İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında savunma yapan Mete Mağden ile Cem Çelik’in ifadeleri, belediyenin reklam ve etkinlik işleri çevresindeki fatura trafiğini gündeme taşıdı. İki iş insanının anlatımında da Güldem Şık’ın adı öne çıktı. Mağden, hangi şirketten ne kadar fatura geleceğinin Şık üzerinden bildirildiğini söylerken Çelik, üç şirketten gelen yaklaşık 12,7 milyon liralık faturayı Barış Kılıç ve Güldem Şık’ın yönlendirmesiyle ödediğini savundu. Mağden’in, kendisine paranın sisteme girdiğinin söylendiğine ilişkin sözleri de mahkeme tutanaklarına yansıdı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat

İBB'ye yönelik yolsuzluk davasında mahkeme huzurunda savunma yapan 45 Tasarım şirketinin sahibi Mete Mağden ile Tuce Yatırım yetkilisi Cem Çelik'in ifadeleri, belediyedeki ihale ve reklam süreçlerine ilişkin dikkat çeken detayları gün yüzüne çıkardı.

Farklı projelerde görev alan iki iş insanı da şirketlerine kesilecek faturaların CHP yönetimindeki İBB'nin iletişim yapılanmasındaki isimler tarafından yönlendirildiğini öne sürdü. Her iki ifadede de Güldem Şık'ın fatura süreçlerindeki rolüne dikkat çekilirken Murat Ongun'un resmî yetkisi bulunmadığı belirtilmesine rağmen toplantı ve yönlendirmelerde etkili olduğu ifade edildi.

İBB’de 12,7 milyonluk hayalet reklam! Fatura var sözleşme yok (Fotoğraflar Takvim foto arşivinden alınmıştır.)İBB’de 12,7 milyonluk hayalet reklam! Fatura var sözleşme yok (Fotoğraflar Takvim foto arşivinden alınmıştır.)

İHALEYİ ALACAK FİRMA BELLİ, EVRAKLAR HAZIR

Mete Mağden, İBB ile çalıştığı dönemde kendisinden "yan teklif" vermesinin istendiğini söyledi.

Duruşma savcısının konuyu sorması üzerine Mağden, şu ifadeleri kullandı:

"Yan tekliften kastım aslında ihalenin içerisinde gerçek kazanacak kişi değil, bu ihaleye girecek üç firmadan birisi olmam istendi. Dolayısıyla bu konuyla ilgili isteksizliğimi defalarca Emrah Bağdatlı'ya ilettim. Açıkçası çok aşırı bir tepki almadım ama zaten şöyle bir şey var: Buradaki her tedarikçinin, her ihale kazananının da söyleyeceği üzere Kültür AŞ'den ödeme almak zordu. Yani evet, paranız her zaman sağlamdı ama sonuçta doğru vadelerde, doğru şekilde almıyordunuz.

Dolayısıyla benim o sırada 5 milyon gibi almam gereken bir hak edişim vardı. Bunu almamın çok zor olacağını, içeride mutsuzluk yaratacağını söyledi. Dolayısıyla ben de orada yanlış bir karar vererek kabul ettim."

Savcı, Mağden'in önceki ifadesinde ihaleyi alacak firmanın belli olduğunu, mevzuat gereği başka şirketlerin de ihaleye katılması gerektiğini söylediğini hatırlattı.

İhale evrakları ile şirketin antetli kâğıtlarının Güldem Şık'ta bulunduğu ve hazırlanan belgelerin kendilerine imzalanmak üzere gönderildiği yönündeki beyanı sorulan Mağden, "Doğru" yanıtını verdi.

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-3

ANTETLİ KAĞITLAR DA GÜLDEM ŞIK'TAYDI

Mağden, Güldem Şık'ı o dönemde İBB'nin iletişim biriminde çalışan bir kişi olarak bildiğini söyledi.

Güldem Şık'ın kim olduğunun sorulması üzerine Mağden, "Güldem Şık da davadan önce bizim için İletişim Başkanlığı çalışanı (İBB'de) bir kişiydi" dedi.

Şık'ı kamu görevlisi olarak bilip bilmediği sorulan Mağden, "Ben kamu görevlisi olarak biliyorum" yanıtını verdi.

Güldem Şık'ın İBB'deki İletişim Başkanlığında odasının bulunup bulunmadığı yönündeki soruya ise "Vardı" karşılığını verdi.

Mağden, başka şirketlerin de antetli kâğıtlarını aynı şekilde teslim edip etmediğini bilmediğini ifade etti.

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-4

HAK EDİŞ GELDİ, YÜZDE 10 ÇEKİLDİ

Mağden'in savunmasının en çarpıcı bölümlerinden biri, Emrah Bağdatlı'ya verdiğini söylediği yüzde 10'luk komisyon oldu.

Paranın nasıl teslim edildiğini anlatan Mağden, şu ifadeleri kullandı:

"Hak edişimizi yaptıktan sonra, ancak paramız bize ulaştıktan sonra ben çekerdim ve muhasebeye iletirdim. O da birisini gönderirdi, aldırırdı."

Parayı almaya gelen kişiye ilişkin bilgisi olup olmadığı sorulan Mağden, şunları söyledi:

"Yok. Hatta bu konuyla ilgili muhasebecim de ifade verdi. Çünkü ben hiçbir zaman vermedim. Her zaman bizim muhasebeye iletirdim. Ama anladığım kadarıyla onların ifadesine göre de her zaman aynı kişi değildi."

Mağden, Emrah Bağdatlı'nın İBB'de resmî bir görevi bulunmadığını bildiğini, verdiği paranın kendi hak edişinden karşılandığını ve işlerin fiyatlarını şişirmediğini savundu.

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-5

PARANIN SİSTEME GİRDİĞİNİ SÖYLEDİ

Duruşma savcısı, Mağden'in önceki beyanında Emrah Bağdatlı'nın kendisine, "Bu para benim cebime girmiyor. Bir sistem var. Bu sistem içinde değerlendirildiğinde çok paraya ihtiyaç olacak. Bu nedenle İBB'de çalışan herkes bu sisteme katkı sağlıyor" şeklinde ifadelerde bulunduğunun yer aldığını hatırlattı.

Savcının, bu sözlerin kendisine doğrudan söylenip söylenmediğine ilişkin sorusuna Mağden, "Bana söyledi" yanıtını verdi.

Mağden, savunmasında "sistem" söylemine ilişkin şunları kaydetti:

"Sistem söylemini bir tek Emrah Bağdatlı'dan duydum. Ancak bunu benden para aldığında utandığı için mi uydurdu, yoksa gerçek miydi, hiçbir zaman bilemedim. Bu yüzden de pek fazla sorgulamadım. Ancak benden her para alışında sistemin varlığından ve bu paranın sisteme girdiğinden bahsediyordu."

FATURAYI KESECEK ŞİRKETİ DE TUTARI DA ONLAR BELİRLEDİ

Mağden, şirketinin kazandığı ihalelerin kapsamında kendi uzmanlık alanlarına girmeyen işler bulunduğunu, bu işlerin başka şirketlere yaptırıldığını ve faturaların kendi şirketine yönlendirildiğini anlattı.

Mağden, fatura trafiğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"İhale kapsamları çok genişti. İçinde bizim işimiz olmayan ve hizmetini veremeyeceğimiz bir sürü iş kalemi vardı. Çadır gibi, ses, ışık gibi. Dolayısıyla bu kalemlerin işlerini İletişim Başkanlığı kendi verir, sonrasında bize Güldem Hanım vasıtasıyla hangi firmalardan ne kadar fatura geleceğini söylerdi. Biz de fatura tutarı tutuyorsa kabul eder ve hak edişimizi alınca da onlara öderdik."

Mağden, ihale tutarının önemli bir bölümünün başka firmaların yaptığı işlerden oluştuğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örneğin bizim aldığımız 30 milyonluk bir ihale varsa olsa olsa 15 milyon, belki daha azı bizim gerçek hak edişimizdir. Diğerleri, diğer firmaların yaptığı işlerdir."

Duruşma savcısı, fatura kesme süreçlerini Güldem Şık'ın yönetip yönetmediğini sordu. Mağden, şu yanıtı verdi:

"Evet ama tabii oran böyle olmazdı. Yani yüzde 20'sini biz yapıp da yüzde 80'i olmazdı. Normalde en iyi yarı yarıya olurdu. Evet, biz o bilgiyi alırdık. Yani bu firmadan bu kadar."

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-6

"İŞLERİNE KARIŞMAMIZI İSTEMİYORLARDI"

Savcı, Mağden'in önceki beyanında Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık'ın, kendilerine fatura kesecek şirketlerin işlerine karışılmasını istemediğini söylediğini hatırlattı.

Bunun nedeni sorulan Mağden, şu yanıtı verdi:

"Bilmiyorum. Yani sonuçta bizim işimiz değildi aslında. Ama onların herhalde bir şekilde tercihleri... Çünkü sonuçta ben onların yapacağı tercihin aynısını yapmayabilirdim. Belki tercihi kendileri yapmak istediler, bilemiyorum."

Mağden ayrıca ihalelere katılmak istemediklerini bildirmelerinin ardından Pangram isimli şirket üzerinden çalışmaya devam ettiklerini anlattı.

Mağden, kendisine iletilen talebi şu sözlerle aktardı:

"Pangram'ın kurulma sebebi de aslında şu: İhaleyi 45 Tasarım aldığı için, bundan sonraki bizim söylediğimiz özel işleri yapacağınız zaman böyle bir şeyi 45'te yapmayın. Sahibi de başka olsun, dedi. Başka bir firma olsun. Sonra Sayıştay vesaire problem olabilir, dedi."

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-7

CEM ÇELİK: MURAT ONGUN'UN TALİMATI OLDUĞU SÖYLENDİ

Tuce Yatırım yetkilisi Cem Çelik'in Dijital Deneyim Müzesi projesine ilişkin savunması da benzer fatura yönlendirmesi iddialarını gündeme taşıdı.

Çelik, 2024 yılı başında Murat Abbas'ın Dijital Deneyim Müzesi, Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453 Tarih Müzesi için reklam ve etkinlik çalışmaları yapılacağını, paylaşım oranları gereği şirketine 10 milyon lira düştüğünü bildirdiğini söyledi.

Talebin kimden geldiğini sorduğunu belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"Murat Abbas bunun yukarıdan istendiğini söyledi. Kimin talep ettiğini sorduğumda da Murat Ongun'un talimatı olduğunu belirtti. Kültür AŞ'nin kendi payını ödediğini de söyledi. Bunlar Murat Abbas'ın bana aktardığı açıklamalardır."

Çelik, bu konuşmanın ardından Barış Kılıç'a yönlendirildiğini, Kılıç'ın da Güldem Şık'ın kendisiyle irtibata geçeceğini bildirdiğini söyledi.

ÜÇ ŞİRKETTEN 12,7 MİLYON LİRALIK FATURA

Çelik'in anlatımına göre Güldem Şık, Tuce Yatırım'ın fatura bilgilerini aldı ve Sinco Global, OMR ile MK Grup isimli üç şirketin reklam işi yapacağını bildirdi.

Çelik, ödeme sürecini şöyle anlattı:

"Daha sonra telefonla fatura bilgilerimi aldı ve Sinco, OMR ve MK Grup adlı üç şirketin reklam işinin yapılacağı, faturanın bu şirketler tarafından düzenleneceği ve hemen ödenmesi gerektiğini bildirdi. Bu kadar kısa sürede ödeme yapamayacağımı söyleyince durumu Barış Kılıç'a ileteceğini belirtti. Bir veya iki gün sonra Barış Kılıç beni arayarak ödemelerin geciktirilmemesini, aksi hâlde diğer iki müzedeki sözleşmelerin de feshedilebileceğini söyledi. Bunun üzerine düzenlenen faturaları banka havaleleriyle ödedim."

Çelik, Barış Kılıç ile Güldem Şık'ın yönlendirmesi ve ödeme baskısı sonucunda şirketine reklam, tanıtım ve etkinlik adı altında KDV dahil yaklaşık 12,7 milyon liralık fatura ödetildiğini savundu.

FATURALAR AYNI GÜN DÜZENLENDİ

Cem Çelik, üç faturanın da 31 Ocak 2024'te Tuce Yatırım adına düzenlendiğini söyledi.

Çelik'in verdiği bilgilere göre OMR, 1 milyon 500 bin liralık hizmet bedeli ile 300 bin lira KDV olmak üzere toplam 1 milyon 800 bin liralık fatura kesti. MK Grup'un faturası ise 3 milyon 500 bin liralık hizmet bedeli ve 700 bin liralık KDV ile 4 milyon 200 bin liraya ulaştı.

Sinco Global'in faturasında billboard, afiş, etkinlik, broşür, vinil baskı ve konstrüksiyon malzemesi kalemlerinin yer aldığını belirten Çelik, üç şirkete yapılan toplam ödemenin yaklaşık 12,7 milyon lirayı bulduğunu ifade etti.

LOGOLARINI BİLE İSTEMEDİLER

Çelik, milyonlarca liralık faturalara konu reklam çalışmalarının nerede ve nasıl yayımlandığına ilişkin kendilerine herhangi bir belge sunulmadığını öne sürdü.

Üç şirketle hizmetin kapsamı, bedeli, teslimi ve onay sürecine ilişkin yazılı bir sözleşme imzalamadıklarını söyleyen Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"Daha sonra reklamların nerede ve nasıl yayımlandığını gösteren belgeleri ve ilan görsellerini Güldem Şık ile Barış Kılıç'tan birkaç kez istedim ancak bana dönüş yapılmadı. Sinco Global, MK Grup ve OMR ile faturaya konu hizmetlerin kapsamını, bedelini, teslimini, onay sürecini belirten yazılı bir sözleşme imzalamadık.

Sinco Global ve MK Grup'un hazırladığı ileri sürülen görsel ve yazılım materyalleri onayımıza sunulmadı. Tanıtımımızda Tuce'nin logosunun da bulunmasını beklediğimiz hâlde bizden logo dahi istenmedi. Materyaller bize teslim edilmedi. Kime, ne zaman ve nasıl teslim edildiği, hangi müzenin tanıtımında, hangi mecralarda ve ne süreyle kullanıldığı bildirilmedi."

Çelik, soruşturma sürecinde söz konusu paraların reklam için kullanılmadığını öğrendiklerini ileri sürdü. Kendilerine fatura düzenleyen üç şirket hakkında savcılığa başvurduklarını ve gerçekleşmeyen hizmetlere ilişkin ödemelerin iadesi için dava açtıklarını belirten Çelik, bu davalarda faturaların mali kayıtlara dahi işlenmediğinin ortaya çıktığını savundu.

YÖNLENDİRME ZİNCİRİNİ TEK TEK ANLATTI

Duruşma savcısı, Cem Çelik'e fatura kesme sürecinde kendisini kimlerin yönlendirdiğini sordu.

Çelik, şu yanıtı verdi:

"Başta firma ismi vermeden Murat Abbas, sonrasında Barış Kılıç'a yönlendirdi. Barış Kılıç da Güldem Şık'a yönlendirdi."

Güldem Şık'ı kim olarak bildiği sorulan Çelik, "Güldem Şık'ı Barış Bey tanıştırdı benimle. Ben kendisini İletişim Koordinatörlüğünde çalışan bir hanımefendi zannetmiştim" dedi.

Çelik, dava süreçlerinin başlamasının ardından Güldem Şık'ı karşı taraftaki bir reklam şirketinin ofisinden çıkarken gördüğünü ve Şık'ın kendisini görünce şaşırıp paniklediğini doğruladı.

Savcının, söz konusu reklam şirketinin tabelasının operasyon öncesinde söküldüğüne ilişkin sözlerine Çelik, "Evet" yanıtını verdi.

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-8

SÖZLEŞME OLMADAN 30 MİLYON LİRALIK İMALAT

Çelik'in savunmasında Dijital Deneyim Müzesi'nin yapım sürecine ilişkin iddialar da yer aldı.

Duruşma savcısının, yıkım ve inşaata başlanırken Kültür AŞ veya Medya AŞ ile yapılmış bir sözleşme ya da ihale bulunup bulunmadığını sorması üzerine Çelik, "Hayır, yoktu. Başlanacağı söylendi" dedi.

Herhangi bir anlaşma olmadan işe neden başladığı sorulan Çelik, şunları söyledi:

"Mevcutta iki tane müzemiz vardı ve beni ta Amerika'dan arayıp çağırıp davet etmişlerdi. Sürecin de çok kısıtlı olduğunu, bununla ilgili destek istediklerini söylediler. Sonrasında biz geriden devam edip süreçlere başlayacağız, dediler."

Talebin Murat Ongun'dan mı yoksa Murat Abbas'tan mı geldiği sorulan Çelik, "Hepsi" yanıtını verdi.

Savcının, isimlerin aynı toplantıda bulunup bulunmadığına ilişkin sorusu üzerine Çelik, "Evet, aynı toplantıyı yaptık zaten, konuştuk bütünlerini" dedi.

Çelik, müze için yaptığı imalatın tutarı sorulduğunda "Yaklaşık 30 milyonu buldu" karşılığını verdi.

YÜZDE 40 SÖZÜ VERİLDİ, SÖZLEŞMEDE YÜZDE 31 ÇIKTI

Çelik, inşaat devam ederken Kültür AŞ yönetimi tarafından hasılat payının yüzde 40 olarak düzenleneceğinin taahhüt edildiğini söyledi.

Müzenin 29 Şubat 2024'te açılmasının ardından 27 Mart 2024'te kendisine bir sözleşme gönderildiğini belirten Çelik, metinde payının yüzde 31 olarak yazıldığını ve sözleşme tarihinin 15 Ocak 2024 şeklinde düzenlendiğini anlattı.

Çelik, sözleşmedeki tarihe ilişkin kendisine yönetim kurulu defterinde 15 Ocak tarihine ait boş bir sayfa ayrıldığı yönünde açıklama yapıldığını öne sürdü.

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-9

RESMÎ YETKİSİ YOKTU, TOPLANTILARDAYDI

Çelik, inşaat giderlerinin nasıl karşılanacağı konusunda Murat Ongun'un da katıldığı toplantılar düzenlendiğini söyledi.

Duruşma savcısının, Murat Ongun'un Kültür AŞ'de bir yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin sorusuna Çelik, "Benim bildiğim yok" yanıtını verdi.

Ongun'un toplantılara hangi sıfatla katıldığı sorulan Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"Murat Bey, bizim bildiğimiz, her zaman başkanın yanındaki ikinci adam ya da sağ kolu gibi görülür. O yüzden de ben kalkıp 'Murat Bey bu toplantıda ne arıyor?' diye soracak konumda değildim."

DDM İHALESİ GİBİ GÖSTERİP GİDERLERİ YANSITTILAR

Çelik, Kültür AŞ tarafından üç şirkete verilen ihalenin Dijital Deneyim Müzesi'ne değil, müzenin bitişiğindeki İletişim Koordinatörlüğü binasının inşaat, dekorasyon ve mobilya işlerine ilişkin olduğunu iddia etti.

Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"Yaptıkları ihale tamamıyla DDM'yle bitişik olan İletişim Koordinatörlüğü binasının inşaatının ve içerideki dekorasyon ve mobilya işlerinin ihalesi. Onu da Kültür AŞ'nin DDM Müzesi'nin ihalesi olarak yedirdiler ve bütün giderleri buraya yansıttılar. Zaten Sayıştay'ın denetiminde çıkan sonuçta normal maliyetlerin müzenin çok üstünde gözükmesinin sebebi de budur."

Savcının, söz konusu bölümün yüksek gösterilip gösterilmediğine ilişkin sorusuna Çelik, şu yanıtı verdi:

"Benim tahminim öyle. Çünkü o yapılan ihalenin bizim inşaatını yaptığımız Dijital Deneyim Müzesi'nin inşaatına hiçbir şekilde harcanmadığını biliyorum."

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat-10

İKİ İFADE, AYNI İSİM VE BENZER FATURA TRAFİĞİ

Mete Mağden ile Cem Çelik'in ifadeleri farklı projelere ilişkin olsa da iki anlatımın kesişim noktasında Güldem Şık'ın bulunması dikkat çekti.

Mağden, ihale evraklarının hazırlanarak kendisine imzalanmak üzere gönderildiğini ve hangi şirketin ne kadar fatura keseceğinin Güldem Şık üzerinden bildirildiğini savundu. Çelik ise üç şirket tarafından düzenlenen yaklaşık 12,7 milyon liralık reklam faturasının Barış Kılıç ve Güldem Şık'ın yönlendirmesiyle kendisine ödetildiğini ileri sürdü.

Mağden'in ifadesine yüzde 10'luk komisyon ve "sistem" söylemi yansırken Çelik, reklam talebinin "yukarıdan" geldiğinin ve Murat Ongun'un talimatı olduğunun kendisine aktarıldığını söyledi.

Her iki sanık da haklarındaki örgüt üyeliği ve kamu zararına neden olma suçlamalarını reddetti. Mağden, olmayan bir işe fatura kesmediğini ve fiyatları şişirmediğini savunurken Çelik, para trafiğinde menfaat sağlayan değil, ödeme yapmak zorunda bırakılan ve zarara uğrayan taraf olduğunu ileri sürdü.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Yunus Akseki
Yunus Akseki Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler