Çünkü omurgasında bir arıza meydana getirirlerse, Yeni Türkiye'yi bırakın koşmasını engellemeyi, yürümesine bile sekte vururlardı.
2019'a kadar bir daha seçim olmayacağı, 4 yıl içinde Türkiye'nin önünü kesme şansı bir daha bulamayacakları için, ellerindeki tüm imkânları sahneye sürdüler. Şaşırtıcı ittifakların, uluslararası manüplasyon çalışmalarının altında, derin tezgâhlar vardı. HDP'yi bir proje olarak kurguladılar.
HDP AK Parti iktidarını yıkmak, AK Parti kalesine girmek için bir koçbaşı gibi kullanıldı. Koçbaşını kullanan CHP, Aydın Doğan-Paralel Yapı oldu. CHP oylarını çektiler. Türkiye'nin omurgasını kıracak 3 noktaya yüklendiler:
1) AK Parti ile Türk seçmenlerin arasının açılması,
2) AK Parti ile Aleviler'in arasının açılması,
3) AK Parti ile iş dünyasının arasının açılması...
Üç kolda yürütülen şeytani planlarla, 7 Haziran'a yaklaştılar. Sonuç, özellikle Kürt ve Alevi seçmenlerin bir bölümünün AK Parti gövdesinden kopartılmasıyla, ülkemizin 13 yılda yakaladığı siyasi ve ekonomik istikrara sekte vurdular. AK Parti'yi maalesef, yüzde 45 bandından yüzde 41'e indirdiler. Sadece yüzde 4 parçayı kopararak AK Parti'nin tek başına iktidara gelmesine mani oldular. Londra-
New York-Berlin-Tel Aviv'de oturan şeytani zekâlar şimdi ellerini ovuşturuyor.
İstediklerine çok yaklaştılar. Evirip çevirip rahatça manüple edecekleri, yeni bir koalisyon hükümeti için zemin yarattılar.
Şimdi, Ankara'daki MİLLİ MASA'YI dağıtmayı, BAĞIMSIZ DURUŞ'U kıracak oyunlar için meydana küçükte olsa bir noktadan girdiler. Yeni Türkiye'nin omurgasında küçük de olsa hasar yarattılar.
Yürümekte zorlanacak Ankara'ya kement attılar. Yeni Türkiye'ye diz çöktürmek isteyen saldırı dinamiklerinin birdenbire ortalıktan çekileceğini sanmak saflık olur.
Derin Amerika-İngiltere-Avrupa'nın şeytani beyinleri, omurgada meydana getirdikleri hasarı daha da arttırmak için, şimdi yeni bir strateji izleyecek: AK PARTİ'Yİ İÇTEN YIKMAK. Şeytani beyinler, çok uğraştılar ama AK Parti'yi yüzde 30'lar seviyesine çekemediler. AK PARTİ'NİN yüzde 41'DE KALMASI. ÜST Akıl ve onun yerli işbirlikçilerinin en büyük korkusu, kabusu olacaktır. Yıllar önce denemişlerdi. Turgut Özal'ı şeytani bir planla yüzde 40'lardan yüzde 21'lere indirmişlerdi.
Mart 1989'da genel mahalli seçimleri yapıldı. Koçbaşı olarak SHP kullanıldı. ANAP'ın oylarını yüzde 40'lardan yüzde 21.9'a indirdiler. Özal, sıkıntıya rağmen Çankaya'ya çıktı. Yerine getirilen Alman destekli Mesut Yılmaz'la, Özal'ı kuşattılar. Amerikan-İngiliz projesi olarak Süleyman Demirel-Erdal İnönü koalisyon hükümeti çıkardılar. ANAP böyle bitirildi.
Peki, BÖL-PARÇALA-YÖNETÇİLERE meydan boş bırakılacak mı? Başta aziz milletin bizzat oylarıyla Cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan, buna izin vermez. Ankara'ya kement atanları iyi biliyor. Bu kemendi koparmak için elindeki tüm gücü kullanacaktır. Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin omurgasındaki hasarı kısa zamanda tedavi ederek, meydanı asla, bölparçala- yönetçilere bırakmayacaktır.
SONUÇ: Bu noktadan sonra, kim kimle koalisyon kurarsa kursun, Yeni Türkiye, maalesef yavaşlayacaktır. Bu durumdan çıkmanın çaresi muhakkak ERKEN SEÇİM Sandığı'ndadır. AK Parti'yi içten yıkamazlarsa, en kısa zamanda halkımızın karşısına çıkarılacak ERKEN SEÇİM sandığında, Yeni Türkiye liderleri Erdoğan-Davutoğlu'nun, yüzde 45'in üzerine çıkması kolaydır. Çünkü Kürt ve Alevi vatandaşlarımızla arasına konan mâniaları AK Parti, kısa zamanda kaldırırsa, yüzde 45'ler üzerine herkesten daha çabuk çıkması söz konusu olacaktır. Yeter ki, bölünmesin ve Kürt ve alevi vatandaşlarımızla arasına kurulan tuzakları yıksın. Artı 2.5 milyon oy her şeyi değiştirir... EKİM'DE GÜNEŞ YENİDEN DOĞACAK...