Meta’ya dava açan acılı anne Heacock'tan Zuckerberg’e sert tepki: Oğlum ölmedi öldürüldü
Sanal medya platformlarındaki güvenlik açıkları nedeniyle çocuklarını kaybeden ailelerin adalet arayışı devam ederken, Meta şirketine dava açan Shannon Heacock açıklamalarda bulundu. Geçen yıl 16 yaşındaki oğlunu kaybeden Heacock, Mark Zuckerberg’in kendi çocuklarını bu platformlardan uzak tutarken başkalarının çocuklarını bağımlı hale getirdiğini söyledi. Yaş sınırlarının yetersiz kaldığına dikkat çeken Heacock, çocukların kötü niyetli kişilerden korunması için ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurması ve sanal dünyadaki tehlikelere karşı uyanık olması gerektiğini kaydetti.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Kentucky eyaletinde yaşayan Shannon Heacock, sanal dünyanın karanlık yüzüyle yüzleşen binlerce ebeveynden sadece biri.
Geçen yıl Glasgow şehrinde 16 yaşındaki oğlu Elijah'ı sanal medya üzerinden uğradığı şantaj sonucu kaybeden acılı anne, teknoloji devi Meta'ya karşı başlattığı hukuk mücadelesinde geri adım atmıyor.
Ağustos ayında ABD eyaletlerinin Meta'ya açtığı davayı yakından takip eden Heacock, CNN Türk'te Serdar Korucu'ya açıklamalarda bulunarak platform yöneticilerine sert tepki gösterdi.
ABD’de 16 yaşındaki oğlu Elijah'ı sanal medya üzerinden yapılan yapay zeka destekli şantajlar sonucu kaybeden Shannon Heacock, Meta şirketine ve Mark Zuckerberg'e karşı başlattığı hukuk mücadelesiyle bütün ebeveynlere örnek oluyor. (Fotoğraf: Depo Photos)
"OĞLUM ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ"
Oğlunun hayatını kaybettiği geceyi anlatan Heacock, büyük basketbol maçı için hazırlık yaptıklarını ve saat geç olduğu için oğlunu yatmaya gönderdiğini dile getirdi.
Normal şartlarda çocuklarının telefonlarını kendi odasına bıraktığını ancak o gece yorgunluktan dolayı bu kuralı uygulamadığını belirten Heacock, "Anladığımız kadarıyla her şey 150 mesajla gerçekleşti. Yapay zeka kullandılar, fotoğraflar oluşturup tehdit ettiler. Ve sadece 20 dakika içinde oğlumuzu kaybettik." dedi.
Sürecin sanal medya platformu tarafından rahatlıkla engellenebileceğine dikkat çeken Heacock, "Bakın ben Mark'ın platformlarından birine girip kişiye 'aptal' desem muhtemelen engellenirdim, değil mi? Elijah kendi hayatına son verdi ama aynı zamanda Elijah buna zorlandı. Bu nedenle Elijah ölmedi, öldürüldü diyorum. Kendi canına kıymadı. Hatta ölüm belgemizde bile bu durum cinayet olarak kaydedildi." ifadelerini kullandı.
Oğlunun ölümünü intihar değil cinayet olarak tanımlayan Heacock, teknoloji devlerinin algoritmalar aracılığıyla her türlü veriyi takip edebilirken çocukları korumada kasıtlı olarak yetersiz kaldığını öne sürüyor. (Fotoğraf: CNN Türk)
"KENDİ ÇOCUKLARINIZA İZİN VERMİYORSUNUZ"
Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg'i yaşananlardan doğrudan sorumlu tutan Heacock, platformların çalışma mantığını eleştirdi.
Yetişkinlerin küçük yaştaki çocuklarla iletişime geçmesini engellemenin Zuckerberg'in sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Heacock, "Elijah 16 yaşındaydı. Kendi kararlarını alabilecek yaştaydı, evet. Ama şunu bilmelisin Mark; bu tür olayların yaşanmasına sen izin veriyorsun. Biliyorsunuz, biz burada oturup gazlı içecekten bahsetsek, kısa süre sonra Facebook'umuzda ya da telefonlarımızda o içecekle ilgili reklamlar karşımıza çıkar. Mark ve şirketi, ne yaptıklarını biliyorlar, bunun gayet farkındalar. Sorumluluk alması için daha kaç çocuğun hayatını kaybetmesi gerekiyor?" diye konuştu.
Zuckerberg'e doğrudan seslenen acılı anne, "Ona mesajım şu: Kendi çocuklarınızın bile bu platformları kullanmasına izin vermiyorsunuz ama çocuklarımızın sizin platformlarınıza bağımlı olmasını istiyorsunuz. Bizden çok şey aldınız. Onlar bizim dünyamızdı." dedi.
Meta uzlaşısını küçük zafer olarak nitelendiren Heacock, ebeveynlere sanal medyada çocuklarının hesapları üstünde tam kontrol hakkı tanınana kadar gerçek değişim göremeyeceklerini savundu.
Acılı anne, Zuckerberg'in kendi çocuklarını uzak tuttuğu platformlara başkalarının çocuklarını bağımlı hale getirdiğini savundu.
"HEDEFLERİNDE ÇOCUKLARIMIZ VAR"
Yaşasaydı oğlunun gelecek sene 18 yaşına gireceğini hatırlatan Shannon Heacock, Elijah'ın harika genç olduğunu ve yokluğunu derinden hissettiklerini aktardı.
Çocukların sanal medya kullanımının tamamen anne ve babaların denetiminde olması gerektiğini söyleyen Heacock, yaş kısıtlamalarının yeterli olmadığını belirterek, "Biz sadece çocukları korumaya çalışıyoruz. Yaş sınırlarının yeterli olduğunu düşünüyor muyum? Hayır. Bence yeterli değil. Çünkü çocuklar yalan söyleyebilirler. Dürüst olalım; 'Doğum tarihim şu' diye yalan söyleyecekler. Benim çocuğumun fotoğraflarıyla yaptıkları gibi, kimliği de kolayca sahte şekilde düzenleyebilirler. Başka yaşta olduklarını iddia edebilirler." değerlendirmesinde bulundu.
Heacock, yaş sınırlarının işe yaramadığını ve ebeveynlere tam denetim hakkı verilmesi gerektiğini vurguladı.
"BU ANNE BABALARIN İÇİNDE BULUNDUĞU SAVAŞ"
Ailelere ve çocuklara hayati uyarılarda bulunan Heacock, şunları kaydetti:
"Aileler çocuklarıyla konuşsun. Bu, bizim kendimizi içinde bulduğumuz savaş. Hedeflerinde çocuklarımız var, biz değil. Bu nedenle onlarla her şeyi açık açık konuşun. Mesela çocuğunuz fotoğraf mı gönderdi bunu konuşun. Onlara kızmayın. Kendinize de kızmayın. Bu herkesin başına gelebilir. Bizim çocuklarımızın, sizin çocuklarınızın, tüm çocukların başına gelebilir. Çocuklara da şunu söylemek isterim. Anne babalarınıza gitmekten çekinmeyin; çünkü o kötü niyetli insanlar sizlerin hayatını mahvedemez. Onlar sadece paranın peşinde. Ve bizler, anne babalar sizleri onlardan koruyabiliriz, koruyacağız."
