Tüm zamanların en çok izlenen filmi 'Avatar'ın yönetmeni James Cameron, NASA'yla birlikte gerçekleştireceği projeyle 3 boyutlu Mars filmine imza atacakmış. Mars'ın öteki ismi, Kızıl Gezegen'dir. 2011 yılında kızıl gezegene gönderilecek yeni uzay aracına 3 boyutlu renkli filmli stereoskopik kamera takılacakmış. Ay'a il defa 1968 yılında gidilmişti. Ondan sonra, filmler, kitaplar patladı. Yakında Mars filmleri, kitapları tavan yapar.Dünya ayı konuşurken bizler "Herkes aya, biz yaya" sözünü çok kullanırdık. Böyle giderse, "Herkes Mars'a biz Kars'a" laflarını söylemeye başlarız. Şimdi tartışma zamanı. Şimdi mücadele zamanı. Yeteneğimiz ve enerjimiz olmasına rağmen günü birlik kısa vadeli bir sonuca ulaşmayan ve ulaşamayacak hayallerin peşinde koşuyoruz. İnanın biz bu değiliz ve olmamalıyız. Ama kendi kendimizi inkâr edercesine bir türlü organize bir gelişim içine giremiyoruz. Alnımız terlemeden, uykusuz kalmadan ve emek sarf etmeden de bir gelişme içinde olamayacağımız maalesef çok acıda olsa bir gerçektir. Sinerjimiz, enerjimiz, gelişme ve ilerleme bağlamında müsait olsa da ellerin taşın altına koyulması konusunda hala bir birlikteliğimiz yok. İddiasını, davasını ve aşkını yitirmiş dar kadrolarla bir yerlere varmamız mümkün değildir. Yetişmiş olmak, kültürlü olmak, birikimli olmak elbette güzel şeylerdir. Fakat bir davayı taşıyabilmek için bütün bunların yanı sıra koskocaman da bir yüreğe sahip olmamız gerekir.
Bir davayı savunurken tek başına "heyecan" anlamlı olmadığı gibi tek başına bilgi de anlamlı değildir. Şayet davayı savunabilecek bilgi ve birikime sahip olmanın yanı sıra yeteri kadar heyecanımız yok ise, davayı hakkıyla savunmaktan da bahsedemeyiz.
Heyecanımızı yitirmememiz ve hala ilk günkü aşk ve şevkimizi muhafaza edebilmemiz gerekiyor.
Geleceğimizin teminatı gençlerimizi bir ideale doğru yönlendirmeliyiz. Oturduğumuz yerden teori üretmek çözüm değildir.
Yani kısacası şimdi mücadele zamanıdır.