Örneğin: 27 Mayıs'ın kudretli Albayı Talat Aydemir, daha sonra 2. kez darbe planlayınca asılmak zorunda kalmıştı.
12 Mart'ın kudretli paşası Faruk Gürler, darbe arkadaşlarının yarı yolda bırakmasıyla Cumhurbaşkanı seçilemeyince kahrından ölmüştü.
Türkiye, 1960 ila 2007 yılları arasında bir ihtilaller, darbe teşebbüsleri dönemi yaşadı. Bunlar içinde, 2003-2004 teşebbüsleri çok önemli yer tutuyor.
Bu bağlamda, 2003 yılı yüksek komuta heyetindeki kuvvet komutanları Aytaç Yalman ile Özden Örnek-Ergin Saygun arasında, son anda patlayan tartışma merak uyandırdı. Balyoz Darbe Planı davası, Mart 2003 ayında 1. Ordu Komutanlığı'nda hükümeti devirmek için Balyoz isimli bir askeri darbe planı hazırlandığı iddiası üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma sonucu açılmıştı. Bu davada sürpriz gelişmeler yaşanıyor.
Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve Genelkurmay İkinci Başkanı Ergin Saygun'un son savunma sırasında yaptığı açıklamalara karşılık, "Gerçekle ilgisi olmayan, yalan beyanlardan yola çıkarak terbiye hudutlarını aşan bir iftiradır" dedi. Bu yeni gelişmelere yol açacağa benziyor.
Son sürpriz gelişmenin arka planını konuştuğum olayları içinden takip eden bir stratejist, ilginç detaylar verdi: "Bu olayın iki yönü var. Birincisi, 2003 yılı ağustos ayında 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan emekli edildi. Bu emekli eden komutanlar ile Doğan arasındaki birinci kırılmadır.
İkincisi, önceleri Aytaç Yalman, Örnek, Fırtına, Eruygur ile beraber hareket ediyordu. Yalman sıkıntıyı gördü ve Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün yanına geçti. Bu gruplar arasındaki ikinci kırılmaydı.
Bu iki grup arasında kapışma bekleniyordu. Son savunmalarda kavga su yüzüne çıktı'' yorumunda bulundu.
Buradan şu sonuca gitmek mümkün: "Balyoz'da kararlar çıkmak üzere. Aytaç Yalman'ın mahkeme önüne çıkarılmamış olması, herhangi bir suçlamaya muhatap olmaması, hapiste bulunan komutanlar, Örnek, Fırtına ve Doğan tarafından, 'Biz sıkıntı çektik, Yalman neden dışta kalıyor. Biz yanıyorsak o da yansın' düşüncesini akla getiriyor''
Kilit cümle, Hilmi Özkök'ten
Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün, Balyoz mahkemesinde verdiği ifadeyi hatırlayalım: Özkök ifadesinde Balyoz davasına konu olan 2003 yılındaki seminerde maksadın aşıldığını ifade ediyor. Özkök'ün 'Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış.
Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış.
Ben de Kara Kuvvetleri komutanına incelettim' sözleri bizlere açıkça gösteriyor ki Balyoz senaryosu her an uygulamaya sokulacak bir darbe girişiminin ön çalışması olarak uygulanmış.
Demirel ile ikinci randevu
TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile ikinci kez görüşme yapacak. Komisyon üyelerinin, Demirel'e soracakları çok soru olduğu söyleniyor. Bir inceleme sırasında, SİYASETİN DUAYEN İSMİ Demirel ile iki kez bir araya gelmek ÖNEMLİ BİR RESMİ GÖSTERİYOR. Türkiye'nin yaşadığı sıkıntıların arka planını en iyi bilen bir liderin açık açık konuşmasını bekliyoruz.
1963'lü yıllardan 2012 yıllara kadar her siyasi olayın içinde olan 9. Cumhurbaşkanı Demirel'in yeni sorulara vereceği cevapların, bazı ilginç tartışmalara ışık tutacağına inanıyoruz.
TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu, 28 şubat darbe incelemesinde önemli isimlere davet çıkardı. Takvim şöyle:
3 Ekim'de, Fatih Çekirge, Ertuğrul Özkök, Mehmet Ali Birand.
4 Ekim'de, gazete patronları Dinç Bilgin, Aydın Doğan, Turgay Ciner, Mehmet Emin Karamehmet, Zafer Mutlu. 16 Ekim'de, Eski medya patronu Korkmaz Yiğit.
SONUÇ: TBMM'nin Kasım ayında hazırlayacağı rapor, "darbeler tarihi" kitabı yazacaklar ve araştırmacılar için, hayati bir döküman özelliği taşıyacak.
Türkiye'de darbeler döneminin sona erdiğini düşünüyor, ileri demokrasi için halkımızın el ele vereceği günleri yaşadığını damarlarımızda hissediyoruz.