Taşeron FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sürerken, Amerikan Dışişleri Bakanı Kerry'in de, Rus Dişişleri Bakanı Lavrov'a "Mechanism launched" (mekanizma harekete geçti) dediği söyleniyor.
Şeytan Akıl (Üst Akıl) planı 15 Temmuz darbe sürecinde her şeyi bilen Kerry'nin sözleri, CIA ajanı Paul Henze'nin meşhur kankaları CIA ajanları Henry Barkey'in İstanbul Büyükada'da bulunuşu, Graham Fuller'in İstanbul'dan kaybolması, gizli CIA Stratfor'un Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın uçağının rotalarını vermesi çok özellikli argümanlardır.
12 Eylül 1980 darbesi ile 15 Temmuz 2016 darbe girişimini aynı parantez içinde değerlendirsek, karşımıza çıkan Derin Amerika'yı kimse aklayamaz, paklayamaz.
CIA/Pentagon'un dünyanın hassas bölgelerinde yaptırdığı darbeler aydınlanıyor. Nitekim dün gazetelere CIA-Pentagon'un, Arjantin'de 1976'daki darbede ABD'nin oynadığı rolü gösteren gizli belgeler sızdı. TOP SECRET (Çok Gizli) belgelerde, ABD'nin Arjantin cuntasına destek vererek ve CIA üzerinden yürüttüğü faaliyetler ve ülkedeki katliamlarda rol oynadığı açıkça görülüyor.
Rol alan isimler de Türkiye'de darbelerinin de arkasında rol alan isimler.
Eski ABD Başkanı Jimmy Carter ve ABD 'nin Beyin Adamı eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'in Arjantin Cuntası'na "Ne kadar çabuk başarılı olursanız o kadar iyi" demesi çok veciz.
Önceki gün köşe yazımda, CIA'nin oynamakta olduğu küresel-bölgesel derin operasyonları şöyle noktalamıştım:
"Dünyayı parsellemiş Amerika ve Rusya (Çin) denkleminde Türkiyemiz kilit ülkedir.
Cumhurbaşkanımız dünyanın en tecrübeli lideri olarak dünya denklemlerini sarsacak, paradigmaları alt üst edecek STRATEJİK VİZYON'A sahiptir. 9 Ağustos 2016 günü tarihte çok önemli bir dönemeci ifade etmektedir. Amerikan'ın uzun vadeli stratejilerini çizen Henry Kissenger'e karşı, Rusya'nın stratejik beyni Aleksendar Dugin, 15 Temmuz CIA-FETÖ-Pentagon darbesinden önce Ankara'ydı. Amerika ve Rusya Stratejik Beyinleri çarpışırken, Rusya lideri Putin, Türkiye lideri Tayyip Erdoğan, yeni Amerika Başkanı Hilary Clinton'a öyle bir mesaj verdiler ki..." Bu bağlamda, Stratejik vizyonlu analizlere imza atan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Cemil Ertem "15 Temmuz alçak darbe planı başarılı olsaydı?" başlıklı, çok dikkati çeken bir yazıyı kaleme aldı: "15 Temmuz, Türkiye'nin Rusya ve İsrail'le ilişkilerinin düzeltmesine bağlı olarak da öne alınmış yeni nesil bir işgal ve yeni mandacılık hareketiydi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresi ortadan kaldırıldıktan sonra darbeci askerler, FETÖ ile ittifak yapmaktan çekinmeyecek, yönetim inisiyatifini, geçmiş bir pratiği olan 'sivillere' devredeceği senaryosu en inandırıcı senaryodur. Ekonomide, Erdoğan'ın ısrarla savunduğu, savunma sanayii başta olmak üzere, yüksek teknoloji içeren alanlarda bağımsız karar alma ve yönetme süreci bitecekti. Başta Merkez Bankası olmak üzere, bütün kurumlar "dışarıya" yeniden yönetimsel olarak bağlanacak ve yeni süreç duracaktı. Enerjide, bölge ülkeleri ve Türkiye'nin lehine olan tüm anlaşmalar iptal edilecek, Rusya ile yeni bir "soğuk savaş" dönemi başlatılacaktı.
Böylece Rusya'nın Avrasya Birliği stratejisi ile Çin'in "Tek Kuşak" projelerine karşı Türkiye bir üs olarak kullanılacak ve bu projelerin, Batı'dan bağımsız, güçlü olmaması için Türkiye öne sürülecekti."
SONUÇ: Kissenger Amerika'nın, Dugin Rusya'nın 21'inci yüzyıl yol haritalarını çizerken, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın Putin'le stratejik buluşması, Berlin Duvarı'nın yıkılması mesafesindedir. Dünya tarihi yeniden yazılıyor.
BERLİN DUVARI'NI BU SEFER BÜYÜK TÜRK MİLLETİ YIKTI...