Biyolojik çeşitlilik alarm veriyor: Dünya genelinde tür kayıpları hızlandı

Dünya genelinde biyolojik çeşitlilik, insan etkisi ve iklim değişikliğinin baskısı altında hızla azalıyor. WWF’nin yayımladığı son veriler yaban hayatı popülasyonlarında ciddi düşüşler yaşandığını ve ekosistemlerin kritik bir eşikten geçmekte olduğunu ortaya koyuyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Biyolojik çeşitlilik alarm veriyor: Dünya genelinde tür kayıpları hızlandı
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Biyolojik çeşitlilik dünya genelinde hızlı bir gerileme sürecine girdi ve bu durum ekosistemlerde geri dönüşü zor tahribatlara yol açıyor.
  • Birleşmiş Milletler, bu yılki Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü temasını 'Küresel Etki İçin Yerel Düzeyde Harekete Geçmek' olarak belirledi.
  • World Wide Fund for Nature raporuna göre, 1970-2020 arasında yaban hayatı popülasyonları ortalama %73 azaldı.
  • Biyoçeşitliliğe yönelik en büyük tehdit, tarım ve gıda üretimi kaynaklı habitat tahribatı olarak belirtiliyor.
  • United Nations Environment Programme raporuna göre, karasal ve iç su alanlarının yalnızca %17,6'sı koruma altında bulunuyor.

Gıda güvenliğinden temiz suya, iklim dengesinden insan sağlığına kadar yaşamın temelini oluşturan biyolojik çeşitlilik dünya genelinde hızlı bir gerileme sürecine girdi. İklim değişikliği, insan kaynaklı arazi kullanımı ve ormansızlaşma gibi etkenler ekosistemlerde geri dönüşü zor tahribatlara yol açıyor.

Fotoğraf AA'dan servis edilmiştir.

BU YILIN TEMASI "KÜRESEL ETKİ İÇİN YEREL DÜZEYDE HAREKETE GEÇMEK"

Birleşmiş Milletler'in (BM) her yıl 22 Mayıs'ta kutladığı Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında bu yılın teması "Küresel Etki İçin Yerel Düzeyde Harekete Geçmek" olarak belirlendi. Amaç yerelden başlayarak küresel farkındalığı artırmak.

Ekosistemler kırılganlaşıyor

Uzmanlara göre insan faaliyetlerinin etkisiyle doğa sistemleri giderek daha hassas bir yapıya dönüşüyor. Tür kayıpları ve habitat bozulmaları, yalnızca çevresel değil ekonomik ve sosyal sistemleri de tehdit eden bir kriz haline gelmiş durumda.

Uluslararası kuruluşlar bu sürecin kontrol altına alınmaması halinde gıda üretimi, su kaynakları ve yaşam kalitesinde ciddi riskler doğabileceği konusunda uyarıyor.

Birleşmiş Milletler, bu yılki Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü temasını 'Küresel Etki İçin Yerel Düzeyde Harekete Geçmek' olarak belirledi.

Küresel koruma çerçevesi: Rio'dan günümüze

Biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik en önemli adımlardan biri, 1992 Rio Zirvesi'nde kabul edilen Convention on Biological Diversity oldu. Türkiye'nin 1996'da taraf olduğu bu sözleşme ülkeleri doğal kaynakları sürdürülebilir kullanmaya, türleri korumaya, genetik kaynaklardan elde edilen faydayı adil paylaşmaya yönlendiren uluslararası bir çerçeve sunuyor.

Yaban hayatı son 50 yılda sert düştü

World Wide Fund for Nature tarafından yayımlanan "Yaşayan Gezegen 2024" raporu, doğadaki gerilemeyi çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Rapora göre:

  • 1970–2020 arasında yaban hayatı popülasyonları ortalama %73 azaldı
  • Tatlı su türlerinde düşüş %85
  • Karasal türlerde %69
  • Deniz canlılarında %56 seviyesinde

Bölgesel olarak en büyük kayıp Latin Amerika ve Karayipler'de görülürken onu Afrika ve Asya-Pasifik bölgeleri izliyor.

World Wide Fund for Nature raporuna göre 1970-2020 arasında yaban hayatı popülasyonları ortalama %73 azaldı.

En büyük tehdit gıda üretim sistemi

Biyoçeşitliliğe yönelik en büyük baskının tarım ve gıda üretimi kaynaklı habitat tahribatı olduğu belirtiliyor. Bunun yanında aşırı avlanma, istilacı türler, hastalıklar ve iklim değişikliği önemli tehdit unsurları arasında yer alıyor. Özellikle yerel bir türün popülasyonunun kritik seviyenin altına düşmesi, ekosistemin dengesini bozarak zincirleme etkiler yaratabiliyor.

Korunan alanlar yetersiz kalıyor

United Nations Environment Programme tarafından yayımlanan 2024 raporuna göre:

  • Karasal ve iç su alanlarının yalnızca %17,6'sı koruma altında
  • Deniz ve kıyı alanlarının %8,4'ü koruma altında
  • 2030 hedefi olan %30 seviyesine ulaşmak için mevcut koruma hızının ciddi şekilde artırılması gerekiyor.

Biyoçeşitliliğe yönelik en büyük tehdit, tarım ve gıda üretimi kaynaklı habitat tahribatı olarak belirtiliyor.

Kritik alanların üçte biri risk altında

"Kritik Biyolojik Çeşitlilik" alanlarının büyük bölümü koruma altında olsa da yaklaşık üçte birlik bir kısım hâlâ korumasız durumda. Uzmanlar özellikle bu bölgelerin korunmasının ekosistem bütünlüğü açısından hayati olduğunu vurguluyor.

Biyolojik çeşitlilikte yaşanan kayıp yalnızca doğayı değil insanlığın geleceğini de doğrudan etkileyen küresel bir kriz haline gelmiş durumda. Yerel ölçekte atılacak adımların küresel etkiler yaratabileceği vurgulanırken koruma politikalarının hızlandırılması gerektiği ifade ediliyor.

Takvim Kaynak Tercihleri
Zeynep Durusoy
Zeynep Durusoy Takvim.com.tr Yaşam

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler