5.500 yıllık insan kalıntıları gerçeği ortaya çıkardı! Ölümcül salgının tarihi çok daha eski

İnsanlık tarihinin en ölümcül hastalıklarından biri olan vebanın kökenine ilişkin bilgiler yeniden şekilleniyor. Sibirya'da yapılan yeni bir araştırmada yaklaşık 5.500 yıl öncesine ait insan kalıntılarında veba bakterisinin izlerine rastlandı. Elde edilen bulgular hastalığın sanılandan daha eski olduğunu ortaya koyarken tarih öncesi toplulukların da ölümcül salgınlarla mücadele ettiğini gösteriyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
5.500 yıllık insan kalıntıları gerçeği ortaya çıkardı! Ölümcül salgının tarihi çok daha eski
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Sibirya'daki Baykal Gölü yakınlarındaki antik mezarlarda bulunan insan dişlerinden elde edilen DNA örnekleri, vebanın en az 5.500 yıl önce insan toplulukları arasında dolaştığını ortaya çıkardı.
  • Araştırmacılar 18 tarih öncesi avcı-toplayıcı bireyin dişlerinden alınan örneklerde Yersinia pestis bakterisinin DNA kalıntılarını tespit etti ve bulgular Nature dergisinde yayımlandı.
  • Veba DNA'sı taşıyan bireylerin önemli bir kısmının 8 ila 11 yaş arasındaki çocuklar olduğu ve yan yana gömülmüş üç küçük kız çocuğundan ikisinin akraba olduğu belirlendi.
  • Genetik analizler, Sibirya'da tespit edilen bu eski veba türünün 14. yüzyılda Avrupa'yı vuran Kara Ölüm salgınından çok daha eski bir evrimsel kola ait olduğunu gösterdi.
  • Tarih öncesi topluluklarda vebanın dağ sıçanları aracılığıyla insanlara bulaşmış olabileceği ve enfekte hayvanların çiğ organlarının tüketilmesi veya insanlar arasında doğrudan bulaşma yoluyla yayıldığı değerlendiriliyor.

Bilim dünyasını heyecanlandıran keşif veba salgınlarının geçmişine ışık tuttu. Sibirya'daki antik mezarlarda bulunan insan dişlerinden elde edilen DNA örnekleri vebanın en az 5.500 yıl önce insan toplulukları arasında dolaştığını ortaya çıkardı. Araştırmacılara göre bu bulgu tarihin en yıkıcı hastalıklarından birinin evrimsel yolculuğunu anlamak açısından önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.

Vebanın bilinen en eski kanıtı yaklaşık 5.500 yıl öncesine tarihlendirildi.Vebanın bilinen en eski kanıtı yaklaşık 5.500 yıl öncesine tarihlendirildi.

BİLİNEN EN ESKİ VEBA İZLERİ ORTAYA ÇIKARILDI

Bilim insanları, Sibirya'da yapılan arkeolojik araştırmalarda elde edilen insan kalıntılarında veba bakterisine ait en eski genetik izleri tespit etti. Yeni bulgular, ölümcül salgınlara neden olan veba hastalığının geçmişinin yaklaşık 5.500 yıl öncesine uzandığını gösteriyor.

Böylece hastalığın bilinen tarihi önceki tahminlerden yaklaşık 200 yıl daha geriye çekilmiş oldu. Araştırma sonuçları bilim dergisi Nature'da yayımlandı.

Bulgular Sibirya'daki Baykal Gölü çevresindeki mezarlıklardan elde edildi.Bulgular Sibirya'daki Baykal Gölü çevresindeki mezarlıklardan elde edildi.

ARAŞTIRMANIN MERKEZİ: BAYKAL GÖLÜ ÇEVRESİ

Çalışmayı yürüten uluslararası ekip, Sibirya'daki Baykal Gölü yakınlarında bulunan dört farklı mezarlık alanından çıkarılan insan kalıntılarını inceledi. Araştırmacılar 18 tarih öncesi avcı-toplayıcı bireyin dişlerinden alınan örneklerde vebaya neden olan Yersinia pestis bakterisinin DNA kalıntılarını tespit etti. Karbon tarihleme analizleri, bölgede birbirinden farklı iki salgın dalgasının yaşandığını ve ilk vakaların yaklaşık 5.500 yıl öncesine ait olduğunu ortaya koydu.

18 kişinin dişlerinde veba bakterisine ait DNA izleri bulundu.18 kişinin dişlerinde veba bakterisine ait DNA izleri bulundu.

HASTALIK NASIL YAYILMIŞ OLABİLİR?

Araştırmacılara göre tarih öncesi topluluklarda veba büyük kemirgen türlerinden biri olan dağ sıçanları aracılığıyla insanlara bulaşmış olabilir.

