Bir okul otobüsünden daha uzun: Okyanusun hayalet devi artık kayıt altında

Avustralya açıklarında yürütülen derin deniz araştırmaları sırasında bilim insanları okyanusların en gizemli canlılarından biri olan dev kalamara ait genetik izlere ulaştı. Araştırmacılar çevresel DNA (eDNA) yöntemiyle tespit edilen bu kalıntıların bölgede son 25 yılın en önemli keşiflerinden biri olduğunu söylüyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Bir okul otobüsünden daha uzun: Okyanusun hayalet devi artık kayıt altında
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Avustralyalı bilim insanları Batı Avustralya açıklarında dev kalamara ait genetik izler buldu.
  • Dev kalamarın gözleri pizza büyüklüğünde olup, 13 metreye kadar uzayabiliyor ve okyanusun derinliklerinde yaşıyor.
  • Batı Avustralya Üniversitesi araştırmacıları, Ningaloo kıyılarında dev kalamara ait çevresel DNA örnekleri topladı.
  • Araştırma gemisi Falkor ile yürütülen çalışmada 1.000'den fazla örnek toplanarak 226 farklı tür tespit edildi.
  • Dev kalamar doğal ortamında ilk kez 2004'te görüntülenmiş olup, derin deniz araştırmaları açısından tarihi önem taşıyor.

Okyusun derinliklerinde yaşadığı düşünülen ve yıllardır yalnızca efsanelerle anılan dev kalamar yeniden gündemde. Avustralyalı bilim insanları Batı Avustralya açıklarında yaptıkları araştırmalarda bu gizemli yaratığa ait genetik izler buldu. Bir okul otobüsünden daha büyük olduğu belirtilen dev canlı pizza büyüklüğündeki gözleriyle denizlerin en ürkütücü canlılarından biri olarak kabul ediliyor.

Avustralyalı bilim insanları, denizaltı kanyonlarında havza araştırması yaparken dev bir kalamarın DNA kanıtlarına rastladı. Fotoğraf: Schmidt Okyanus Enstitüsü

Okyanusların en gizemli devi

Bilim dünyasında Architeuthis dux olarak bilinen dev kalamar 13 metreye kadar uzayabiliyor. Bu da onu bir okul otobüsünden daha uzun hale getiriyor. Üstelik gözleri yaklaşık bir pizza büyüklüğünde ve Dünya'daki tüm canlılar arasında bilinen en büyük gözlere sahip. Ancak bu devasa yaratığı görmek neredeyse imkânsız. Çünkü genellikle okyanusun "alacakaranlık bölgesi" olarak adlandırılan, yaklaşık 600 metre derinlikteki karanlık sularda yaşıyor.

Dev kalamar doğal ortamında ilk kez 2004'te görüntülenmiş olup, derin deniz araştırmaları açısından tarihi önem taşıyor.

Bilim insanları izleri yakaladı

Batı Avustralya Üniversitesi'nden araştırmacılar Ningaloo kıyılarındaki denizaltı kanyonlarında gerçekleştirdikleri incelemelerde dev kalamara ait çevresel DNA örnekleri topladı. eDNA yöntemi sayesinde canlıların suya bıraktığı görünmez genetik parçalar analiz edilerek bölgede hangi türlerin yaşadığı anlaşılabiliyor.

NY Post'ta yer alan habere göre araştırmanın başyazarı Dr. Georgia Nester, dev kalamara dair kanıt bulmanın bilim insanları için bile heyecan verici olduğunu belirterek "Bu tür keşifler insanların hayal gücünü harekete geçiriyor" dedi.

Cape Range Kanyonu'nda yaşayan bir melagocranchia kalamarı.

1.000'den fazla örnek toplandı

Araştırma Schmidt Okyanus Enstitüsü'ne ait araştırma gemisi Falkor ile gerçekleştirildi. Bilim insanları sefer boyunca 1.000'den fazla örnek topladı ve toplamda 226 farklı türün izine rastladı.

Tespit edilen canlılar arasında:

  • Cuvier gagalı balinası
  • Cüce ispermeçet balinası
  • Yüzsüz yılan balığı
  • Uyuyan köpekbalığı
  • İnce sivri dişli köpekbalığı gibi nadir türler yer aldı.

Araştırmacılar ayrıca bazı örneklerin bilim dünyası için tamamen yeni türlere ait olabileceğini düşünüyor.

Araştırma ekibi, inceleme sırasında 1.000'den fazla örnek keşfetti. Fotoğraf: Schmidt Okyanus Enstitüsü

Dev kalamar hala büyük bir gizem

İlginç şekilde dev kalamar tarih boyunca efsanelere konu olmasına rağmen canlı halde ilk kez ancak 2004 yılında görüntülenebilmişti. O tarihten bu yana ise doğal yaşam alanında yalnızca birkaç kez kaydedildi. 2025 yılında görüntülenen genç bir dev kalamar ise türün doğal ortamındaki ilk doğrulanmış video kaydı olmuştu. Uzmanlara göre bu görüntüler derin deniz araştırmaları açısından tarihi önem taşıyor.

Derin denizlerde bilinmeyen bir dünya var

Bilim insanları okyanusların büyük bölümünün hâlâ keşfedilmediğini vurguluyor. Dr. Nester'a göre derin denizlerde "henüz keşfetmeye yeni başladığımız olağanüstü bir biyolojik çeşitlilik" bulunuyor. Bu nedenle dev kalamarın DNA'sına ulaşılması yalnızca tek bir türün keşfi değil insanlığın hâlâ tam anlamıyla tanımadığı devasa bir ekosistemin işareti olarak görülüyor.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler