Şişli Belediyesi soruşturmasında rüşvet çarkını Adem Altıntaş anlattı: Kreş yolsuzluğundan hastane usulsüzlüğüne ne ararsan var
Şişli’deki imar ve ruhsat yolsuzluğuna ilişkin iddiaların yer aldığı dosyada detaylar ve itiraflar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Medicana’nın belediyeye yaptığı 4 milyon dolarlık bağışın ardından mahkemede konuşan Adem Altıntaş, yatırımcıların bu ödemelerden memnun olmadığını söyledi. Altıntaş, Medicana’dan aldığı 1,5 milyon dolarlık danışmanlık ücretinin büyük bölümünün elden ödendiğini belirtirken belediyedeki bazı para taleplerine ilişkin de çarpıcı beyanlarda bulundu.
Medicana Hastaneler Grubu sahibi Hüseyin Bozkurt ile şirket yetkilisi Fatih Mehmet Bozkurt'un Şişli'deki hastane projesinin izin ve onay süreçlerine ilişkin mahkeme beyanlarının ardından dosyada yeni bir gelişme yaşandı.
Bozkurtlar, Şişli Belediyesi'ne toplam 8 milyon dolar verildiğini, bu tutarın 4 milyon dolarının belediyeye bağış olarak yatırıldığını, kalan 4 milyon doların ise Adem Altıntaş'a elden teslim edildiğini itiraf etmişti.
Fatih Mehmet Bozkurt, süreçte ilk olarak Adem Altıntaş'a yönlendirildiklerini, görüşmelerden sonuç alamayınca Ekrem İmamoğlu ile görüştüklerini söylemişti.
Bozkurt'un mahkeme beyanına göre İmamoğlu, yetkinin Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'da olduğunu belirterek kendilerini Şahan'a yönlendirdi. Bozkurtlar, Şahan'la yapılan görüşmenin ardından sürecin yeniden Adem Altıntaş üzerinden yürütüldüğünü açıkça ifade etti.
Dosyanın son duruşmasında ise Adem Altıntaş'ın Medicana başta olmak üzere Şişli'deki imar, ruhsat ve iskân süreçlerine ilişkin ayrıntılı ifadelerine Takvim.com.tr ulaştı.
Altıntaş, savcılıkta verdiği ifadelerin arkasında olduğunu söylerken Medicana'nın belediyeye yaptığı 4 milyon dolarlık bağıştan yatırımcıların memnun olmadığını açık şekilde dile getirdi.
"SAVCILIKTA VERDİĞİM İFADENİN BİREBİR ARKASINDAYIM"
Mahkemede söz alan Adem Altıntaş, mesleki geçmişini anlattıktan sonra savcılık aşamasındaki beyanlarını tekrar etti.
Altıntaş, ifadesinde şöyle dedi:
"2006 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir Planlama Bölümü'nden mezun oldum. 2006-2008 yılları arasında Pendik Belediyesi'nde şehir plancısı olarak çalıştım. 2008-2014 yılları arasında da Büyükşehir Belediyesi'nde imar daire başkan danışmanlığı, projeler daire başkan danışmanlığı ve emlak müdür yardımcısı görevlerinde bulundum."
İBB döneminde birçok projede görev yaptığını söyleyen Altıntaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü birçok projede yer aldım. İşte belediyeye ait Balık Hali olsun, Meyve Hali olsun, İDO'nun özelleştirmesindeki iskele planlarının yapılması olsun. Hemen hemen birçok projede yapılmasında, yönetilmesinde yer aldım."
Savcılık ifadelerinin arkasında olduğunu belirten Altıntaş, şunları söyledi:
"Eylemlerle ilgili verdiğim ifadenin, savcılıkta verdiğim ifadenin birebir arkasındayım."
Altıntaş, yalnızca DAP Yapı'ya ilişkin bölümde bir düzeltme yapmak istediğini belirterek şöyle devam etti:
"Savcılık ifadesinde fark etmemişim. DAP Yapı'nın verdiği bir çekten bahsediliyor, beş adet çekten bahsediliyor. Bu çekler ruhsat aşamasında verilmiş ve o aşamayla benim hiçbir bağlantım yok. Benim savcılıkta verdiğim ifadede iskânla alakalı Ziya Bey, 'Ya iskân alamıyoruz, bir bakar mısın, sorun nedir?' dediği için. Çünkü DAP Yapı'yı 2014 yılından beri tanırım ve çalışırım. Çok yakın ilişkilerimiz vardır. Ben de hani iskânla ilgili sorun nedir diye öğrenip kendisine bilgi verdim. Konu bu kadar."
