CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Çok işimiz var

Eklenme Tarihi 21 Eylül 2026

Cezayir'de 2 milyona yakın Türk yaşıyor. Osmanlı döneminde "Garp Ocağı" olan Cezayir'e Anadolu'dan gelen askerler, idareciler ve zanaatkarlar yerleşmiştir. Onlar Kuloğlu olarak anılır.

Cezayir nüfusunun hatırı sayılır bir kesimi Osmanlı kökenleriyle gurur duyar. Peki ya Tunus? Orada da yaklaşık 2 milyon Türk'ün varlığından haberimiz var mı? Tunus da tıpkı Cezayir gibi uzun süre Osmanlı idaresinde kalmıştır. Başkent Tunus başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde Türk kökenli aileler mevcuttur.

Önceki gün Tunus elçimiz Ahmet Misbah Demircan ile telefonda hasbihal ettik. "Sokağa çıktığında önüne gelene çarptığında Türki soyadını gururla taşıdığını görürsün. O kadar çok Türki soyadı var ki burada" dedi.

Tunus limanlarına Türk gemileri yanaştığında oraya koşan Osmanlı torunları onları Mehter marşlarıyla karşılıyor.

Geçelim Libya'ya...

Trablusgarp eyaletimizken Anadolu'dan gelen askerlerin yerleştiği Libya'da Türk asıllı nüfus oldukça yoğun.

Libya'da kendisini resmi olarak Osmanlı mensubu sayan 13 büyük aşiret ve 1.5 milyona yakın ecdad torunu Türk yaşıyor.

Mısır'da bundan farksız... Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethinden sonra bölgeye yerleşen Osmanlı idarecileri, askeri Türkler burada geniş bir nüfus bırakmıştır. Sayıları şu an 1.5 milyon civarında.

20. yüzyılın sonlarında araştırmacılar Mısır'ın iç kesimlerinde nüfusun bir kısmının "Biz Türk'üz" dediği bir köye ulaşırlar.

Köyde yaşayan yaşlılar, günlük konuşma dilinde unutulmaya yüz tutmuş yüzlerce Türkçe kelimeyi hâlâ hatasız şekilde kullanmaktadır. Köyün gençleri Arapça konuşsa da aile büyükleri çocuklarına kökenlerinin Yavuz Sultan Selim döneminde oraya yerleşenlere dayandığını gururla anlatmaktadır.

Güney Afrika'ya bile gitseniz Osmanlı torunlarıyla karşılaşırsınız. Sultan Abdülaziz döneminde Ümit Burnu'ndaki Müslümanlar'a İslam'ı öğretmek için gönderilen Osmanlı alimi Ebubekir Efendi'nin soyundan gelenler ve o dönem bölgeye yerleşen Türkler'in torunları da Cape Town bölgesinde yaşıyor.

Bu aileler hâlâ Türkiye ile bağlarını koparmadılar. Ebubekir Efendi'nin torunlarından Hişam Nimetullah Efendi, yıllar boyunca büyük dedesinin Türkiye ile olan bağlarını yaşatmaya çalışmıştır.

Yıllar sonra Ankara tarafından dedelerinin kaydı bulunmuş ve torunlarına Türk vatandaşlığı kimliği verilmiştir. 79 yaşında Türk kimliğine kavuşan Hişam Efendi, duygu dolu anlar yaşayarak çevresindekilere pasaportunu gösterip şu gururlu cümleyi kurmuştur: "Artık cebimde Türk pasaportum var.

Ben Türküm, Osmanlı torunuyum, Afrika'daki Türk ailesiyiz." Somali'de de Kuloğlu Türkleri yaşamaktadır. Afrika'nın iç kesimlerindeki Nijer'in tarihi Agadez bölgesi bile, Osmanlı padişahının atadığı sultanlarca yönetilmiştir.

Agadez'de hâlâ hüküm süren geleneksel yerel sultan ailesi, Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid'in soyundan gelmektedir. Bölge halkı bu aileye ve gelen Osmanlı heyetlerine büyük bir hürmet gösterir, bu hanedan mensuplarına saygı ifadesi olarak yüzyıllardır "İstanbulavi" yani İstanbul'dan gelenler lakabıyla hitap eder.

Sudan'ın Sevakin adasındaki Osmanlı limanı ve idari binaları, Türkiye tarafından restore edilmeye başlandığında bölge halkından yaşlı bir adam Türk ekibinin yanına gelir. Adam, dedesinin Osmanlı paşası olduğunu söyler ve coşkuyla cebinden çıkardığı, nesilden nesile sarıp sarmalayarak sakladığı paslı bir Osmanlı kılıcını ve üzerindeki armayı gözyaşları ve gururla gösterir. Bölgede hâlâ açık tenli veya farklı fiziksel özelliklere sahip bazı aile lakaplarının kökeni "Türko" (Türkten gelen) olarak anılmaktadır.

Afrika kıtasında yaklaşık 7 milyon Ortadoğu'da ise 8 milyon civarında toplamda 15 milyon Osmanlı torunu Türk var. Sadece Irak'ta 3.5 milyon Türkmen yaşıyor. Suriye'de de aynı sayıda Türk mevcut. Halep, Şam, Hama, Humus, Lazkiye (Bayırbucak) ve İdlib bölgelerinde yüzyıllardır yaşayan Suriye Türkmenleri ve Osmanlı döneminde yerleşen Türk kökenli aileler bulunuyor.

Ürdün ve Filistin'de ise bu rakamlar 150 bini aşıyor. Yemen'de bile kökleri Osmanlı dönemine dayanan El İsmat aşireti, El-Atiyye aşireti, El-Rıfat aşireti ve Ağaoğlu soyundan gelen kollar hâlâ yaklaşık 100 bin nüfusuyla varlıklarını sürdürmektedir.

Hatta tamamen Türk askerlerinin soyundan gelenlerin kurduğu veya yerleştiği bazı özel yerler, örneğin El-Türki gibi köyler bulunmaktadır.
Türkiye, sadece Türkiye değildir. "Ne işimiz var oralarda" diyenlere "Çok işimiz var" desek de bunların kafası basmaz. Tarih, geçmişin ölülerini diriltmek için değil, yaşayanların gözünü açmak için vardır. Ancak bunlar da göz de yok. Görmezler, bilmezler.