18 yaşındaki Bilge Doğan Var Mısın Yok Musun'a damga vurdu
Hastalıkla mücadele ettiği çocukluk günlerinden büyük ödül masasına uzanan hikayesiyle dikkat çeken Bilge Doğan, stüdyoda duygu dolu anlar yaşattı. Ailesinin geleceği için yarışan genç isim, 1.5 milyon TL'lik ödülle ayrılırken mantıklı kararıyla ekran başındakilerin takdirini topladı.
18 yaşındaki Bilge Doğan, Var Mısın Yok Musun masasına oturduğu gece yalnızca kutularla değil, cesaretiyle de yarıştı. Eğitimine yatırım yapmak ve babasının yaklaşık 700-800 bin TL'lik kredi borcunu kapatmak isteyen genç yarışmacı, önce bankanın 1 milyon 500 bin TL'lik teklifini reddetti. Finalde aynı teklifi kabul eden Bilge'nin 11 numaralı kutusundan ise sadece 5 bin TL çıktı.

YARIŞMANIN EN GENÇ İSMİ 2 MİLYON TL'Yİ GÖZÜNE KESTİRDİ
Esra Erol'un karşısına geçen Bilge, yarışmaya kabul edileceğini başta kendisinin de düşünmediğini söyledi. Ancak içindeki ses, 18 yaşındaki genç yarışmacıya başından beri aynı şeyi fısıldıyordu:
"Bilge, seni kesin alacaklar."
Para ağacına baktığında hedefini hiç düşünmeden belirledi. Bilge, 11 numaralı kutusunda 2 milyon TL bulunduğuna inanıyordu.

Kazandığı parayla önce kendi geleceğine yatırım yapmak istiyordu. Üniversite eğitimini sürdürmeyi, farklı eğitim programlarına katılmayı ve oyunculuk hayaline yaklaşmayı planlıyordu.
İkinci büyük hedefi ise babasının kredi borçlarını kapatmaktı.
Bilge, babasının bugüne kadar istediği her şeyi yapmaya çalıştığını anlatırken kameraya dönüp öpücük gönderdi. Neşeyle başlayan sözleri, ailesinden bahsettikçe duygusal bir hale geldi.

HASTANE ODASINDAN DUBLÖRLÜĞE UZANAN MÜCADELE
Programda aktarılan bilgilere göre Bilge Doğan, 3 Nisan 2008'de İstanbul'da dünyaya gelmişti. Çocukluğundan itibaren oldukça hareketliydi. Ailesi de enerjisini doğru kullanabilmesi için onu küçük yaşlarda sporla tanıştırmıştı.
Dövüş sporlarıyla ilgilenen Bilge'nin hayatı, ilkokul yıllarında geçirdiği ağır hastalıkla değişmişti. Aylarca hastanede kalmış, uzun bir tedavi sürecinden geçmişti.
Bu zorlu dönemde en büyük desteği ailesi olmuştu.

Lise yıllarında kamera karşısına geçen Bilge, çeşitli dizi ve filmlerde dublör olarak görev almıştı. Bir yandan antrenörlük ve özel dersler veriyor, diğer yandan beden eğitimi öğretmenliği eğitimi alıyordu.
Hayalinde ise sporun yanında oyunculuk vardı.
Esra Erol, çalışarak kendi parasını kazanmaya çalışan Bilge'yi "pırıl pırıl bir genç" sözleriyle anlattı. O andan sonra oyun, hem Bilge'nin hayalleri hem de ailesinin geleceği için başladı.

KÖYÜNÜ ANLATIRKEN KAPI AÇILDI
Bilge, sohbet sırasında Safranbolu'daki köyünden bahsetmeye başladı. Ancak köyün tam adını hatırlamakta zorlanınca Esra Erol, gülerek babasına sormasını söyledi.
Tam o anda stüdyonun kapısı açıldı.
İçeri annesi Feride Hanım ile babası İbrahim Bey girdi.

Bilge, anne ve babasını karşısında görünce çığlık atarak yerinden kalktı. Koşup ikisine birden sarıldı. Stüdyoda alkışlar yükselirken Esra Erol da duygusal ana kayıtsız kalamadı ve aileye sarıldı.
Aile, telefon gelir gelmez aceleyle evden çıktıklarını anlattı. Feride Hanım'ın zihni ise evde bıraktığı annesindeydi.
Alzheimer hastalığı ilerleyen annesine baktığını söyleyen Feride Hanım, yarışmaya gelmeden önce ilaçlarını verdiğini ve yemeğini hazırladığını anlattı. Bilge de anneannesinden söz ederken gözyaşlarına hakim olmakta zorlandı.

EDA'NIN BABASIYLA İLGİLİ SÖZLERİ HERKESİ SUSTURDU
Ailenin stüdyoya gelişi yalnızca Bilge'yi değil, kutuların başındaki Eda'yı da derinden etkiledi.
Gözyaşları içinde Bilge'ye sarılan Eda, babasını 7-8 ay önce kaybettiğini söyledi. Bilge'nin babası İbrahim Bey'i kendi babasına benzettiğini anlatırken stüdyodaki neşeli hava bir anda yerini sessizliğe bıraktı.

Eda, Bilge'ye her fırsatta babasına sarılması ve onu sevdiğini söylemesi gerektiğini hatırlattı.
"Ne kadar söylesen de yetmiyor."
Babasının sokak kedilerini besleyen, sipariş getiren kişiye kendi yemeğinden ikram etmeden göndermeyen çok naif bir insan olduğunu anlattı.
İbrahim Bey'in yüzünde de aynı naifliği gördüğünü söyleyince Bilge ve Eda uzun süre birbirine sarıldı. Esra Erol da gözyaşlarını tutamayan Eda'yı teselli etti.

1 MİLYON 500 BİN TL'Yİ TEK CÜMLEYLE REDDETTİ
Duygusal anların ardından oyun yeniden hızlandı. Kutular açıldıkça Bilge'nin karşısındaki risk büyüdü.
Altıncı turda banka, genç yarışmacıya tam 1 milyon 500 bin TL teklif etti.
Annesi Feride Hanım hiç tereddüt etmeden parayı almasını istedi. Babası İbrahim Bey de karşılarındaki rakamın hayatlarında daha önce görmedikleri kadar büyük olduğunu söyledi.
Bilge ise bir sonraki turda iki büyük tutarı birden açmayacağına inanıyordu.

Stüdyoda herkes teklifin kabul edilmesini beklerken 18 yaşındaki yarışmacı kararını açıkladı:
"Yokum!"
Salonda önce şaşkınlık, ardından büyük bir alkış koptu. Esra Erol, Bilge'nin 1 milyon 500 bin TL'yi tek hamlede reddettiğini vurgularken yarışmacılar genç kızın cesaretine inanamadı.
Feride Hanım ise kızının teklifi kabul edeceğini düşündüğünü söyleyerek bir kez daha şaşkınlığını gizleyemedi.

PARA AĞACINDA SADECE 5 BİN TL VE 5 MİLYON TL KALDI
Bilge'nin aldığı risk, finalde geceyi bambaşka bir noktaya taşıdı.
Para ağacında yalnızca iki tutar kalmıştı:
5 bin TL
5 milyon TL
Bilge'nin 11 numaralı kutusunda bu iki rakamdan biri vardı.
Masadaki herkes genç yarışmacının 5 bin TL ile eve dönme ihtimalinden endişeleniyordu. Muhammed, ağabey tavrıyla Bilge'ye seslenerek teklifin dikkatle değerlendirilmesini istedi.
5 milyon TL yerine 2 milyon TL bulunsaydı kutusuna gitmesini destekleyebileceğini söyleyen Muhammed, bu tabloda ailesini ve stüdyodaki yarışmacıları düşünmesini istedi.
İhsan da 18 yaşında birinin karşısına böyle bir teklif çıkmasının çok zor olduğunu hatırlattı. Kutuda 5 bin TL bulunması halinde bütün gecenin büyük bir hayal kırıklığına dönüşebileceğini söyledi.
Bilge ise baskı altında kaldığını saklamadı:
"Ben de kendime güvenmiyorum şu an."

BANKADAN SON ANDA 1 MİLYON 500 BİN TL'LİK JEST GELDİ
Esra Erol tam son soruyu soracakken kulaklığına yeni bir bilgi geldi.
Banka, son teklifini yeniden düzenleyerek rakamı 1 milyon 500 bin TL'ye çıkarmıştı.
Bilge, bankaya teşekkür etti. Ancak önünde hala iki ihtimal vardı. Ya garanti parayı alacak ya da 5 milyon TL için kutusunu sonuna kadar açtıracaktı.
Stüdyodaki herkes nefesini tuttu.
Bilge kısa bir bekleyişin ardından kararını verdi:
"Bankanın teklifine varım."
Alkışlar, çığlıklar ve sevinç sesleri birbirine karıştı. Ailesi rahat bir nefes alırken Bilge, gece boyunca herkese yaşattığı heyecanın ardından 1 milyon 500 bin TL'yi garanti altına aldı.

11 NUMARALI KUTU SON ŞAKASINI YAPTI
Anlaşmanın ardından sıra, Bilge'nin doğru karar verip vermediğini öğrenmeye geldi.
Bütün stüdyo hep birlikte geri sayıma başladı:
"10, 9, 8..."
Bilge gözlerini kutudan ayıramadı.
"3, 2, 1..."
Esra Erol, 11 numaralı kutunun kapağını yavaşça kaldırdı.
Ekranda görünen rakam 5 bin TL oldu.
Bilge sevinçle yerinden sıçradı. Yarışmacılar genç kıza sarılmak için masaya koşarken stüdyo bir kez daha ayağa kalktı.

