Bakan Göktaş duyurdu: Çocuklar için e-Devlet üzerinden kontrollü, veri paylaşımı olmayan dijital yönetmelik hazırlanıyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'nin çocukları dijital dünyanın tehditlerinden korumak amacıyla e-Devlet üzerinden giriş öngören, veri paylaşımı yapmayan kontrollü bir yönetmelik hazırladığını duyurdu. Bakan, uzun ekran kullanımının uyku ve ruh sağlığını etkilediğini, çocukların konsantrasyonunda yüzde 48 düşüş görüldüğünü belirtti; yönetmelikle erişim, yaş ayrımı ve platform denetimlerinin getirileceğini açıkladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, devlet korumasındaki Suriyeli çocukların aileleriyle buluşturulması programının ardından Şam'dan dönüş yolunda dijital dünyadan aile politikalarına, gençlerden yaşlı bakımına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin çocukları dijital dünyanın tehditlerinden korumak amacıyla yeni bir seferberlik başlattığını açıklayan Göktaş, hazırlanan yönetmelikle çocukların daha kontrollü ve güvenli bir dijital ortamda bulunmasının hedeflendiğini söyledi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukları dijital dünyanın risklerinden koruyacak yeni düzenlemeyi açıkladı. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)
ÇOCUKLAR DİJİTAL DÜNYANIN RİSKLERİNE KARŞI KORUNACAK
Türkiye'nin önümüzdeki hafta başlayacak Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde de çocukların dijital dünyanın tehditlerinden korunması konusunu gündeme taşıyacağını belirten Göktaş, özellikle sosyal medya platformlarının çalışma biçimlerinin çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Çocukların dijital risklerden korunması için yeni dönem başlıyor.
Sosyal medya platformlarında kullanılan kaydırma özellikleri ve yapay zekâ algoritmalarının çocukları uzun süre ekran başında tuttuğunu belirten Göktaş, bu durumun "sanal ekran ekonomisi" oluşturduğunu ifade etti. Uzun ekran kullanımının uyku düzenini bozabildiğini, depresyon ve kaygıyı tetikleyebildiğini belirten Göktaş, çocukların konsantrasyonunun da yüzde 48 oranında düştüğünü söyledi.
Çocukların sosyal medyada günlük ortalama 3,5 saatten fazla vakit geçirdiğini belirten Göktaş, ekran başında geçirilen sürenin farkında olmayan çocukların bunu inkâr etme eğilimi de gösterebildiğini ifade etti.
Sosyal medya ve oyun platformlarına yaş filtresi geliyor.
Bakan Göktaş, dijital dünyaya ilişkin hazırlanan yeni düzenlemeyle ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye olarak çocuklarımız için, e-devlet üzerinden giriş öngören, veri paylaşımı yapmayan kontrollü ve güvenli bir yönetmelik hazırlıyoruz."
Göktaş ayrıca dijital ayak izi konusunda yeterli farkındalığın bulunmamasının çocuklar açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.

"AİLELER BAŞ EDEMİYOR"
Çocukların dijital platform kullanımının aileler açısından da önemli bir sorun hâline geldiğini belirten Göktaş, bazı ailelerin çocuklarının dijital kullanımını kontrol etmekte zorlandığını ve bu nedenle devlet koruması talep edebildiğini söyledi.
Göktaş, Roblox ve Discord gibi platformlarla ilgili mahkeme kararları doğrultusunda erişim engelleri uygulandığını hatırlatarak yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını belirtti.
Bu kapsamda oyun platformlarına yönelik yeni bir yönetmelik hazırlanmasının planlandığını ifade eden Göktaş, 15-18 yaş grubuna yönelik içeriklerin de birbirinden ayrıştırılmasının hedeflendiğini kaydetti.

SOSYAL MEDYADAKİ YAPAY GÜZELLİK ALGISINA KARŞI FARKINDALIK
Bakan Göktaş, sosyal medyada oluşturulan yapay ve idealize edilmiş güzellik anlayışına karşı da farkındalık çalışmaları yürütüleceğini açıkladı.
KADEM ile ortaklaşa 21-22 Kasım'da "Kadın ve Adalet Zirvesi" düzenleneceğini belirten Göktaş, zirvenin ana temasının "Kurgulanmış Güzellikler" olacağını söyledi.
Göktaş, zirve kapsamında sosyal medyada sunulan yapay ve idealize edilmiş güzellik algılarının oluşturduğu baskıya karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Meta, Google ve TikToka algoritma şartı geliyor: Kullanıcının tercihine uymayana ciddi ceza gündemde

GENÇ ÇİFTLERE DESTEK SÜRÜYOR
Aile politikaları kapsamında genç çiftlere yönelik desteklerin de devam ettiğini belirten Göktaş, Bakanlık olarak 18-29 yaş arasındaki 120 bin çiftin evlenmesine destek verdiklerini açıkladı.
Bu çiftlerden yaklaşık 19 bin bebeğin dünyaya geldiğini belirten Göktaş, toplamda 25 milyar lira doğum yardımı yapıldığını söyledi.
Gençleri desteklemeye yönelik yeni adımların da atılacağını belirten Göktaş, evlilik kredisinden yararlananlara İŞKUR'da öncelik tanınmasının planlandığını açıkladı.
Göktaş ayrıca yeni yapılan sosyal veya kiralık konutlarda 18-29 yaş arasındaki gençler ile çocuklu ailelere öncelik verileceğini belirtti.

KARDEŞSİZ TOPLUM UYARISI
Genç nesillerde aile yapısının ve kardeş sayısının azalmasının toplumsal açıdan önemli sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Göktaş, Türkiye'nin giderek kardeşsiz bir topluma doğru ilerlediğini söyledi.
Bu durumun özellikle ilerleyen yaşlarda yalnızlık ve bakım ekonomisi açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Göktaş, toplumdaki alışkanlıkların değişmesi ve insanların giderek yalnızlaşması nedeniyle huzurevlerine yönelik taleplerin de arttığını ifade etti.
Göktaş, geçmişte bir kişinin huzurevine yerleştirilmesinin yadırgandığını ancak bugün bunun giderek normalleştiğini söyledi.
65 YAŞ ÜSTÜ 1,8 MİLYON KİŞİ TEK BAŞINA YAŞIYOR
Türkiye'de tek başına yaşayan 65 yaş üstü 1,8 milyon vatandaş bulunduğunu belirten Göktaş, özellikle yaşlanan nüfusun yoğun olduğu illerde yeni sosyal destek modellerinin hayata geçirildiğini ifade etti.
Bu kapsamda şimdiye kadar 43 gündüz aktif yaşam merkezi açıldığını belirten Göktaş, yaşlıların sosyal hayata daha güçlü şekilde katılmasını amaçladıklarını söyledi.

"ÖNCELİĞİMİZ AİLE ODAKLI HİZMETLER"
Çocukların aile ortamında büyümesinin önemine dikkat çeken Göktaş, hiçbir kurumun sağlıklı bir aile ortamının ve şefkatin yerini tutamayacağını vurguladı.
Göktaş, aile koşullarının uygun olduğu durumlarda çocukların yeniden aileleriyle buluşturulmasına öncelik verdiklerini belirterek, koruyucu aile ve evlat edinme modellerinin de teşvik edildiğini söyledi.
"Hiçbir şey şefkatin ve sağlıklı bir aile sıcaklığının yerini tutamaz. Mümkün olan durumlarda şartlarını iyileştirerek çocuklarımızı yeniden aileleriyle buluşturuyoruz. Önceliğimiz aile odaklı hizmetler. Koruyucu aile ve evlat edinmeyi de teşvik ediyoruz."

TÜRKİYE'NİN KORUYUCU AİLE MODELİ SURİYE'DE UYGULANIYOR
Göktaş, Suriye'deki temasları kapsamında kadın, çocuk, aile ve engellilik alanlarında Türkiye'nin deneyimlerini paylaşmaya hazır olduklarını da ilettiklerini açıkladı.
Suriye'de Esad döneminde yaşanan kayıp vakaları nedeniyle yetkililerin başlangıçta çekimser yaklaştığını belirten Göktaş, Türkiye'nin uyguladığı sistemi anlatmalarının ardından Suriye'de terk edilmiş bebeklerin koruyucu ailelere verilmeye başlandığını söyledi.
Göktaş, Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen koruyucu aile modelinin Suriye'de de örnek alınarak uygulanmaya başlandığını ifade etti.
"Suriyeli yetkililerle görüşmelerimizde, kadın, çocuk, aile ve engellilik alanlarında Türkiye'nin tecrübelerini paylaşmaya hazır olduğumuzu belirttim. Esad döneminde yaşanan kayıp vakaları nedeniyle çekimser kalsalar da sistemimizi anlatınca Suriye'de terk edilmiş bebekleri koruyucu ailelere vermeye başladılar. Sn. Emine Erdoğan'ın himayesinde yürüttüğümüz koruyucu aile modelimizi örnek olarak uyguluyorlar."