Altıntaş, sözlerini "Geriye kalan ifadelerimin arkasındayım. Başka da bir sözüm yoktur. Beraatimi istiyorum." diyerek tamamladı.
Adem Altıntaş'ın ifadesine Takvim.com.tr ulaştı. (Foto: AA)
ŞAHAN'LA İLİŞKİSİNİ ANLATTI
Duruşma savcısının Resul Emrah Şahan'la nasıl bir ilişkisi olduğunu sorması üzerine Altıntaş, Şahan'ı BİMTAŞ döneminden tanıdığını söyledi.
Altıntaş, şöyle konuştu:
"Emrah Bey'i Bimtaş Yönetim Kurulu olduğu dönemde bir önceki dönemden Bimtaş'tan aldığım ihaleler vardı. İşte Kabataş transfer merkezinin imar planlarıyla alakalı. O dönem işte randevu alıp gidip görüşmeye çalışırdık. Yani o dönem işte ufak ufak tanışmaya başlamıştık. Özel bir ilişkimiz yok. Yani bütün kamu kurumlarıyla olduğu gibi kendisiyle de işte hani Şişli Belediye Başkanı olduktan sonra Şişli bölgesindeki imar planlarını yenilemeye karar verdi belediye. Biz de şehir plancıları olarak bir bölgede imar planları yenilenirse hani orada proje geliştirmek için yer almaya çalışırız. Özel bir tanışıklığımız yoktur efendim."
KREŞ YOLSUZLUĞUNU MAHKEMEDE ANLATTI
Hakkı Demir Vakfına ilişkin imar planı değişikliği süreci de duruşmada gündeme geldi. Altıntaş, 2022 yılında vakfın plan tadilatı işlemini yürüttüğünü belirtti.
Resul Emrah Şahan'la yapılan görüşmeyi anlatan Altıntaş, şunları söyledi:
"Emrah Bey gerekli biz ona konuyu anlattıktan sonra hani bu imar planı değişikliğiyle alakalı olumlu bakabileceklerini ama bir kreş yapılması taleplerini iletti. Mal sahibiyle görüştük. Mal sahibi bu talebi kabul etti."
Mal sahibinin kreşi kendisinin yapmak istediğini belirten Altıntaş, bağış prosedürünün uzun sürmesi nedeniyle farklı bir yöntemin gündeme geldiğini ifade etti.
Altıntaş, şöyle dedi:
"Önce kendisi yapmak istedi, inşaatını da kendisi yapmak istedi. Çünkü inşaatçıdır aynı zamanda Hakkı Demir Vakfı, inşaat firması. Ya bu sürecin 8-10 ay kreş yapımıyla alakalı bağış protokolü yapılması gerektiği için 8-10 ay sürebileceğini, daha kısa sürede geçmek için ya zaten sizden daha ucuza mal edecek bir firma var, kreşleri yapıyor. Buraya bu parayı aktarırsanız kreş yapımını biz gerçekleştiririz gibi dönüş aldık ve süreci o şekilde yürüttük."
Savcının söz konusu firmanın Adem Soytekin'e ait olup olmadığını sorması üzerine Altıntaş:
"Evet evet. Yani ben o AEX firmasının ona ait olduğunu da bilmiyordum." dedi.
Paranın aktarılma yöntemini de anlatan Altıntaş, şöyle konuştu:
"Duhan Demir parayı bana yatırdı. 'Abi sen şey yapar mısın, aktarır mısın?' dediği için zaten çek tutarlarıyla Doğan Demir'in bana yatırdığı para birebir örtüşür. Kendisi de bu ifadeyi kabul ediyor zaten."
