Son 12 yıldır, tarihimizi, geleceğimizi, kaderimizi, coğrafyamızı konuşuyoruz.
Bunun sebebi, Yeni Türkiye'ye tarihten alınan mirasla hızlı akan tarihin akış yönünü etkilemek, şekillendirmek için, akış yönüne kendi değerlerimiz istikametinde bir şekil verilmekte oluşudur. Yeni paradigmalar doğrultusunda hareket edilirken, Türkiye Cumhuriyeti'nin kangren olmuş sorunlarına neşter atılıyor. Ayağındaki prangaları kırma yolunda emin adımlarla ilerleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başlattığı, şimdi Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Kürt ve Alevi meselesinin kökten çözülmesinde attığı adımlar ezber bozan birer girişimdir. Gelecek günler, Kürt ve Alevi vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin büyük çapta giderilebileceğine işaret ediyor.
Son hedef YENİ ANAYASA ile Birlik ve beraberliğin lime lime örülmesidir.
Ancak, açık yüreklilikle yürütülen ezber bozucu hamlelerin, içeride ve dışarıda bazı odakları pek memnun etmediği görülüyor...
NEDEN ACABA?Aziz milletimizin ayağındaki prangalar kırılırsa, ülkemiz koşacak. Menzile daha çabuk varacak.
Büyük Türkiye olacak. Bundan korkantedirgin olan dış odakları bir yere kadar anlayabiliyoruz. Ama iç odakların rahatsızlığı daha çok dikkatimizi çekiyor.
Bu noktada, hainleri, işbirlikçileri, yabancı servislerden ve vakıflardan maaş alanları, beşinci kolları gördükçe daha dikkatli olmak zorunda kalıyoruz.
KÜRESEL UFUK ÇİZGİSİ: Kısa aralıklarla, Fransa Başkanı Hollande, İran Cumhurbaşkanı Ruhani, ABD Başkan Yrd. Biden, Papa Francis, Rusya lideri Putin, Türkiye'ye geldi. İngiltere Başbakan'ı Cameron geliyor. Çin Başkanı Xi Jinping'in programı hazırlanıyor.
Hep beraber düşünelim. Dünya liderleri, Türkiye'ye neden gelmek, anlaşma yapmak istiyor? Yeni Türkiye liderleri Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nun stratejik hamleleriyle, BÖLGESEL GÜÇ olduğumuz için. 12 YIL ÖNCEYE KADAR, söz dinleyen, başkalarının güvenlik ve ekonomik çıkarlarına göre pozisyon alan, fabrika ayarlı kurumların dışına taşacak irade göstermeyen bir ülke idik.12 YIL SONRA, bir gelecek ve coğrafya tasavvuru geliştiren, 100 yıl sonra "bu tarih değişecek" diye Anadolu'dan bütün coğrafyaya güçlü dalgalar yayan bir ülke haline gelindiği için.
SONUÇ: Ülkemiz, Osmanlı'nın çözülmesinden sonra, Atatürk'le temel attı.1950'de Menderes'i iktidara getirerek tarihiyle, kültürüyle, kimliğiyle barışarak olağanüstü bir ruh ve coşku yakaladı. Maalesef, vesayetçiler-işbirlikçiler astılar.1980'den sonra Özal'la kafamızı kaldırdık. Zehirlediler.
Erdoğan'la bu şansı yakaladık. Yemek için uğraşıyorlar. Yeni Türkiye'nin Devlet Başkan'ı Tayyip Erdoğan'da 'Özgüven Devrimi' yolunda bir irade varken. 2. adam Başbakan Ahmet Davutoğlu'da aynı iradeyle ve kararlılıkla yürürken, kimseden korkumuz yok. Artık ok yaydan çıktı. Ateşimizi söndüremeyecekler. Diz çöktüremeyecekler.
2023'te BÜYÜK TÜRKİYE'nin bileğini ÖPMEK ZORUNDA KALACAKLAR...