Özgür Özel Le Figaro’da Türkiye’yi eleştirdi: İmamoğlu dosyasını gündeme taşıdı, Avrupa’ya Ankara’ya karşı tutum çağrısı yaptı
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’ye yönelik suçlamalarını bu kez Fransız Le Figaro’ya taşıdı. Türkiye’yi “otoriterlik” üzerinden hedef alan Özel, Ekrem İmamoğlu hakkında 407 sanık ve 143 eylem üzerinden yürüyen, milyarlarca liralık kamu zararı iddialarının yer aldığı yolsuzluk ve suç örgütü davasını ise “siyasi baskı” anlatısıyla Avrupa kamuoyuna sundu. Özel, Başkan Erdoğan’dan yargıya kadar uzanan ağır iddialarını sıralarken Avrupa’ya da Ankara’ya yönelik yaklaşımını değiştirme mesajı verdi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in yabancı basın üzerinden Türkiye'ye yönelik çıkışlarına bir yenisi daha eklendi.
Özel'in bu kez adresi Fransa merkezli Le Figaro oldu.
Fransız gazetesinde yayımlanan yazısında Türkiye'yi "21'inci yüzyılın giderek daha karmaşık ve incelikli hale gelen otoriterliğinin nasıl işlediğini gösteren önemli bir örnek" olarak nitelendiren Özel, Türkiye'de demokratik kurumların aşındığını savundu.
Özel, seçimlerin yapılmaya, parlamentonun çalışmaya ve muhalefet partilerinin faaliyet göstermeye devam etmesinin tek başına yeterli olmadığını öne sürdü. Siyasi rekabetin koşullarının zamanla iktidar lehine değiştirildiğini iddia eden Özel, Türkiye'yi de bu tezinin örneklerinden biri olarak gösterdi.
Özel Le Figaro’da Türkiye’yi eleştirdi: İmamoğlu üzerinden Avrupa’ya seslendi (Fotoğraflar AA ve DHA'dan alınmıştır.)
BU KEZ FRANSIZ BASININDAN TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALDI
Özel, Le Figaro'daki yazısında Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı, yargıyı, medyayı ve Türkiye'deki siyasi sistemi hedef alan ağır iddialar ortaya attı.
Son 20 yılda siyasi gücün Başkan Erdoğan'ın çevresinde toplandığını savunan Özel; yargı bağımsızlığının zayıfladığını, medyanın önemli bölümünün hükümet kontrolüne geçtiğini, gösterilerin sınırlandırıldığını ve muhalefet belediyelerinin baskı altında tutulduğu hezeyanlarını savundu.
Özel'in Türkiye'de "siyasi rekabetin giderek sınırlandığı" şeklindeki anlatısının merkezine yerleştirdiği dosya ise Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden ceza davası oldu.

YOLSUZLUK DAVASINI "SİYASİ BASKI" ANLATISINA TAŞIDI
Özel, Ekrem İmamoğlu'nun Mart 2025'te tutuklanmasını Türkiye'de siyasi rekabetin engellendiği iddiasının başlıca örneklerinden biri olarak Fransız kamuoyuna sundu.
İmamoğlu'nun muhalefetin güçlü cumhurbaşkanı adaylarından biri olduğu sırada tutuklandığını öne çıkaran Özel, dosyayı ağırlıklı olarak muhalefetin siyasi hareket alanının daraltıldığı tezi üzerinden anlattı.
Ancak Özel'in siyasi baskı anlatısına yerleştirdiği dosya, mahkemece kabul edilmiş kapsamlı bir iddianame ve yüzlerce sanığın yargılandığı ceza davasından oluşuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince 25 Kasım 2025'te kabul edilen iddianame kapsamında 407 sanığın yargılandığı kapsamlı bir ceza davası bulunuyor. İddianamede suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama dahil çok sayıda suç isnadı yer alıyor.

143 EYLEM VE MİLYARLARCA LİRALIK KAMU ZARARI İDDİASI
Özel'in Le Figaro'daki siyasi anlatısında geri planda kalan iddianamede ise 143 farklı eyleme ilişkin ayrıntılı suçlamalar bulunuyor.
Savcılık iddianamesinde söz konusu eylemler nedeniyle suç tarihleri itibarıyla yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar kamu zararına yol açıldığı ileri sürülüyor. Ayrıca 95 taşınmaz da dosyadaki mali tablo içerisinde yer alıyor. Bunlar savcılığın iddianamedeki iddia ve hesaplamaları; nihai değerlendirmeyi mahkeme yapacak.
Ekrem İmamoğlu hakkında da rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma ve suç gelirlerini aklama dahil çok sayıda suçlamadan ceza talep ediliyor.
Özel ise Fransız kamuoyuna yaptığı anlatımda dosyanın bu hukuki ve mali boyutundan çok, İmamoğlu'nun siyasi kimliği ve tutuklanmasının muhalefet üzerindeki etkisi üzerinde durdu.