Gece boyunca büyük ödüllerin peşinden giden Bilge, finalde 5 bin TL'lik kutusunu bankaya 1 milyon 500 bin TL'ye satmıştı.
Esra Erol da gecenin tablosunu tek cümleyle özetledi. Var Mısın Yok Musun'da kazanmak için büyük ödülü kutuya çekmek kadar, para ağacını doğru yönetmek de önemliydi.
Bilge, 18 yaşında aldığı büyük riskin ardından masadan eğitimine, oyunculuk hayaline ve ailesinin borçlarına ayırabileceği 1 milyon 500 bin TL ile kalktı.

DÜN NELER OLDU?
20 numaralı kutuyla yarışan Tuğçe Kaptan Karabul, geceye büyük bir heyecanla başlamıştı. Kutular açıldıkça umutları azalmış, ailesinin sürpriz gelişiyle gözyaşlarına boğulmuştu. Finalde ise 500 TL bulunan kutusunu bankaya 345 bin TL'ye satarak gecenin en doğru kararlarından birine imza atmıştı.
MURAT ABİ'NİN PARA TOTEMİ STÜDYOYU KAHKAHAYA BOĞMUŞTU
Takvim'de yer alan habere göre gecenin ilk unutulmaz anı, oyun başlamadan yaşanmıştı. Ekip, Murat abinin kura öncesinde kutuların arasında dolaşarak elindeki kağıt parayı kutulara koklattığı görüntülere ulaşmıştı.
Esra Erol'un şaşkınlıkla "Sen nasıl bir insansın?" diye sorduğu Murat abi, yaptığı sıra dışı totemi "Ne var canım onda?" sözleriyle savunmuştu. Bu cevap stüdyoda kahkaha tufanı estirmişti.
Murat abinin kutulara para koklattığı anlar stüdyoda kahkahalara neden olmuştu.
AİLESİNİ KARŞISINDA GÖRÜNCE OYUNU UNUTMUŞTU
Trabzon'dan gelen Tuğçe, masaya oturduğu ilk andan itibaren heyecanını gizleyememişti. Borçlarını kapatmak ve üç çocuğunun geleceği için güvenli bir adım atmak isteyen yarışmacı, yüksek tutarlı kutuları peş peşe açınca sessizliğe bürünmüştü.
Esra Erol, Tuğçe'nin en büyük desteğinin ailesi olduğunu fark etmişti. Kısa süre sonra stüdyonun kapısı açılmış, içeri eşi Cemil ile çocukları Beren, Melan ve Beril girmişti.
Tuğçe, ailesini karşısında görünce yerinden kalkarak çocuklarına sarılmış ve gözyaşlarını tutamamıştı. O andan sonra vereceği her kararda çocuklarının geleceğini düşünmüştü.
Tuğçe, eşi ve çocuklarını stüdyoda görünce gözyaşlarına hakim olamamıştı.
345 BİN TL'LİK TEKLİFTE ÇOCUKLARINI DÜŞÜNMÜŞTÜ
Finale gelindiğinde para ağacında yalnızca 500 TL ve 750 bin TL kalmıştı. Banka, Tuğçe'nin kutusu için 345 bin TL teklif etmişti.
Tuğçe, kendi kutusunda 750 bin TL bulunduğuna inanmıştı. Kalbi oyuna devam etmesini söylerken çevresindeki yarışmacılar garanti parayı alması gerektiğini savunmuştu.
Son kararı çocuklarına bakarak vermişti. "Bana kalsa devam ederdim ama onlar için..." dedikten sonra kırmızı butona basmış ve bankanın teklifine "Varım" demişti.
KUTUDAN ÇIKAN RAKAM HERKESİ AYAĞA KALDIRMIŞTI
Tuğçe, anlaşmayı kabul etmesine rağmen kutusunda 750 bin TL olduğuna inanmaya devam etmişti. Ancak geri sayımın ardından 20 numaralı kutu açıldığında ekranda yalnızca 500 TL görünmüştü.
Stüdyo alkışlarla ayağa kalkmıştı. Tuğçe, 500 TL'lik kutusunu bankaya 345 bin TL'ye satarak kutunun gerçek değerinden 344 bin 500 TL daha fazla kazanmıştı.
Tuğçe'nin 20 numaralı kutusundan 500 TL çıkmış, 345 bin TL'lik teklifi kabul etmesinin doğru karar olduğu anlaşılmıştı.
Tuğçe'nin gece boyunca kendi kutusunda olduğuna inandığı 750 bin TL ise Muhammed'in 15 numaralı kutusundan çıkmıştı. Böylece büyük ödül hemen yanında kalmış, ancak gecenin en kazançlı hamlesini yine Tuğçe yapmıştı.
Var Mısın Yok Musun ile atv ekranlarında heyecan devam ediyor!
Altı Üstü İstanbul sınırları aşıyor!