Başkan Erdoğan ABD'li Müslümanlara seslendi

Başkan Erdoğan ABD'li Müslümanlara seslendi
28.11.2020 19:58

Son dakika haberine göre Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ABD'deki müslümanlara video konferans ile seslendi. Başkan Erdoğan: "Bu sene sadece Kovid-19 virüsüyle değil ondan daha hızlı yayılan İslam düşmanlığı virüsü ile de mücadele etmek zorunda kaldık"m dedi. Erdoğan, "Şimdiye kadar 156 ülke ve 9 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım gönderdik" açıklamasında bulundu. Başkan Erdoğan, "İslam ve insanlık düşmanlarının bu kadar pervasızlaşmasının en büyük sebebi, Müslümanların içinde bulunduğu atalet ve gaflettir. Müslümanlar sadece ekonomide, siyasette, savunmada, diplomaside değil, en çok da kendi aralarında ayrılığa düşmüş durumdadır." ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Fransa'da fikir özgürlüğü adı altında peygamberimize yönelik alçaklıkları sizler de yakından takip ediyoruz. Düşünce farklıdır, hakaret farklıdır. Hakarete fikir muamelesi yapmak en başta düşünceye hakarettir." şeklinde konuştu.


Başkan Erdoğan, ABD'deki müslümanlara video konferans ile seslendi.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

Amerikan Müslüman toplumunun kıymetli mensupları, saygıdeğer hanımefendiler beyefendiler, sevgili gençler aziz kardeşlerim sizleri hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin vasıtasıyla dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimize, dostlarımıza büyük bir heyecanla toplantımızı takip eden mazlum ve mağdurlara selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Amerikan Müslüman toplumunun en büyük organizasyonlarından olan Amerika Müslüman Cemiyeti'nin 23'üncü yıllık kongresinin başarılı geçmesini diliyorum.

Gönül isterdi ki bu güzel buluşmayı yüz yüze gerçekleştirelim. Siz kardeşlerimle hasbihal edelim. Ancak tüm dünyayla beraber ülkelerimizi de etkileyen koronavirüs salgını bu sene böyle bir kucaklaşmaya izin vermiyor. Bu yıl hem bu tarz programlarımızı hem de bayramlarımızı biraz buruk yaşıyoruz.

Öte yandan gönüller arasına sınır çizilemeyeceğinin de gayet iyi farkındayız. Kalpleri bir olanlar için mesafelerin de engellerin de hiçbir kıymeti yoktur. Fiziken bir arada olmasak da şu anda ekran başında bizi izleyen tüm kardeşlerimle gönüllerimizin bir ve beraber olduğunu biliyorum. İnşallah kısa zamanda fiziken de bir araya geleceğimize inanıyorum. Bu yıl büyük bir sağlık kriziyle mücadele ediyoruz. Salgın dalgalar halinde yayılmaya devam ediyor.

Hemen her gün bir sevdiğimizin, yakınımızın, komşumuzun ya da kadim bir dostumuzun vefat haberini alıyoruz. Kaybettiklerimizin acısı yüreğimizi yaksa da sabrediyor, Rabbimizden tüm insanlığı bu müsibetten bir an önce kurtarmasını niyaz ediyoruz. Hazreti Mevlana'nın hikmetle bezenmiş şu sözü salgınla mücadelede rehberimiz olmaya devam ediyor "Ümitsizliğin ardında nice ümitler var, karanlığın ardında nice güneşler var"

"İSLAM DÜŞMANLIĞI VİRÜSÜYLE DE MÜCADELE ETMEK ZORUNDA KALDIK"
Evet, ümitsizliğe düşmeyi küfürle eş gören bir dinin mensupları olarak umudumuzu asla yitirmedik, yitirmiyoruz. Amerika İslam Toplumu'nun da bu süreçte gerçekten takdire şayan bir duruş sergilediğini görüyoruz. Müslüman olmanın güzelliğini yaşayışlarıyla Amerikan toplumuna gösteren tüm kardeşlerimi yürekten tebrik ediyorum. İslam'ı terörle özdeşleştirmeye çalışanlara verilmiş en esaslı cevap olduğuna inanıyorum.

Bu sene sadece KOVİD-19 virüsüyle değil İslam düşmanlığı virüsüyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Kültürel ırkçılık, hoşgörüsüzlük artık gizlenemez boyuta ulaşmıştır. Birçok ülkede inancından, dilinden, adından veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan hale gelmiştir. İsveç'te kuran yakılması, Norveç'te kuranın yırtılması, Fransa'da karikatürlerin teşvik edilmesi kutsallığa yönelik davranışlardan sadece birkaç tanesidir.

Fransa'da fikir özgürlüğü adı altında peygamberimize yönelik alçaklıkları sizler de yakından takip ediyoruz. Düşünce farklıdır, hakaret farklıdır. Hakarete fikir muamelesi yapmak en başta düşünceye hakarettir.

Kimsenin inancına, hayat tarzına müdahale etmediğimiz gibi ülkemizde yaşayan tüm vatandaşlarımızın ibadet hürriyetini garanti altına alıyoruz. Zalimler karşısında sağlam duruyor, mazlumun kimliğine bakmadan elinden tutuyoruz.

Kutsallarımıza yönelik hadsizlikler karşısında da tepkimizi göstermekten çekinmiyoruz. Etnik ve mezhep temelli çatışmaları engellemek için gayret gösteriyoruz. Dini özgürlükler konusunda tüm insanlığa örnek olarak adaletli bir politika izlemeye çalışıyoruz. Ayasofya Camii'ni asli kimliğine kavuştururken, ülkemizin sembollerinden olan Sümela Manastırı'nın restorasyonunu da ihmal etmiyoruz."