Resul Emrah Şahan (Foto: AA)
DAP YAPI İÇİN "İSKÂN ALAMADIKLARINI SÖYLEDİ"
DAP Yapı'nın Nişantaşı projesinin iskân süreci hakkında da konuşan Altıntaş, firmanın kendisinden belediyedeki sorunu araştırmasını istediğini söyledi. Altıntaş, ifadesinde şöyle dedi:
"Ziya Bey iskân alamadıklarını, Ziya Beyleri ben 2014 yılından beri tanırım. İskân alamadıklarını, 'Ya bu sürecin neden ilerlemediğine bir bakar mısın?' dedi. Çünkü ben firmanın danışmanıyım, Ziya Bey'in birçok projesinin danışmanlığını yaparım. Belediyeye gidip görüştüğümde belediyede şöyle yangınla ilgili çok ciddi sıkıntıları olduğunu, bir de ruhsat aşamasında bölgede bir 10 bin metrekare bir park olduğu ve o parkın yapım taahhüdünü verdiğini Ziya Bey. Bu iki konuyla alakalı Ziya Bey'in çözüm üretmesi gerektiğini söylediler."
PROFİLO AVM İÇİN 1,5-2 MİLYON DOLARLIK IŞIKLANDIRMA
Profilo AVM dosyasına ilişkin soruya cevap veren Altıntaş, projede bir otopark parseliyle ilgili plan notu ve imar planı paftası arasında çelişki bulunduğunu söyledi.
Altıntaş, durumu şöyle anlattı:
"Bir otopark parseli var. Bu otopark parseline plan notları özel olarak işletebilirsiniz diyor. Fakat imar planı paftasında kamuya ait otopark olacaktır gibi bir ibare var. Yani birbiriyle çelişen iki tane not var."
Altıntaş, daha sonra belediyenin yılbaşı ışıklandırması talebinin gündeme geldiğini belirterek şöyle konuştu:
"Peki ya bunun nasıl yürüteceğini sorduğunda da belediye ile görüşüp belediye şeydeki yılbaşı ışıklandırmasıyla alakalı hani bir talepte bulundu. Bu talep de ışıklandırmanın yapılmasıydı."
Savcının bunun harç yerine talep edilip edilmediğini sorması üzerine Altıntaş, şu ifadelerde bulundu:
"Efendim burada bir nakit talebi söz konusu değil. Yılbaşı ışıklandırmasının yapılmasını, yani sonuçta burada bir projede imar artışı alınıyordu. Yani çok ciddi bir avantaj sağlanırdı yeni plan notlarıyla."
İşin maliyetini de açıklayan Altıntaş, şunları söyledi:
"Belediyede bizim aldığımız tekliflere göre bir buçuk, iki milyon dolarlık bir işten bahsediyoruz ama Avrupa Konutları bunu kaça mal eder artık onların bileceği bir şey. Yani bir para talebi yok burada."
Şahan'ın kendisine doğrudan talimat vermediğini savunan Altıntaş şöyle dedi:
"Yok hayır. Biz oradaki şeyle alakalı, nasıl söyleyeyim, yani Avrupa Konutları'nın imar artışı alabileceği notlarının uygulanıp uygulanmayacağıyla alakalı görüştüğümüzde süsleme işini yapabilirler mi diye kendileri tabii ki dile getirdi ama rakamla ilgili, Emrah Bey, bir bilgisi olduğunu düşünmüyorum."
Rakamın Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Karademir'le görüşüldüğünü söyleyen Altıntaş:
"Bu ne tutar sorusu ikinci turda işte başkan yardımcısıyla görüşüp bizim aldığımız teklifler de bu kadar tutuyor gibi bir dönüş oldu." dedi.
Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Karademir (Foto: Sosyal medya)
TORUN CENTER DOSYASINI ANLATTI
Torun Center'a ilişkin sorular üzerine Altıntaş, olayın merkezinde olmadığını, görüşmeye tesadüfen denk geldiğini savundu.
Altıntaş şöyle konuştu:
"Evet, o süreçte ifademde belirttiğim üzere yani çok hiç dahil olmadığım, tamamen Hakan Bey'in odasında denk geldiğim…"
Görüşmenin içeriğini ise şu sözlerle anlattı:
"Biz bir önceki dönem Büyükşehir Belediyesi'ne yurt yaptık. Şişli'de de bir kamu binası yapmak istiyoruz diye konuya girdiler. Yani ben odaya rastgele girdim planlı bir görüşmede değil."
Altıntaş, konuşmaya kendisinin de dâhil olduğunu belirterek:
"Hakan Bey'le konuşuyorlardı. Ben es kaza denk geldiğim için odaya girdim. 'Aa ne güzel bir şey yapacaksanız o zaman Bomonti'deki kültür merkezini yapın.' diye konuya karıştım. Yani benim için sadece denk geldiğim bir muhabbet. Torunlar orada basit tadilat ruhsatı alıp sonrasında döşemelerde yırtık açtıkları belediye tespit etmiş ve bu cezalar tamamen bu konuyla alakalıdır. Yani alınan tadilat izniyle alakalı değil. Çünkü döşeme yırtıkları kapatıldı bildiğim kadarıyla ve ceza yasal sınırlarında indirildi diye biliyorum." dedi.
Rotana Şişli projesine ilişkin de ifade veren Altıntaş, konunun ayrıntılarına hâkim olmadığını söyledi.
"Çok bir bilgim yok konuyla alakalı. Yani Süleyman Atik beni bir gün aradı. Bir konu var. İşte iskân bir şeyler bahsetti. Yani ben çok müdahil olmak istediğim bir konu değil."
Altıntaş'ın savcılık ifadesindeki "gayri resmî para talepleri" sözleri duruşma savcısı tarafından da hatırlatıldı.
Savcı, Altıntaş'ın daha önce, "Kendileri bu tarz gayri resmî para taleplerini benim üzerimden yapmıyorlardı. Bunu örnek olarak da Resul Emrah Şahan'ın Abdi İbrahim konusunda beni hiç dahil etmemesi örnektir." dediğini hatırlatarak bu olayda gayri resmî bir para talebi bulunup bulunmadığını sordu.
Altıntaş:
"Benden olmadı. Benim aracı olduğumda hiçbir şey olmadı benim." dedi.
Savcının soruyu tekrarlaması üzerine ise Altıntaş şöyle cevap verdi:
"Açıkçası bilmiyorum. Çünkü benden önce, yani benim dahil olmadığım sadece bir soru sorup 'Bu konu nedir?' deyip 'Ya senin yapabileceğin bir şey yok.' deyip çıktığım bir süreç. O paranın resmî mi gayri resmî mi olduğunu gerçekten bilmiyorum."
MEDİCANA SÜRECİNİ TEK TEK ANLATTI
Duruşma savcısının Medicana Şişli sürecine ilişkin sorusu üzerine Altıntaş, hastaneye danışmanlık hizmeti verdiğini söyledi.
Altıntaş şöyle konuştu:
"Medicana ile ilgili yine ifademde anlattığım gibi yani özel sektörde birçok projede danışmanlık yaptığım gibi bu projede de bir danışmanlık süreci yürüttüm. Medicana'nın iki konusu vardı. Aslında bir işletme ruhsatı alma konusu vardı ama işletme ruhsatı almayla alakalı inşaat ruhsatının da ve inşaat projesinin de uygun olması gerekiyordu. Bununla alakalı kendilerine bir danışmanlık hizmeti verdim."
Süreçte önce kültür merkezi, ardından çöp kamyonu talebinin gündeme geldiğini söyleyen Altıntaş, şunları söyledi:
"Bu süreçte Medicana'nın hemen arkasında yer alan bir kültür merkezinin yapılmasıyla başlayan süreç sonrasında belediyenin çöp kamyonu ihtiyacıyla talep çöp kamyonu ihtiyacına dönüşü ve Medicana belediyeye resmî bağış yaparak çöp kamyonu alınmasıyla alakalı bir süreç yürütüldü."
Altıntaş, belediyenin başlangıçta doğrudan çöp kamyonu istediğini ancak Devlet Malzeme Ofisi üzerinden alım yapılmasının daha avantajlı olması nedeniyle paranın bağış olarak belediyeye aktarılmasına karar verildiğini anlattı:
"Burada da normalde belediye onlardan çöp kamyonu istemişti. Fakat DMO'dan kamu kurumlarının alımlarında KDV avantajı olduğu için yani biz alalım en azından KDV'sinden kurtulmuş oluruz diyerek süreci belediyeye bağış ve çöp kamyonunu belediyesinin alması şeklinde yürütüldü."