Olası bulaşma yolları arasında:

  • Enfekte hayvanların çiğ organlarının tüketilmesi,
  • Deri yüzme veya kesim işlemleri sırasında enfekte dokulara temas edilmesi,
  • İnsanlar arasında öksürük ve hapşırık yoluyla doğrudan bulaşma yer alıyor.
  • Bu bulgular vebanın yalnızca hayvan kaynaklı bir enfeksiyon olmadığını insanlar arasında da yayılabildiğini gösteriyor.

Salgından en çok çocukların etkilendiği görüldü.Salgından en çok çocukların etkilendiği görüldü.

EN BÜYÜK KAYIP ÇOCUKLARDA GÖRÜLDÜ

Araştırmada dikkat çeken ayrıntılardan biri de salgının çocuklar üzerindeki etkisi oldu. Veba DNA'sı taşıyan bireylerin önemli bir kısmının 8 ila 11 yaş arasındaki çocuklar olduğu belirlendi.

Arkeolojik incelemeler sırasında:

  • Yan yana gömülmüş üç küçük kız çocuğu bulundu.
  • Bunlardan ikisinin akraba muhtemelen kuzen olduğu değerlendirildi.
  • Bir başka mezarda birlikte bulunan teyze ve yeğenin salgın nedeniyle hayatını kaybettiği düşünülüyor.
  • Aynı aileye ait başka bir kız çocuğunun ise farklı bir toplu mezarda yer aldığı tespit edildi.
  • Araştırmacılar bu bulguların yalnızca biyolojik değil aynı zamanda insani açıdan da önemli bilgiler sunduğunu belirtiyor.

Hastalık dağ sıçanlarından insanlara geçmiş olabilir.Hastalık dağ sıçanlarından insanlara geçmiş olabilir.

TARİH ÖNCESİ TOPLUMLAR DA BÜYÜK SALGINLARLA MÜCADELE EDİYORDU

AP'de yer alan habere göre yeni çalışma vebanın yalnızca ortaçağ kentlerini etkileyen bir hastalık olmadığını ortaya koyuyor. Bugüne kadar salgınların daha çok yoğun nüfuslu yerleşimlerle ilişkilendirildiği düşünülse de elde edilen veriler, küçük ve göçebe avcı-toplayıcı toplulukların da ciddi salgınlarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

Uzmanlara göre tarih öncesi veba vakaları bazen tekil enfeksiyonlar şeklinde ortaya çıkarken, bazı dönemlerde birden fazla kişinin ölümüne yol açan yerel salgınlara dönüşebiliyordu.

Tarih öncesi veba, küçük avcı-toplayıcı topluluklarda da ölümcül salgınlara yol açıyordu.Tarih öncesi veba, küçük avcı-toplayıcı topluluklarda da ölümcül salgınlara yol açıyordu.

KARA VEBA'DAN ÇOK DAHA ESKİ BİR SOY

Genetik analizler, Sibirya'da tespit edilen bu eski veba türünün 14. yüzyılda Avrupa nüfusunun büyük bölümünü yok eden ve tarihe "Kara Ölüm" olarak geçen salgından çok daha eski bir evrimsel kola ait olduğunu gösterdi.

Ancak araştırmacılar bu erken dönem veba türlerinin de son derece ölümcül olabileceğini vurguluyor. Hastalığın binlerce yıl boyunca farklı biçimlerde varlığını sürdürdüğü ve zamanla evrimleşerek daha sonra büyük küresel salgınlara neden olduğu düşünülüyor.

Angela Lieverse'in 2006 tarihli bu fotoğrafı Sibirya'da veba kurbanlarıyla birlikte gömülen genç bir kızın kafatasını gösteriyor. (Kaynak:AP)Angela Lieverse'in 2006 tarihli bu fotoğrafı Sibirya'da veba kurbanlarıyla birlikte gömülen genç bir kızın kafatasını gösteriyor. (Kaynak:AP)

GELECEKTEKİ SALGINLARI ANLAMAYA YARDIMCI OLABİLİR

Bilim insanları antik veba bakterilerinin genetik yapısını incelemenin yalnızca geçmişi aydınlatmakla kalmadığını, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni patojenlerin nasıl evrimleşebileceğini anlamaya da katkı sağlayacağını belirtiyor.

Angela Lieverse'in 2019 tarihli bu fotoğrafı veba hastalığına yakalanmış ve Sibirya'ya gömülmüş yetişkin bir kadının kafatasını gösteriyor. (Kaynak:AP)Angela Lieverse'in 2019 tarihli bu fotoğrafı veba hastalığına yakalanmış ve Sibirya'ya gömülmüş yetişkin bir kadının kafatasını gösteriyor. (Kaynak:AP)

Araştırmacılara göre ölümcül mikroorganizmaların tarih boyunca geçirdiği değişimleri takip etmek insanlığın gelecekte karşılaşabileceği salgın risklerine karşı daha hazırlıklı olmasına yardımcı olabilir.

Haberde kullanılan fotoğraflar Takvim arşivden servis edilmiştir.

Takvim Kaynak Tercihleri
Zeynep Durusoy
Zeynep Durusoy Takvim.com.tr Yaşam

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler