CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

'Asla Tele-Erkek olmayacağım'

Eklenme Tarihi 11 Eylül 2010
Facebook'a girmedim… Ancak deli oğlum benim adıma sayfa açmış… Twitter'a hiç girmedim… Deli oğlum "Amma geri kaldın baba" diye baskı yapıyor bana… Arabalarda telefon kullanmak yasak.
Ancak artık araç içinde telefona hiç değmeden konuşma imkanları sağlanıyor… İnternet, tv, cep telefonu müthiş esir aldı bizi… Kapıldık teknolojik alamete, gidiyoruz kıyamete… TRTTürk'de Metin Akpınar ile yapılan bayram sohbetini izlerken bu fikrim iyice perçinlendi… Eski bayramları anlatıyordu usta sanatçı… Bayram yemeği dolma imiş eskiden evlerinde… Annesi ince veya küçük dolma yaparmış. "Dolma dolmaktır işte.
Yani bereketi temsil eder
" diyor… Bayramlarda ayakkabı alındığında onunla uyurmuş.
Bayram adapları, ev adaplarında bahsetti. "Artık brunchlara gidiliyor.
Evlerde kahvaltı bile yapılmıyor.
Evlerde yaşanmıyor
" dedi… Gerçekten de şöyle bir düşündüm… İnternetten eve yemek bile getirenler hızla artıyor… Evde akşam yemekleri de kalmadı zaten doğru dürüst.
Metin Akpınar "Eskiden babalar ilk sofraya oturur ve herkesin eksiksiz katılımını isterdi. Bunun temelinde aile duygusunu yaşatmak vardı." diyor… Özellikle büyük kentlerde böyle bir sofra anlayışının getirdiği aile duygusunu yaşama kültürü kalmadı gerçekten.
Eve gelen dolaptan bir şeyler alıp tıkınıyor.
Babalar "Hadi birlikte yemek yiyelim" dese evlatlardan "Facebook'tayım baba. Hamburger yedim zaten" cevapları leblebi gibi geliyor… Spiker "Sizin filmlerinizde komşuluk da vardı" diye hatırlattı.
Metin Akpınar yeni dizi anlayışlarının getirdiği yozlaşmanın komşuluğu da bitirdiğini söyledi… Teknolojik yaşamlara karşıymış, "Ben doğal yaşamdan yanayım" dedi.
Uzun süre cep telefonuna direnmiş. "Asla Tele-Erkek olmayacağım" diyerek. Daha yeni yeni giriyormuş cep telefonu hayatına… Cep telefonunu evde unutsak 30 kilometre yoldan dönüyoruz onu almak için… Onsuz yaşayamıyoruz. Esiri olduk.
Yanımızda olmasa rahatsız ve gergin oluyoruz. "Eyvah" diye yırtınıyoruz.
Metin Akpınar bunu farmakolojik ve teknolojik kobay olmaya bağlıyor. "Hepimizi kobay ettiler. Cep telefonlarını ilk piyasaya sürmeye hazırlandıklarında Türkiye pazarında en fazla 15 milyon adet satmayı hedefliyorlarmış.
Halbuki şimdi 70 milyonda 60 milyon cep telefonu var. Bir masada iki kişi oturuyorsa üç tane de cep telefonu vardır
" dediğinde yan gözle utanarak masaya baktım. İki adet cep telefonuma… Teknolojiyi iyi kullanamadığımız için Metin Akpınar'ın dediği gibi hızla yozlaşıyoruz… Aile duygusunu yaşatacak duygularımız da köreliyor.
TGRT Haber'de Darülaceze'de yaşayanlar ekrana getirildi. Yaşlı bir teyze ağlayarak "Bugün bayram, bir ses bekliyorum" diyordu… Sadece bir ses….
Yaşlı teyzem tanıdık bir yüzden umudu kesmiş bir sese muhtaç… Bir alo diyen yok cep telefonlu evlatlarından ve yakınlarından… Şu dolmaya da takıldım ben… Sahi bu bayram kaç evde dolma pişti acaba…