O dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ı ağırlıyor.
Aradan aylar ve yıllar geçiyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ekrana çıkıyor...
Diyor ki;
"Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe'deki görüşmede…
Genelkurmay Başkanı'na çağrı yaptı.
Sen hükümete muhtıra ver, biz de sana üstün hizmet madalyası verelim dedi."
Habertürk'teki o programda bir gazeteci tebessümle araya giriyor;
"Kemal Bey" diyor ve uyarıyor; "Efendim önce muhtıra verildi, sonra Dolmabahçe görüşmesi oldu ama…"
Gülüşmeler olacak ama stüdyodakiler ayıp olur diye dudaklarını ısırıyor.
Kemal Bey "Öyle mi, pardon çok pardon" diyeceğine…
"Olsun benim görüşüm bu" cevabını veriyor.
Yahu bu görüşle olmaz ki ama…
Doğru bir tanedir ve neyse odur.
Ortada tarihler var.
Her şey meydanda…
Ama "Olsun ben öyle inanıyorum, benim için öncesi sonrası yok" der gibi bir şey…
Memleketi yönetmeye talip koskoca Kemal Bey…
Göz göre göre yanlışta nasıl ısrar eder anlamadım.
Bu kadar basit mi yani?
Görüşüm yanlış da olsa doğrudur mu?
Belli ki birileri Kemal Bey'e yanlış bilgi vermiş.
Veya fena doldurmuş.
"Yaşar Büyükanıt da yargılansın, bakın o zaman Dolmabahçe görüşmesinin sırrı ortaya çıkacak" diyordu devamlı Kemal Bey…
Demek ki sır buymuş.
Yaşar Paşa'ya "Muhtıra ver" denmiş o görüşmede…
Bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından…
Bir de şeref-hizmet madalyası garantisi falan…
Muhtıra verirse göğsüne takılacakmış.
Bu söz bizzat Başbakan tarafından verilmişmiş.
Kemal Bey öyle diyor, öyle inanıyor.
Demek ki sağlam kaynağı var.
Yaşar Paşa muhtıra verecek, hükümetin oyları artacak.
Plan buymuş bu olmasına ama…
Ortada bir de gerçek var.
Önce muhtıra verilmiş sonra Dolmabahçe görüşmesi yapılmış.
Eeee…
Ne olacak şimdi?
Dolmabahçe görüşmesi öncesinde verilen muhtıradan…
Daha daha önce bir Dolmabahçe görşmesi daha mı vardı da…
Biz bilmiyorduk?
Kemal Bey kafamızı karıştırdı.
Hani "Ben öyle inanıyorum" demese…
"Aaa öyle mi, muhtıradan sonra Dolmabahçe mi oldu?
Tüh yahu bana yanlış bilgi vermişler" falan diye devam etse…
Kafamız berrak olacak ama…
Adam demiyor…
Ve işin ilginç yanı…
Kemal Bey'in etrafında bir sürü…
Genel Başkan yardımcısı, partili…
Danışman vs. var…
Hiç birinin de mi aklına gelmedi yahu…
"Kemal Bey'i uyaralım" diye…
"Yanlış söylüyorsun, Dolmabahçe görüşmesi muhtıradan sonra yapıldı" diyecek…
Bir Allah'ın kulu yok mu CHP Genel Merkezi'nde…
Neyse….
Durum ortada…
Kemal Bey hala aynı görüşte ve inançta…
Henüz geç kalınmış değil.
Ona doğruyu anlatıp…
Doğruya inandıracak bir partili mutlaka çıkmalı…
Ve kim çıkıyorsa…
O partiliye CHP Genel Merkezi'nde…
Törenle…
Üstün hizmet madalyası takılmalı…
Çünkü bu görev…
Gerçekten de…
Üstün hizmet sınıfına giriyor…
Aksi halde…
Kemal Bey hala devam edecek…
Ona göre…