Mersin'de dehşet veren cinayet! Anne, 5 yaşındaki oğlunu bıçaklayarak öldürdü
Mersin'in Toroslar ilçesinde meydana gelen olayda, psikolojik sorunları olduğu iddia edilen 27 yaşındaki Revşan D., 5 yaşındaki oğlu Mert Veysel K.'yi bıçaklayarak ağır yaraladı. Komşuların çığlık sesleri üzerine eve gelmesiyle ortaya çıkan olay sonrası hastaneye kaldırılan minik çocuk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Gözaltına alınan annenin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Olay, merkez Toroslar ilçesi Mevlana Mahallesi 101110 Sokak'ta bulunan iki katlı bir evde yaşandı. İddialara göre, 27 yaşındaki Revşan D., derin bir bunalımın eşiğinde olduğu bir anda, 5 yaşındaki oğlu Mert Veysel K.'yi bıçakla ağır şekilde yaraladı. Minik Mert Veysel'in çığlıkları üzerine eve koşan komşuları, kanlar içindeki çocuğu hemen Mersin Şehir Hastanesi'ne kaldırdı. Ancak ne yazık ki, yapılan tüm müdahalelere rağmen küçük çocuk kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Polis Olay Yerinde: Soruşturma Titizlikle Sürüyor
Olayın ihbar edilmesinin ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Ekipler, cinayeti işlediği öne sürülen anne Revşan D.'yi, suç aleti bıçakla birlikte evde yakalayarak gözaltına aldı. Olay yerinde geniş çaplı inceleme başlatan polis, komşuların ve görgü tanıklarının ifadelerine başvururken, Revşan D.'nin psikolojik durumu da mercek altına alındı. Acı olayın tüm detaylarıyla aydınlatılması için başlatılan soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.
Mahalle Sakinleri Şokta: "Böyle Bir Şey Beklemiyorduk"
Mevlana Mahallesi sakinleri, yaşanan bu korkunç olayla büyük bir şok ve üzüntü yaşadı. Komşular, Revşan D.'nin zaman zaman psikolojik sorunlar yaşadığını bilseler de, böyle bir vahşete imza atmasını akıllarına dahi getiremediklerini belirtti. Minik Mert Veysel'in ani ölümü, tüm mahalleyi yasa boğarken, ailenin dramı yürekleri dağladı.
Psikolojik Destek Vurgusu: "Yardım Çağrıları Önemli"
Uzmanlar, bu tür trajik olayların önüne geçilebilmesi için psikolojik sorunlar yaşayan bireylerin zamanında profesyonel destek almasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ruh sağlığı problemlerinin göz ardı edilmemesi ve yardım çağrılarının ciddiye alınması gerektiği belirtiliyor.