Savcının "Daha sonra 4 milyon dolar herhalde resmî yoldan bağış şeklinde hatırlıyorum, doğru mu?" sorusuna Altıntaş:
"Öyle olmuş, evet." yanıtını verdi.
300 BİN DOLARLIK TALEBİ DE ANLATTI
Savcı, Altıntaş'ın önceki ifadesinde Hakan Karademir'in kendisinden 300 bin dolar istediğini ve bu tutarın herhangi bir bağış makbuzu olmadan verildiğini söylediğini hatırlattı.
Altıntaş ise bu paranın Medicana dosyasıyla ilgili olmadığını belirterek şöyle dedi:
"Bu, bu konuyla alakalı değildir. Yani bu şeyle alakalı. Belediyenin Afet Koordinasyon Merkezi yaptığı bir inşaatı vardı. O inşaat kapsamında o rakamlara denk gelen bir işte demir ve şey alımıyla alakalı bir destek talebiydi."
Savcı, imar artışı yaşayan veya ruhsat talebinde bulunan yatırımcıların bağış yapmak zorunda olup olmadığını Altıntaş'a sordu.
Altıntaş, "Böyle bir yasal zorunluluk yok." cevabını verdi.
Sistemin nasıl işlediğini ise şu sözlerle anlattı:
"Yatırımcı bir yerde proje yapacağı zaman bir arsa satın aldığında veya kat karşılığı hasılat paylaşımı aldığında o arsadan maksimum faydayı sağlamak için işte yönetmelikleri ne kadar zorlayabileceğiyle ilgili çalışmalar yapar. İstedikleri mevzuatın zorlanabileceği tüm noktaları zorlayıp hani belki 10 lira elde edecekleri kârı 20'ye çıkartıp bir kısmıyla da işte kültür merkezi bir şey yapmayı. Aslında süreç tersine de işliyor. Yani belediye bir şey istemiyor da tersten özel sektör bir şeyi geliştirip belediyeyle bunu paylaşıyor gibi yürüyor diyebilirim." dedi.
MEDİCANA'DAN 1,5 MİLYON DOLARLIK DANIŞMANLIK ÜCRETİ
Savcı, Medicana sürecinde Altıntaş'a belediyedeki ofisinde 4 milyon dolar verildiği yönündeki iddiayı da sordu.
Altıntaş şöyle dedi:
"Benim Medicana, anlaştığımız bir buçuk milyon dolar danışmanlık ücretinin bir kısmını resmî faturalı, bir kısmını da elden ödemiştir. İfademde de vardır zaten."
Savcının "Ne kadar elden, ne kadarı gayriresmî?" sorusuna Altıntaş şu yanıtı verdi:
"Yanlış hatırlamıyorsam 300-350 bin doları faturalı, geriye kalanı da elden ödediler."
Savcı bunun neden tamamının faturalandırılmadığını sorduğunda Altıntaş şöyle konuştu:
"Tabii yasal danışmanlık süreciyle ilgili hiçbir sıkıntı yok. Şöyle, bazen firmalar da parayı parça parça iletmek isterler. Yani işte ne bileyim artık açıkta paraları mı vardı, elden ödemek istediler bir kısmını ve bu şekilde."
Ekrem İmamoğlu ve Hüseyin Bozkurt (Foto: Takvim Foto Arşiv)
HÜSEYİN BOZKURT'UN "HARAÇ" SÖZÜ DURUŞMADA GÜNDEME GELDİ
Duruşma savcısı, Medicana sahibi Hüseyin Bozkurt'un yapılan ödemeyi "bağış" değil "haraç" şeklinde değerlendirdiğini Altıntaş'a hatırlattı.
Savcı, Altıntaş'a tarafların bu ödemelere tepki gösterip göstermediğini sordu.
Altıntaş, Hüseyin Bozkurt'un o dönemde hastanenin yaşadığı sorunlar nedeniyle ciddi gelir kaybına uğradığını söylediğini anlattı:
"Şimdi Hüseyin Bey'in o zaman söylediği şey şuydu. Epey bir süredir zaten bu yasal sorunlarını çözmeye çalışıyordu ve aylık bir buçuk, iki milyon dolar kaybediyorum her ay gibi bir söylemi vardı."
Bozkurt'un ödemeden memnun olmadığını ifade eden Altıntaş şöyle devam etti:
"Dolayısıyla hani bunu haraç gibi değerlendirip değerlendirmediğini çok mutlu değildi tabii ki."
Savcının, "O bağış dediğiniz şey kendisi haraç diye nitelendiriyor." sözlerinin ardından diğer yatırımcıların da benzer şekilde şikâyet edip etmediğini sorması üzerine Altıntaş:
"Yani çok mutlu değillerdi tabii ki." dedi.
Altıntaş ardından Medicana'nın 4 milyon dolarlık çöp kamyonu bağışıyla ilgili şu ifadeyi kullandı:
"Yani çöp kamyonu işte 4 milyon dolarlık çöp kamyonu almak onları çok da mutlu etmiyordu ama almak durumunda da kaldılar."
RUHSAT SÜRECİNİ ANLATTI
Savcının 4 milyon dolarlık bağışın ardından ruhsat sürecinin oluşturulup oluşturulmadığını sorması üzerine Altıntaş, işletme ruhsatının doğrudan belediye tarafından verilmediğini söyledi.
Altıntaş şöyle konuştu:
"Oradaki işletme ruhsatını zaten belediye vermiyor. Belediyenin dahil olduğu kısım tamamen binanın inşaat ruhsatıyla ilgili uyumlu hale gelmesi."
Sağlık Bakanlığı yönetmeliğini de anlatan Altıntaş:
"Sağlık Bakanlığı yönetmeliğine göre bir yerde sağlık hizmeti verebilmeniz için binanın alan projesinin belediye tarafından uygun olduğuna dair bir evrak almanız gerekir. Bu evrak sadece toplamanız gereken 16 evraktan bir tanesidir. Geriye kalan işte 15 evrağı toparlayıp ruhsatı Sağlık Bakanlığı'ndan alır zaten kendisi." ifadelerini kullandı.
Altıntaş, Medicana'nın bu evrakın verilmesinden bir süre sonra Sağlık Bakanlığından işletme ruhsatını aldığını bildiğini söyledi.
"AKÇELİ BİR YÖNE YÖNELDİĞİNİ HİSSETTİM"
Duruşma savcısı Altıntaş'a, savcılık ifadesindeki dikkat çeken bir başka bölümü de hatırlattı.
Altıntaş'ın önceki ifadesinde, "Ben bir süre hem benden para istenmesi hem de işin mahiyetinin benim konumun teknik olmasına rağmen akçeli bir yöne yöneldiğini hissettiğimden gerek mesleki itibarım gerekse çevrem gerekse ticaretime zarar vereceğinden yollarımı ayıracağımı Resul Emrah Şahan'a söyledim." dediği belirtildi.
Savcının bu görüşmenin nasıl gerçekleştiğini sorması üzerine Altıntaş, belediye şirketinde altı aylık danışmanlık sözleşmesi bulunduğunu anlattı.
Altıntaş:
"Bu 6 aylık danışmanlık sürecinden sonra şirketle yaptığım sözleşmeden sonra bu sürece devam etmek istemediğimi, danışmanla devam etmek istemediğimi kendisine bildirmiştim zaten." dedi.
Savcının, "Akçeli bir yönden bahsetmişsiniz. Mesleki itibardan bahsetmişsiniz." sözleri üzerine Altıntaş, belediyeye çöp kamyonu alınması gibi süreçlerin içinde bulunmak istemediğini söyledi:
"Belediyeye gidilip işte çöp kamyonu alınması, işte bu tür eylemlerin benim çok içinde olmak istemediğim, çok hoşlanmadığım, tamamen olayın proje geliştirme ve diğer kısımlarında yer almak istediğimle ilgili çok net ifadeleri belirttim."
Şişli Belediyesi (Foto: AA)
Altıntaş, yatırımcıların bu tür talepleri severek yerine getirmediğini de şu sözlerle anlattı:
"Çünkü zaten yatırımcının çok da severek yaptığı şeyler değiller. İşte çöp kamyonu tamam kamusal bir tarafı varmış gibi gözüküyor ama bana sevimli gelen işler değiller."
ŞAHAN'A "BU SÜREÇLER BANA UYGUN DEĞİL" DEDİĞİNİ SÖYLEDİ
Savcı, Altıntaş'a "akçeli" olarak nitelediği süreçleri Şahan'a açık şekilde anlatıp anlatmadığını da sordu.
