CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Kızıl yazar!!!

Eklenme Tarihi 19 Eylül 2013
"Bunun gideceği yer diktatörlüktür.
Tarih bize göstermiştir ki hiçbir diktatör kalamaz.
Hep söylerim, Abdülhamit Osmanlı padişahları arasında en başarılı olanlardan bir tanesidir.
Ama bugün kendisinden bize kalan sadece yasaklar, istibdat dönemi ve hafiyelik sistemidir.
Adı da o yüzden Kızıl Sultan diye kalmıştır.
Bugün bunu yapanlar, ülkede istedikleri kadar ekonomik mucize gerçekleştirsin, yarın çocuklarına bırakacakları isim Abdülhamid'inkinden farklı olmaz eğer, böyle giderse."
Bu sözler Ertuğrul Özkök'e ait.
Başbakan Erdoğan'a "Diktatör"den sonra bir de "Kızıl Sultan" yakıştırması yapıyor.
Peki kimdir "Kızıl Sultan" dedikleri Abdülhamid?
33 yıl tahtta kaldı.
3 defa darbe yaptılar.
Darbeciler İngiliz uşağı masonlardı.
Ona da "Diktatör" dediler.
"Kızıl Sultan" diye lakap taktılar.
Tıpkı Menderes'e, Özal'a, Erdoğan'a yaptıkları gibi.
François Georgeon kitabını yazdı Abdülhamid'in.
Kapağına şöyle not düştü;
"Abdülhamid kadar olumsuz koşullarda tahta çıkmış bir hükümdar az bulunur.
Sultan olduğunda, Osmanlı imparatorluğu her yerinden su alan bir gemi dibidir.
Balkanlar yeni ayaklanmaların tehdidi altındadır.
Mali açıdan tam bir iflas söz konusudur.
Avrupa kamuoyu insafsızca saldırmaktadır.
Büyük güçler Osmanlı'ya düşmandır."
Büyük güç İngilizler içimizdeki masonlarla, medyayla ayaklanma çağrıları yaptı hep.
Tıpkı bugünkü gibi masonların merkezi o dönem de Londra'ydı.
Abdülhamid ömrünü yerli işbirlikçi masonlarla savaşla geçirdi.
Günümüzde değişen bir şey yok.
Erdoğan iktidara geldiğinde Türkiye her yerinden su alan bir gemi gibiydi.
Abdülhamid zamanında Balkanlar nasıl ayaklanmışsa, Erdoğan işe soyunduğunda da Kürt ayaklanması doruk noktasına çıkmıştı.
Ülke IMF'lere teslim olmuş, alınan milyarlarca dolar batık bankalara peşkeş çekilmiş, memleket mali açıdan iflasın eşiğine gelmişti.
Ve Avrupa kamuoyu, Türkiye büyüdükçe locaların güdümündeki Londra merkezli medya tarafından Türkiye'ye amansızca saldırmaya teşvik edildi.
François Georgeon kitabında diyor ki;
"Abdülhamid kişiliğinin, dönemin karikatüristlerinin kalemlerinden dökülen canavar veya paranoyak hükümdar çizgilerine indirgenemeyeceğine kuşku yoktur."
Bugün fark yok.
Karikatüristler, köşe yazarları kalemlerinden canavar veya paranoyak bir Başbakan çizgisi döküyor.
François Georgeon "Abdülhamid, imparatorluğu büyük bir modern devlet haline getirmeye çalışıyordu" diyor.
İngilizler'in içimize soktuğu adamları attı Abdülhamid Han.
Fransız okullarının etkisini azalttı.
Ülkeye sokulan Alman subayları bile "Süs" bitkisine çevirdi.
Dışarıdan yönetilen ülkenin bağımsızlığı için kefeniyle yola çıktı.
Hep İngilizler ve masonlarla onların yerli işbirlikçileri çıktı karşısına.
Ülkesini satması istendi.
"Biz kanla aldık kanla veririz" diyerek kovdu ülkeyi satmasını isteyenleri.
O kovduğu insanlar gelip yerli işbirlikçilerle tahttan indirdiler.
Ve ilk icraatları ülkeyi satmak, balkanları vermek oldu.
Sahi bugün ne değişti?
Size soruyorum, tüzüğünde "Tek hedefimiz İsrail'in çıkarlarını korumaktır" yazan Axel Springer'in ortak olduğu gazetenin KIZIL yazarı?