CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Demokratikleşme sanatçılarla hız kazanır

Eklenme Tarihi 21 Şubat 2010
Hükümet, demokratik açılımı, iddialı bir toplantıyla yeniden gündeme taşıdı. Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'ndaki ofisinde, bestekâr ve sanatçılarla bir araya geldi.
Bir süredir yavaşladığı düşünülen demokratik açılım çalışmalarına yeni rota çizildi. Başbakan Erdoğan yeni süreci sanatçılarla başlattı. "Demokratikleşmeden korkmuyoruz, bedelini de ödemeye hazırız" derken, kararlı olduğunu yine gösterdi.
İkinci randevu sinema ve sahne sanatçılarıyla olacak. Üçüncü toplantıda yazarlarla buluşulacak.
Yeni sürecin psikolojik iklim yaratmada büyük yararı olacaktır. Sergilenecek tavır, devamında izlenecek yolun psikolojik alt yapısını oluşturmada tayin edici bir role sahip olacaktır.
Demokratik açılımın nasıl yönlendirileceği hususunda bu pratik adımlar büyük önem taşımaktadır. Nitekim çözüm pratik adımlarla yol alacak ama atılan adımların sağlam olması için psikolojik alt yapıyı iyi kurmak gerekiyor.
Çünkü Türkiye'de yaşanacak bir sıkıntı, toplumu ilgilendirdiği gibi sanatçıyı da ilgilendiriyor. Demokratikleşme sürecinde sanatçılar daha duyarlı olmak zorunda, çünkü sözüne değer verilen bir konumdalar.
Toplumda sanatçıların çok dikkat çektiği bir gerçek. Gerek yaşam tarzı gerekse de söylemleriyle çok çabuk benimseniyorlar. Demokratik açılım sürecinde sanatçıların davet edilip görüşlerine başvurulması, süreci hızlandıracaktır. Hükümetin de bu konuda eli güçlenmiş olacaktır..

İmza atılır

Barış hepimizin en büyük umudu, en büyük beklentisi. Türkiye'nin mutlu, sağlıklı yarınlara kavuşması için en kısa zamanda samimi bir barışa ihtiyacı var.
Barış sevmek, korkmadan konuşmak; kızmadan dinlemek, nefret etmeden bakabilmek demek. Huzur içinde yaşayıp, ecelinle ölmek; cenazeni öfke ve nefretle değil, hüzün ve yasla gömmek demek. Annenin çocuğuyla, ninenin torunuyla aynı dilde gülmesi demek barış...
Başbakan Erdoğan'ın şu sözlerine kim imza atmaz: "Sanatçı bir açıdan da başkalarının söyleyemediğini söyleyen kişidir. Sanatçı gönüle hitap edendir.
Söz uçar yazı kalır. Söz, ezgiyle ve duyguyla kaynaştığı zaman bin yılların ötesine ulaşacak kudrete sahiptir. Sanatçı yaşadığı toplumun aynasıdır. Kaderimiz tek bir dizede, tek bir türkü, tek bir şarkıda ortaya dökülebilir.
Sanatçılarımız bir adım öne çıksın, elini taşın altına koysun istiyorum.
Sizin türkü ve şarkılarınız sağır duvarları aşacak güce sahiptir. Ne kurşun sesi ne de siyasi nutuklar sizin ezgilerinizi bastırmaya yetmeyecektir.
Yüreğinizi ortaya koyarak aydınlık yarınlara kavuşmayı sağlayacak olan sizlersiniz.
İnsanları sınıflara ayırmak bizim kültürümüze sığar mı? Sevginin ve hoşgörünün hakim olduğu dünyayı hep birlikte kurmak mümkün''
Dünya değişiyor, Türkiye bu şekillenmede kendini gözden geçiriyor ve sorunlarından sıyrılarak yola daha güçlü devam etmek istiyor.
Hiçbir kişi, grup, parti ve kurumun kendi öznel çıkarları ülkenin toplam çıkarlarından daha büyük ve üstün olamaz.
O halde herkesin bunun gereğini yapacağı bir zaman vardır; tam da şimdi bu zaman dilimine girmiş bulunuyoruz.
Barışın sesi yükseliyor. Herkesin "Elini taşın altına koyması" zamanını yaşıyoruz.