Altıntaş, ayrıntıları tam hatırlamadığını belirterek:
"Açıkçası şimdi çok detaylı bir şekilde hatırlamıyorum. Hani böyle akçeli yönle işte neyi kastettiğimiz ya da..." dedi.
Savcının bunun kendi beyanı olduğunu hatırlatması üzerine Altıntaş, proje geliştirme süreçlerindeki rolünü anlattı.
Ardından savcının "Emrah Bey'e bu hususlardan bahsettiniz mi?" sorusuna Altıntaş:
"Yani evet. Bu süreçlerin bana çok uygun olmadığıyla ilgili kendisine bilgi verdim." cevabını verdi.
Şahan'ın kendisine nasıl karşılık verdiğinin sorulması üzerine ise Altıntaş:
"Böyle çok samimi ve aman dur gitme şeklinde böyle bir süreç olmuyor zaten başkanım. Bundan sonraki süreçte ben affımı istiyorum deyip 6 aylık danışmanlık sözleşmemin sonunda da devam etmeyeceğimi kendisine bildirmiştim." dedi.
"BELEDİYEDEKİ PARA İŞLERİNİ HAKAN KARADEMİR YAPMAKTA" BEYANI SORULDU
Duruşma savcısı Altıntaş'ın daha önce Hakan Karademir hakkında verdiği ifadeyi de gündeme getirdi.
Savcı, Altıntaş'ın "Belediyedeki bu türdeki para işlerini Hakan Karademir yapmakta." şeklinde beyanda bulunduğunu hatırlattı.
Altıntaş, Karademir'in ruhsat ve iskân işleriyle ilgilenen kişilerle görüştüğünü belirterek şöyle dedi:
"Ruhsat ve inşaat iskânıyla ilgili süreci olan vatandaşlar Hakan Bey'le görüşürlerdi ve bildiğim kadarıyla afet koordinasyon merkezi yapılıyordu o dönem şeyde belediyenin hemen az ilerisinde. Hakan Bey kendilerini oraya yönlendirirdi ama devamındaki sürecin nasıl işlediğini çok bilmiyorum."
Savcı, "Belediyedeki bu tarz para işlerini Hakan Karademir yapmakta şeklinde net beyanınız var." diyerek bunun neye dayandığını sordu.
Altıntaş:
"Bu tamamen duyuma dayalı ve ruhsat ve iskân alacaksanız işinde zaten sürecin o şekilde yürüdüğünü..." cevabını verdi.
Savcının, "Direkt sizden para istenmiş, bu tam duyum olmuyor sanki." demesi üzerine Altıntaş:
"Benden istenen kısmı var. Vermenin istenen kısmı var ama devamıyla alakalı kısımda tamamen özel sektör ruhsat ve iskân süreçlerini onun üzerinden yürütüyordu." dedi.
"BİR KISMINI NAKİT OLARAK ELDEN TESLİM ETTİM"
Duruşmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de Altıntaş'a kendisinden talep edildiğini söylediği paranın nasıl verildiğinin sorulması oldu.
Savcının, "Sizden istenen para resmî yoksa elden verdiniz?" sorusuna Altıntaş:
"Bir kısmını demir alımı şeklinde, demire ihtiyaçları varmış. Bir kısmını nakit olarak elden teslim ettim." yanıtını verdi.
Savcı bunun üzerine, "Kime teslim ettiniz?" diye sordu.
Altıntaş:
"Hakan Bey'e." dedi.
Paranın nerede teslim edildiğinin sorulması üzerine ise:
"Şantiyede, yani şantiyedeki çalışanların parası." ifadelerini kullandı.
Savcı, herhangi bir makbuz alıp almadığını sorduğunda Altıntaş:
"Hayır." cevabını verdi.
Elden yapılan ödemenin nedenini de açıklayan Altıntaş şöyle konuştu:
"Sonuçta ben de bazı projeleri yürütmeye çalışıyordum. Şişli'de de projelerimiz vardı. Bunlarla alakalı, işte yaptığım danışmanlıklarla alakalı normal bir talep gibi geliyordu bana, bilmiyorum tabii şeyini de."
