Faik Öztrak döneminde batan 20 banka ve 40 bin işsiz! Türkiye'nin 161 milyar doları nerede?
Fon soruşturması üzerinden siyasi tartışmaların odağına yerleşen CHP'li Faik Öztrak'ın 2001 ekonomik krizindeki geçmişi yeniden gündemde. Bankaların battığı, faizlerin tarihi seviyelere fırladığı ve milyonların ağır bedel ödediği dönemde BDDK Başkan Yardımcılığı yapan Öztrak, krizin ardından Hazine Müsteşarlığı koltuğuna oturdu. Türkiye ekonomisinde derin yaralar açan krizin ağır bilançosunu ve Öztrak'ın o dönemde üstlendiği görevleri Bülent Erandaç köşesine taşıdı.
Fon soruşturması üzerinden itibar suikastına soyunan CHP'li Faik Öztrak, 2001'de yaşanan tarihin en büyük ekonomik krizinin tam ortasında yer aldı. Krizde BDDK yönetiminde olan Öztrak, 20'den fazla bankanın hortumlanarak batırılmasına, bir gecede 40 bin kişinin işsiz kalmasına göz yuman ekipteydi. Daha sonra Kemal Derviş tarafından Hazine Müsteşarlığı'na getirilen Öztrak, gecelik faizlerin yüzde 19 binlere fırladığı o tablonun mimarlarından oldu. Faik Öztrak, o dönemde IMF'nin kapısında dilenen ekipte yer alırken milletin 161 milyar dolarlık kaynağının buharlaşmasında başrol oynadı.
Öztrak,Türkiye'nin hafızasına ekonomik yıkımla kazınan 2001 krizi yeniden gündemde. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)
161 MİLYAR DOLAR NEREDE?
Ekonomiyi sarsan sürecin ağır bilançosunu ve Öztrak'ın yönetimdeki rolünü Bülent Erandaç köşesine taşıdı:
CHP Grup Başkanı -Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve beraberindekilerin kurduğu fon odaklı dezenformasyon tezgahı, hukuki hakikatler ve peş peşe gelen sert açıklamalarla tamamen çöktü. Faik Öztrak ve Ümit Özlale liderliğindeki bu güruh, Türkiye düşmanlığında sınır tanımadığını her fırsatta kanıtlarken; yalan ve iftirayı adeta siyasi bir yaşam biçimi haline getirdi. Peki, kimdir bu Faik Öztrak? Türkiye'yi milyarlarca dolar zarara mahkûm eden o karanlık zihniyetin baş aktörlerinden biri.
Şubat 2001 krizinin o acı günlerini unutan var mı? Ülkenin bankaları göz göre göre hortumlanırken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) bizzat hortumculara kalkan oluyordu. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını hırsızlara peşkeş çeken bu yapıya göz yuman mekanizmanın en tepesindeki iki isimden biri bizzat Faik Öztrak'tı. Onun imzasının olduğu o dönemde 20'nin üzerinde banka batırıldı; sadece bankacılık sektöründe 40 bin insan bir gecede ekmeksiz bırakıldı. "Kara Çarşamba" adıyla tarihe kazınan 21 Şubat 2001 ve sonrasındaki krizde Türkiye can çekişirken faizler akıl almaz seviyelere fırladı.
Faik Öztrak, yabancı bankalara düşük kurdan döviz aktarılmasını sağladığı karanlık geçmişiyle biliniyor. (Fotoğraf: Depo Photos)
Gecelik faizler yüzde 6 bin 200'ü, repolar yüzde 7 bin 500'ü fersah fersah aştı. Likidite darboğazı ülkeyi boğarken, bazı işlemler ve gecelik borçlanma oranları yüzde 19 binlere dayandığı o tablonun üstünde "faizci" Öztrak keyif çatıyordu. Türkiye düşmanı IMF sevicileri Derviş ve Öztrak ikilisi, Hazine'yi esir alarak bu ülkenin otuz yılını ipotek altına soktu.
Dayattıkları ecnebi reçeteleri enflasyonu patlattı, bütçe açığını uçuruma sürükledi. Ülkenin tüm kaynakları oluk oluk faize akıtıldı; öyle ki o dönemde millî gelirin tam yüzde 20'si doğrudan faiz lobisine gitti, gençlerin geleceği karartıldı. Nitekim 2001 krizinin faturası belgeleriyle ortadadır: İhraç edilen senetlerin bugünkü enflasyon hesaplı toplam maliyetinin o dönemki rakamlarla 251 milyar 563 milyon lira olduğu resmî kayıtlara geçmiştir. Açıkça görünen odur ki, ülkeye maliyeti 161 milyar doları bulan o büyük ekonomik yıkımın tam merkezinde Kemal Derviş ile Faik Öztrak ikilisi yer alıyordu.
