CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Avrupa Bakanı Egemen Bağış mı Volkan Bozkır mı?

Eklenme Tarihi 04 Temmuz 2011
Yeni kabine 6 Temmuz Çarşamba günü açıklanacak. Yeni hükümetin dış politikasını Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yürütmesi kesin.
Dış politikanın bir önemli ayağı daha var. Avrupa. Peki, ''Avrupa Bakanı'' kim olacak?
Kulislerde iki isim geçiyor. Avrupa Bakanlığı'na, Devlet Bakanı ve Başmüzakareci Egemen Bağış mı yoksa Avrupa Birliği eski Genel Sekreteri yeni İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır mı gelecek?
Bakanlık için en güçlü isim Egemen Bağış görünüyor. Sürpriz olur mu? Bir olasılıktan bahsediliyor. Yeni anayasa çalışmaları bağlamında, açılım politikalarını yürütmek üzere bir Başbakan Yardımcısı görevli olacak. Egemen Bağış Başbakan yardımcısı olarak bu görevi yüklenirse, Volkan Bozkır'ın ''Avrupa Bakanı'' olması olasılığını düşünmekte yarar var.

Fransa'nın kıskançlığı
Yeni Bakanı zorlu bir dönem bekliyor.
Diplomatik kulislerde,12 Haziran seçimlerinin Almanya ve Fransa'yı da sandığa gömdüğü konuşuluyor. Bu iki ülkenin tavrı şöyle yorumlanıyor: ''Almanya ve Fransa, 11 Haziran'da hepsi sessizlik yemini etmiş gibiydi. Gözlerini dikmiş 12 Haziran akşamı açılacak sandıkları bekliyorlardı.
Peki, umutları neydi? Yani kendilerine göre sonuç nasıl olursa, stratejilerine uygun olacaktı? Türkiye'yi oyalayan ve üyeliğine karşı çıkan ülkeler, Almanya ve Fransa, ilişkilerde Türkiye'nin "arzulu" olabilmesi için iktidar değişikliğini umut ediyordu. Ama umduklarını onlar da bulamadı."

AB dağılıyor mu?

Türkiye'de uzun zamandan beri Avrupa Birliği pek konuşulmuyor, konuşanlarda ''Türkiye'nin eskisi gibi AB'ye ihtiyacı olmadığını'' dile getiriyor.
AB'ye desteğin Türkiye'de yüzde 30'lara düşmesinin de elbette bunda payı var.
AB dağılacak mı, Türkiye'nin AB'ye girmesine gerek kalmadı mı, Türkiye yenidünya dengelerinde nerede bulunuyor soruları bir süreden beri tartışılıyor.
MİT eski daire Başkanı Prof.Dr. Mahir Kaynak'a AB'nin geleceğini sordum, gelişmeleri Takvim okurlarına analiz etti: ''Ben AB'nin dağılacağını düşündüm her zaman. Son zamanlarda ekonomik kriz Avrupa'da etkisini göstermeye başladı. Euro tehlikeye girdi, AB içindeki her ülke kendi politikalarını güdüyor. Mesela, Libya'ya operasyon yapıldığı zaman Fransa ve ABD birlikte hareket etti. Sarkozy ile ABD yönetimi şu anda Akdeniz'de beraber hareket ediyorlar. Yani Kuzey Afrika'daki bütün operasyonlarda ortak hareket ediyorlar. Bakınız, Almanya'yı saymıyorum.
Almanya ise Rusya gibi davrandı. Operasyonu engellemedi, ama eleştirdiler. Bir tarafta Rusya ile Almanya, diğer tarafta da Fransa ile ABD ortak hareket ediyorlar. Bu bir çatışma değil, bu bir uzlaşma. Denge iki güç arasına kurulu. Bir tarafta Almanya-Rusya beraberliği, öbür tarafta diğer Avrupa ülkeleri ile Amerika bulunuyor. Bu terazinin istinat noktasında Türkiye var.''

Ne olacak?

Fransa ve Almanya, Türkiye'nin AB üyeliği için 2020 sonrasına işaret ederken, Türkiye ne yapabilir? Başbakan Erdoğan'ın AB konusundaki sert uyarılarını hatırlayalım: ''50 yıl sabreden bir ülke... Bir başka ülke var mı? 50 yıl.
Sabrettik, hala daha sabrediyoruz. AB üyesi ülkeler aslında bizi sabır noktasında adeta test ediyorlar.
Bakalım nereye kadar sabredeceğiz?
Ben de kendilerine diyorum ki, eğer Türkiye'yi gerçekten istemiyorsanız istemediğinizi ilan edin. Açıklayın. Eğer bizi sabırda test ediyorsanız sabrın da bir sonu var." Türkiye, yaşadığımız çağın dinamiklerini ve parametrelerini çok iyi anlamaktadır.
Buna göre stratejiler üretmekte zorluk çekmeyecektir.
Ankara... Hadi oradan derse, yeni ufuklara yönelirse, herhalde kaybeden "Avrupa Birliği'' olacaktır.