğrenmiş olduk. Pardon Avrupa'daki son model ayak oyunlarını gördük.
* * *
Siyasette rüzgâr
Geçen hafta siyasette esen rüzgârdan sık sık bahsedildi.
Meşhur W. Churchill der ki, "Uçurtmalar rüzgâr gücü ile değil o güce karşı koydukları için yükselirler."
Filozof Lucius Annaeus Seneca diyor ki; "Rotasını belirlememiş, mürettebatını iş başı yaptırmamış, yelkenlerini çekmemiş hiçbir gemiye, hiçbir rüzgâr yardım edemez." Siyasetçilerimiz unutmasın.
Bir insan hangi limana ulaşmak istediğini bilmiyorsa onun için hiçbir rüzgâr uygun değildir.
* * *
Volkan Konak siyaset
Müziğimizin popüler ismi Volkan Konak, Bartın'da verdiği konserde maden kazasını ele alarak, "Bu ülkede insana değer verilmiyor.
Hayvana hiç verilmiyor.
Sizler, bizler sesimizi yükselteceğiz ve bu sorunlara çözüm üretilmesini isteyeceğiz." demiş. Radikal Gazetesi Yazarı Ersin Tokgöz bir yazısında, Volkan Konak'ın tavrını eleştirmiş, "Son ulusalcı mücahit bulundu: Volkan Konak." demişti. Yazıda, "Pepsi, bir reklam filminde oynatmak istediği Volkan Konak'a 1 milyon dolarlık teklif götürmüş ancak Konak bu teklifi reddetmişti. Gerekçe olarak ise Konak'ın, Pepsi'nin Amerikan sermayeli bir şirket olması nedeniyle teklifi reddettiği belirtilmişti. Yine aynı haber yazılarının içeriğinde -sanki herhangi bir tutarsızlık yokmuşcasına-
Konak'ın reklam filminin senaryosunu kendi yazmak istediği ve bu şartının kabul görmemesi üzerine de teklifi reddettiği yer almıştı." deniyordu.
Haberlerin doğruyu yansıtıp yansıtmadığı Pepsi yetkililerine de başvurularak sorgulanmış: "Hem Amerikan sermayesi diye reddediyor hem de senaryo şartı koyup o zaman olur diyor. İyi de bu nasıl iş'' eleştirisi yapılıyordu. Volkan Konak'ın konserlerinde yaptığı konuşmalara bakınca, açıkca siyaset yaptığı anlaşılıyor. Tamam, sanatçılar siyaset ile ilgilenmeli, ilgilenmek demek, sürekli eleştirmek değildir. 'İyiye iyi, kötüye kötü' demek işin gerçeğidir.
* * *
Ata Demirer'e Kemal Sunal ödülü
Elazığ'da güzel ve anlamlı bir festival yapılmıştı. Ata Demirer fırtınası esmiş, ünlü oyuncuya 'Kemal Sunal Onur Ödülü' verilmişti. Ata Demirer'in yanlış anonsu dilini dolayarak Fenerbahçeliler'e espri yapması kahkahalarla karşılanmıştı. Kemal Sunal'ın sahiplenilmesi, onun adına en azından sinema sevenler olarak ödül verilmesi onur verici bir gelişme. Kemal Sunal gibi bir üstadın hatırlanması sırasında Ata Demirer'in "Kemal Sunal'ın tırnağı dahi olamadım" demesi alkışlanacak bir tevazuyu göstermiş.