İŞTE BATIRILAN BANKALAR
Türk Ticaret Bankası
Bank Ekspres
İnterbank
Esbank
Yaşarbank
Egebank
Sümerbank
Yurtbank
Bank Kapital
Etibank
Demirbank
Ulusal Bank
İktisat Bankası
Tarişbank
Bayındırbank
Kentbank
EGS Bank
Sitebank
Toprakbank
Pamukbank
İmar Bankası
Adabank
ARŞİVLER UNUTMAZ
DÜNYA Bankası ve IMF'nin seyyar memuru Kemal Derviş ile birlikte Türk ekonomisini değil, adeta IMF'yi ve küresel odakları kurtaran o skandal kararların altındaki imzalar devletin arşivlerinde sapasağlam duruyor.
Türkiye'ye maliyeti 161 milyar doları bulan, 20'nin üzerinde bankanın fona devredilmesiyle sonuçlanan o vahşi süreçte, Derviş-Öztrak ikilisinin kimlerden emir aldığı Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun Haziran 2004 tarihli 29/04 93,R-7 sayılı inceleme raporunda tüm çıplaklığıyla tescillidir.
Teslimiyetçilik:
IMF'den 1,5 milyar dolar koparabilmek uğruna, mali yapıları sapasağlam duran milyarlarca dolar değerindeki bankalara operasyon çekilmiş, bu kurumlar tasfiye edilerek belirli çevrelerin ellerine sunulmuştur.
Faik Öztrak, Türkiye'yi IMF'ye mahkum eden Kemal Derviş’in kurmay kadrosundaydı (Fotoğraf: Depo Photos)
Çiftçiye darbe:
Sadece bankalar değil; Türk çiftçisinin ve tarımının da beli bilinçli olarak kırılarak tütün ve pancara konulan kotalarla üretim bitirilmiştir.
Hububat üreticisi:
2000 yılında yapılan 477 milyon dolarlık alım, 2001'de 186 milyon dolara düşürüldü. Hububat üreticisinden yapılan alımlar tam yüzde 61 oranında azaldı.
Şeker pancarı üreticisi:
2000'de 841 milyon dolar olan alım tutarı, yüzde 40'a yakın bir kesintiyle 516 milyon dolara indirildi.
Tütün üreticisi:
318 milyon dolarlık alım bedeli 2001'de 138 milyon dolara geriledi. Kriz yılında tütün üreticisinin cebine yüzde 57 daha az para girdi.
Pamuk üreticisi: 2000'de 230 milyon dolar ödenen pamukta, 2001 rakamı 137 milyon dolara indi. Pamuk üreticisi dolar bazında yüzde 51 gelir kaybına uğratıldı.
Fındık üreticisi:
Krizde desteği en az kaybeden kesim oldu; 2000'deki 159 milyon dolarlık alım 2001'de 152 milyon dolara geriledi.
Öztrak ve Derviş'in emri ile bütçeden tarıma sağlanan finansal can suyu tek bir kalemde yüzde 64 oranında kurutuldu
Hortum düzeni:
Her gün "Artık hortumlama olmayacak" masalları anlatanlar, bankaları hortumlayan tek bir kişiye bile dokunmamış, kamu bankalarında batan 4,5 katrilyonluk kredinin hesabını soramamıştır. "Bankalara el koymazsanız bizden istediğiniz 1,5 milyar dolar krediyi unutun" tehdidinin Ankara'ya ulaştığı 9 Temmuz 2001 günü, sapasağlam 5 bankaya daha aynı zihniyet tarafından el konuldu. Öztrak'ın kritik görevlerde bulunduğu dönemlerin, Türkiye'ye çıkardığı faturanın özeti şu acı tabloyla sabittir:
İşsiz sayısı:
2000 yılının son çeyreğinde 1 milyon 366 bin olan işsiz sayısı, krizin ardından 2001'in aynı döneminde 2.3 milyona fırladı.
Kapanan işyerleri:
26 bin 990 şirket ve ticari işletme kapısına kilit vurdu. Gerçek Kişilere Ait Ticari İşletmeler (Esnaf/Dükkan): 2001 yılında 15 bin 847 gerçek kişiye ait ticari işletme (küçük dükkan ve esnaf) kapandı. Şirketler: 9 bin 85 limited şirket ile 1.703 anonim şirket tasfiye kapandı.

