CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Gerçek bir aşk hikayesi

Eklenme Tarihi 14 Temmuz 2012
Bugün yaşanmış müthiş bir hikayeyi...
Sizinle paylaşacağım.
Sosyeteye daldım önceki akşam.
Sosyetik bir ortamda bir olay anlattılar... İnanamadım. "Yahu bu dizi olur" diye bağırmışım anlatım bittiğinde.
İşte o müthiş yaşanmış aşk hikayesi:
Serap güzel bir kızdı.
İnternet'ten bir Yunanlı ile tanıştı.
Mikanos adasına gitti.
Orada yakışıklı Yunan delikanlıyla buluştu.
Göz göze geldiler önce.
Uzun süre bakıştılar.
Sonra gülücükler başladı.
Yakışıklı delikanlı; "Hello" dedi.
Serap bayılacak gibi oldu.
O ne romantik "Hello" deme idi öyle.
Delikanlı İngilizce "Ben Yorgo, Selanik'ten" dedi.
Kızımız da titrek sesle; "Ben Serap, İstanbul'dan" diyebildi.
Tatil boyunca birlikte oldular.
Yıldızları seyrettiler geceleri.
Yabancı damatla büyük bir aşk başladı.
Sonra kızımız İstanbul'a döndü...
Yorgo'sunu oralarda bırakarak.
İki hafta geçti aradan...
Serap'ın telefonu çaldı.
Karşısındaki İngilizce konuşuyor... "Sürpriiiz... Ben Yorgo hayatım.
Şu anda İstanbul'dayım.
Seni çok özledim"
diyordu.
Serap uçarak koşuyordu Yorgo'sunun yanına.
İki sene büyük aşk böyle devam etti.
Türkçe'yi öğretmeye çalıştı Yorgocuk'a ama...
Bir türlü öğrenemedi delikanlı.
Yunan damat 15 günde bir İstanbul'a geliyordu.
Serap ile hasret gideriyordu.
Kızımızın en büyük hayali...
Yorgo'yu havaalanında karşılamaktı.
Ancak Yorgo buna bir türlü fırsat vermiyor...
Bebek'te, Ortaköy'de, Taksim'de ortaya çıkıyor... "Bugün Selanik'ten geldim tatlım" diyordu.
Bir gün arkadaşları ile tanıştırdı Yunan damadı.
İki sevgili vardı ortamda.
Kız olanı erkek sevgilisine; "Şu Serap'ın Yunanlısına bak...
Adam ne kadar zarif ve kibar...
Hayatım sen tam bir öküzsün"
diyor...
Sevgililer kavga ediyordu.
Yunan damat İngilizce soruyordu; "Arkadaşlar niye kavga ediyor?" diye. "Siyasi tartışma" deyip geçiştiriyorlardı.
Yorgo gazeteleri uzatıyor... "Burada ne yazıyor hayatım" diyordu.
Serap Türk gazetelerindeki haberleri...
Yorgo'suna tercüme ediyordu.
Ve derken...
İki yıl sonunda Serap bir gerçeği öğrendi.
Yorgo'nun adı aslında Mehmet'ti.
O bir Türk'tü...
Ve İstanbul'da yaşıyordu.
Adam ya psikopattı ya da fantezi yapmıştı.
Serap Yorgo'yu sevmişti ama...
Mehmet'ten nefret etti.
Hala da nefreti sürüyor.


YORGAN!
Kalbini Yorganına göre uzat.
Yoksa...
Aşk ararken...
Yorgo diye kendini...
Birden yorgan altında bulursun.

BEDDUA
Ankara'da bir depoya baskın yapılıyor.
Pis bir ortamda ekmekler yerlerde geziyor.
Ve o ekmeklerin tamamı küflü.
Galeta unu yapıyorlarmış.
Bize yutturuyorlarmış.
Bir lokma ekmeğe muhtaç kalın... Şerefsizler.

Kafasız olmayalım
FSM Köprüsü trafiğinde...
Kafayı yiyenlerden biri olarak...
Tüm kafayı yiyenlere... "Kafayı yemeyin...
Kayısı yiyin...
Öfkeye iyi geliyormuş"
diye yazmıştım.
Ofisime girdim dün.
Masamda bir kilo kayısı...
Malatya'dan göndermişler.
Üzerine bir de not düşmüşler; "Sakin ol."

Anasının kızı
Adıyaman'da yayın yapan...
Mercan tv spikeri...
Filiz Ertaş haberleri sunarken...
Stüdyoya 5 yaşındaki kızı...
Ece girdi ve...
Annesinin bacaklarına sarılıp; "Anne anne" diye bağırmaya başladı.
Ahaber bu görüntüleri yayınlarken... "Ana haber bülteni" diye başlık attı.
Müthiş bir başlık.
Daha da ötesi; "Anne haber bülteni" olabilirdi.