DAVA DOSYASINDAN ÇOK SİYASİ TEZİNİ ÖNE ÇIKARDI
Özel, "Asıl tehlike, iktidarın rakiplerini sandıkta yenmeye çalışmakla yetinmeyip kimin kendisine rakip olabileceğine karar vermeye başlamasıyla ortaya çıkar" diyerek İmamoğlu hakkında yürütülen yargı sürecini doğrudan siyasi rekabet tartışmasının içine yerleştirdi.
Mahkemece kabul edilmiş kapsamlı bir iddianameye konu olan ve yüzlerce sanığın yargılandığı dosya, Özel'in Le Figaro'daki yazısında ağırlıklı olarak muhalefete yönelik siyasi baskı tezinin örneği olarak sunuldu.
Özel'in siyasi yorumunun aksine davanın hukuki sonucu henüz belli değil. Ancak aynı şekilde, devam eden davanın ve iddianamede yer alan suçlamaların yok sayılması da dosyanın bütününü yansıtmıyor.

"KONTROLLÜ MUHALEFET" İDDİASINI ORTAYA ATTI
Özel, İmamoğlu dosyasından hareketle Türkiye'de daha geniş bir siyasi müdahale bulunduğunu da savundu.
İktidarın rakiplerini yalnızca seçimlerde yenmeye çalışmadığını, kimlerin kendisine rakip olabileceğini de belirlemeye başladığını ileri süren Özel, bunun amacını "kontrollü bir muhalefet yaratmak" sözleriyle savundu.
Yeni Parti'nin kuruluş sürecini de aynı anlatıya dahil eden Özel, eski partisinin yönetiminden uzaklaştırılmasının ardından 90 milletvekiliyle yeni partiyi kurduğunu söyleyerek kendi siyasi sürecini de Fransız kamuoyuna taşıdı.

AVRUPA'YA ANKARA MESAJI
Özel'in yazısı Türkiye'nin iç siyasetine yönelik değerlendirmelerle de sınırlı kalmadı.
NATO, göç, Ukrayna, Karadeniz, enerji, Suriye ve Orta Doğu başlıklarını gündeme getiren Özel, Avrupa'nın Türkiye ile ilişkilerinde stratejik çıkarların demokrasi tartışmalarının önüne geçmemesi gerektiğini savundu.
"Stratejik önem ile demokratik meşruiyet aynı şey değildir" ifadelerini kullanan Özel, Avrupa başkentlerine Ankara ile ilişkilerinde Türkiye'nin iç siyasi tartışmalarını da daha fazla dikkate almaları yönünde mesaj verdi.
Türkiye'de devam eden siyasi ve hukuki tartışmaları Fransız kamuoyunun önüne taşıyan Özel, Avrupa'ya Türkiye politikasına ilişkin de çağrıda bulunmuş oldu.
NEWSWEEK'TEN LE FIGARO'YA AYNI HAT
Le Figaro, Özel'in Türkiye'ye ilişkin tezlerini taşıdığı ilk yabancı yayın olmadı.
Daha önce ABD, İngiliz ve İtalyan basınındaki yazı ve açıklamalarında da Türkiye'deki yargı süreçleri, Başkan Erdoğan ve muhalefet üzerinden benzer bir siyasi çerçeve çizen Özel'in bu kez adresi Fransa oldu.
Yayın kuruluşları değişse de Özel'in yabancı basına taşıdığı temel tez büyük ölçüde aynı kaldı: Türkiye'deki adli ve siyasi süreçleri "demokratik aşınma" ve "siyasi baskı" başlıkları altında Avrupa ve ABD kamuoyunun gündemine taşımak.

ADRES DEĞİŞTİ SÖYLEM DEĞİŞMEDİ
Özel'in son Le Figaro yazısında da aynı çizgi öne çıktı.
Yargı, medya, İmamoğlu davası ve muhalefet belediyeleri üzerinden Türkiye'de siyasi rekabetin engellendiği hezeyanlarını savunan Özel, özellikle İmamoğlu hakkındaki çok sanıklı ceza davasını siyasi baskı tezinin merkezine yerleştirdi.
Ancak Özel'in siyasi çerçevesinin arka planında mahkemece kabul edilmiş bir iddianame, 143 eyleme ilişkin ağır suçlamalar ve yüzlerce sanıkla devam eden bir yargılama bulunuyor.
Le Figaro çıkışıyla birlikte Özel, Türkiye'nin iç siyasetindeki ve yargıdaki tartışmaları bir kez daha Batı kamuoyunun gündemine taşımış oldu.
