İzmir'de nefes almak zorlaştı! Rakamlar açıklandı, hava kirliliği dünya ortalamasını katladı
İzmir’de hava kalitesi kritik seviyeye ulaştı. Ölçümlere göre kentteki hava kirliliği, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınır değerlerin 4 kat üzerine çıktı. Uzmanlar kirliliğin azaltılmasında alınabilecek önlemleri tek tek açıkladı.
Hava kirliliği, dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın sağlığını tehdit eden en ciddi çevre sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Solunum yolu hastalıklarından kalp-damar rahatsızlıklarına kadar birçok sağlık problemine zemin hazırlayan kirli hava, şehirlerde yaşam kalitesini düşürüyor.
Türkiye'nin büyük kentlerinde de etkisini giderek artıran hava kirliliği sorunu İzmir'de alarm seviyesine ulaştı. Uzmanlara göre, sanayi tesisleri, araç trafiği, kömür kullanımı ve artan inşaat faaliyetleri, kentin havasını her geçen gün daha da kirletiyor.
(Fotoğraf: DHA)
BU İLÇELER HAVA KİRLİLİĞİNE SEBEP OLUYOR
Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Yücel, ilçelerdeki ölçüm sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, "Aliağa bölgesinde yer alan kirletici vasfı yüksek tesisler, Torbalı ve Kemalpaşa'da kent içi ve çevresindeki sanayi alanları ile taş ocakları, İzmir'in hava kalitesini doğrudan etkiliyor. Karşıyaka, Konak ve Alsancak çevresinde yoğun araç trafiği de başlıca kirletici kaynaklardan biri." dedi.
(Fotoğraf: DHA)
İzmir'in havasının bozulmasında sanayi faaliyetleri, kömür yakımı ve trafik kadar artık inşaat tozlarının da etkili olduğunu belirten Yücel, "Şehrin hemen her köşesinde neredeyse her gün bir bina yıkılıyor ve ortaya çıkan yoğun toz bulutu, çevre mahallelerde hava kirliliğine neden oluyor. Bu durum sadece kent estetiğini değil, halk sağlığını da tehdit eden ciddi bir çevre sorunu olarak karşımızda duruyor." ifadelerini kullandı.
(Fotoğraf: DHA)
HAVA KALİTESİ SON DÖNEMDE "ORTA" VE "HASSAS" SEYREDİYOR
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, İzmir genelinde hava kalitesi son dönemde çoğunlukla "Orta" ve "Hassas" seviyelerde seyrediyor.
Değer 0-50 arasında olduğunda hava 'iyi', 51-100 arasında 'orta', 101-150 arasında 'hassas', 151-200 arasında 'sağlıksız', 201-300 arasında 'kötü' ve 301'in üzerinde 'tehlikeli' olarak sınıflandırılıyor
Yücel, Konak istasyonunda ölçülen değer aralığının, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) günlük sınır değeri olan 15 mikrogram/metreküpün dört katından fazla bir seviyeye karşılık geldiğini kaydetti.
(Fotoğraf: DHA)
NE YAPILMASI GEREKİYOR?
Yücel, kirliliğin azaltılmasında alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı.
"Toz kaynaklı kirleticilerin azaltılması amacıyla inşaat ve yol çalışmalarında sulama veya toz bastırma uygulamaları yapılmalıdır. Kömür ve düşük kaliteli yakıt kullanımı denetlenmeli, özellikle akşam saatlerinde yakıt yakımı sınırlandırılmalıdır. Hava kalitesi izleme istasyonlarının verileri düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmalı, veri sürekliliği sağlanmalıdır. Yeşil alanlar artırılmalı, partikül madde tutucu doğal bariyerler olan ağaçlar ve çalıların oluşturulması teşvik edilmelidir. Hava kirliliğine neden olan sanayi tesisleri iyileştirilmeli, emisyon kontrol sistemlerinin sürekliliği sağlanmalıdır. Ayrıca, eski binaların yıkımı sırasında asbest gibi zararlı maddelerin ayrıştırılması ve bertaraf sürecinin çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde yürütülmesi büyük önem taşıyor. Bu işlemler özel yöntemlerle, uygun ekipmanlar kullanılarak yapılmalı, ortaya çıkan atıklar da mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmelidir."

