CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

'CHP artı Ordu eşittir iktidar' formülünü unutturma çabası

Eklenme Tarihi 30 Temmuz 2010
CHP'nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "35'inci madde, Büyükanıt Paşa'ya hesap sorma'' hamleleri ne manaya geliyor?
Bu hamleler, demokrasiye gerçekten inanan siyasetçilerin yaptıkları mı? Yoksa bir başka büyük olayı "unutturma" hamleleri olabilir mi?
Kılıçdaroğlu hamleleri, iki yönlü gelişmeye işaret ediyor. Bir taraftan, "AK Parti'yi referandum öncesi köşeye sıkıştırmak, iktidarın kullandığı demokrasi vurgusunu onun elinden almak" diğer taraftan, halkın zihninde yer eden, "CHP artı ordu eşit, iktidar" formülünü unutturma hamleleri olarak gündeme sokuluyor. 27 Mayıs'tan sonra ortaya atılan ve halkımızın zihninde yer tutan "CHP artı asker eşittir iktidar" formülü ne demektir? 1960 yılında, halkın oylarıyla iktidar olan Adnan Menderes ve muhafazakar sağ iktidar Demokrat Parti, albaylar cuntası tarafından, darbe ile görevden alınmıştır.
Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, acımasızca asılmışlardır.
Bu müdahaleden sonra "asker artı CHP eşittir iktidar" söylemi günümüze kadar uzanmıştır.
Milli egemenlik paylaşılamaz

Albaylar cuntasının hazırlattığı 1961 Anayasası, yasaların Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek konusunda bir Anayasa Mahkemesi kurmanın gerekliliğine karar vermiştir.
1961 Anayasası, 1924 Anayasası'nın "Ulusal Egemenlik" ilkesinden değişik bir egemenlik anlayışını kabul etmiştir. "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" maddesi yerine, "Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar tarafından kullanır" denilmiştir.
Türk Anayasa tarihi yönünden ele alındığında bu kuralın temel amacının, Parlamento'nun üstünlüğüne son vermek olduğu söylenebilir.
Parlamento'nun üstünlüğü 1924 Anayasası'nın en temel özelliği idi. İlk kez 1961 ve ondan sonra da 1982 Anayasası'nda benimsenen bu yeni ilkenin, yani egemenliğin Anayasa'nın koyduğu esaslara göre yetkili organlar tarafından kullanılmasının öngörülmesiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi, ulus adına egemenliği kullanan tek organ olmaktan çıkmıştır. 1961 ve 1982 Anayasaları, egemenliğin kullanılmasında yargıya önemli yetkiler tanımışlardır. Özellikle, Anayasa Mahkemesi, Parlamento'nun çıkardığı yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemesi nedeniyle egemenliğin kullanılmasında önemli bir paya sahiptir. Çünkü Anayasa Mahkemesi, Parlamento'nun çıkardığı yasaların Anayasa'ya aykırı olup olmadığına karar verebilmektedir.

CHP'nin arka bahçesi

1961 ve 1982 darbe anayasalarının, Egemenlik ilkelerinden ve Anasaya mahkemesi kararlarından, en çok yararlanan parti olarak CHP hep akla gelmektedir.
İşte bu "CHP artı ordu eşit iktidar" formülü, CHP'nin halkın iktidarı olmasına set çekmektedir.
27 Nisan'ı 3 yıl önce alkışlayan ama bugün 27 Nisan'ın AK Parti'yi güçlendirdiğini görünce, bunun askerle planlı yapıldığını iddia eden CHP, yeni yollar aramaktadır."Ordu karşıtı" gibi gösterilmek istenen hamlelerin altında, bir formülün "unutturulmak" istenmesinin yattığını görmemek mümkün mü?

Yeni anayasa

Türk halkı değişim istemektedir.
1982 Anayasası, değişime engel olan birçok maddeyi içermektedir.
12 Eylül darbe anayasası ömrünü doldurmuştur. Ülkede atılan her olumlu adıma engel olan bu anayasa yerine sivil bir anayasa artık zorunluluk haline gelmiştir.
Türkiye'nin, komşuları ile barışık, Balkanlar, Asya, Afrika ve Orta Doğu'da siyasal ve ekonomik güç olarak rolü son derece artmıştır. Türkiye artık, 60'ların ve 80'lerin Türkiyesi değildir.
Demokrasiyi savunmayan, vesayet rejimine destek veren millet iradesinin önünde duran partiler yok olmaya mahkumdur.
Milletimiz, demokrasiye gerçekten inanan, halkın egemenliğini kısıtlamayan yeni anayasa isteyenlerin yanında olacağını önüne gelen her sandıkta gösterecektir.