Küresel platformlarda hinlik yarışı: Türkiye’den milyarlar alıp düşmanlık veriyorlar! Netflix’ten Esenboğa kurgusu

Türkiye’de 158 milyarı aşan dijital medya yatırımından aslan payını alan küresel şirketler, yerel haberciliği desteklemek yerine Türkiye’nin imajını zedeleyen içeriklere imza atıyor. Avustralya’nın dijital platformları gazeteciliğe fon sağlamaya zorlayan yasası küresel emsal oluştururken, söz konusu şirketlerin ülkemizde oluşturduğu tek taraflı ekonomik ilişki tepkilere neden oluyor. Aynı şekilde Türkiye pazarında büyük rant sağlayan Netflix’in Esenboğa Havalimanı’nda geçen son belgeseli ise dijital devlerin Türkiye’ye yönelik çifte standardını gözler önüne seriyor. Netflix’in 4 Eylül’de yayımladığı belgeselde Türkiye’nin diplomatik ağırlama standartları hedef alındı. Amerikan istihbaratının bile şüpheyle yaklaştığı iddialar üzerinden Ankara karalandı. ABD Başkanı Trump’ın Ankara’dan ayrılışını konu alan belgeselde, MİT’in başarılı güvenlik operasyonu görmezden gelinerek Türkiye uluslararası arenada tekinsiz ülke gibi gösterilmeye çalışıldı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Küresel platformlarda hinlik yarışı: Türkiye’den milyarlar alıp düşmanlık veriyorlar! Netflix’ten Esenboğa kurgusu

Küresel dijital platformlar Türkiye pazarından her yıl milyarlarca lira gelir elde etmeye devam ederken, devasa kazancın karşılığında ülkemize sundukları art niyetli tablo tepkileri beraberinde getiriyor.

Avustralya gibi ülkeler, teknoloji devlerini reklam gelirlerinin yüzde 2'den fazlasını yerel gazeteciliğe aktarmaya zorlayan sert kanunları hayata geçirirken, Türkiye'de bu şirketler yerel haberciliğe hiçbir katkı sunmadan devasa karlar elde ediyor. Üstelik bu ekonomik sömürünün yanı sıra, Türkiye'den milyonlarca abone kazanan Netflix gibi platformlar, Ankara'yı tekin olmayan, ABD Başkanının hayatının riske girdiği güvensiz Orta Doğu ülkesi gibi gösteren kasıtlı belgeseller yayınlayarak Türkiye'nin küresel imajını doğrudan hedef alıyor.

HİNFLIX!

Netflix'in 4 Eylül'de yayına sokacağı "Instadocs" serisi kapsamındaki "The Decoy Plane" adlı belgesel, bu çarpık ilişkinin en somut örneği olarak öne çıktı.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın Ankara Esenboğa Havalimanı'ndaki uçak değişimi operasyonunu konu alan yapım, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen rutin diplomatik güvenlik protokollerini uyduruk bir casusluk kurgusuna dönüştürdü.

Belgeselin tanıtım metninde yer alan, "Başkan Trump, Türkiye'deki NATO zirvesinden dönerken ikram kamyonuyla Air Force One'dan gizlice ayrıldı, başka uçağa bindi. Seyahat eden muhabirler, başkanın artık onlarla olmadığından habersiz uçmaya devam etti." ifadeleri, Ankara'nın sağladığı kusursuz lojistik desteği tekinsiz atmosfer gibi sundu.

Belgeselin "Ciddi bir tehdit, herkesten gizlenen bir kaçış ve Türklere ait bir yiyecek kamyonu... İlk ağızdan anlatımlara yer veren 'Sıcak Gündem', Air Force One'da yaşananları araştırıyor." ifadeleriyle tanıtımı yapıldı.

Küresel teknoloji devleri ile dijital yayın platformlarının Türkiye pazarındaki faaliyetleri, ekonomik sömürü, itibar suikastı ekseninde yeni tartışma başlattı. Küresel teknoloji devleri ile dijital yayın platformlarının Türkiye pazarındaki faaliyetleri, ekonomik sömürü, itibar suikastı ekseninde yeni tartışma başlattı.

Dünyanın en prestijli hava yolu ikram kuruluşlarından Turkish DO & CO'ya ait araçların uçağa hizmet vermesi, yapımda olağanüstü gerilim unsuru olarak işlendi.

Netflix, 4 Eylül 2026 tarihinde yayımlayacağı The Decoy Plane belgeselinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki rutin güvenlik protokolünü casusluk hikayesine çevirerek Türkiye’yi güvensiz bölge olarak kodladı. Netflix, 4 Eylül 2026 tarihinde yayımlayacağı The Decoy Plane belgeselinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki rutin güvenlik protokolünü casusluk hikayesine çevirerek Türkiye’yi güvensiz bölge olarak kodladı.

TÜRK MAKAMLARIN BAŞARISI GİZLENDİ

Amerikan basınının küresel havacılık standartlarını görmezden gelerek komplo tonu yüksek anlatı inşa ettiğine vurgu yapan uzmanlar, belgeselde Türk tarafından tek ismin bile konuşturulmadığını vurguladı.

Olası tehdit istihbaratını NSA ve CIA ile birlikte Türkiye'nin Milli İstihbarat Teşkilatı'nın topladığına yönelik iddiaya belgeselde değinilmemesi dikkat çekti.

Yani operasyon Türk makamlarıyla eşgüdüm içinde yürütüldü. Netflix belgeselinde ise MİT gerçeği atlandı.

Küresel platformlarda hinlik yarışı: Türkiye’den milyarlar alıp düşmanlık veriyorlar! Netflix’ten Esenboğa kurgusu-3

ARAPÇA VE YUNANCA DETAYI

Netflix'in 4 Eylül'de yayımladığı belgeselin Arapça, Yunanca, İngilizce ve Ukraynaca altyazı seçeneğiyle izleyiciye sunulması dikkat çekti.

Küresel platformlarda hinlik yarışı: Türkiye’den milyarlar alıp düşmanlık veriyorlar! Netflix’ten Esenboğa kurgusu-4

HİLMİ DAŞDEMİR: "TÜRKİYE'Yİ GÜVENSİZ GÖSTERMEK BİR ALGI OPERASYONUDUR"

A Haber ekranlarında Netflix'in bu algı kurgusunu değerlendiren Araştırmacı-Yazar Hilmi Daşdemir, platformun Türkiye'yi hedef alan yayın politikasına sert tepki gösterdi.

Daşdemir, Türkiye'nin üst düzey organizasyonlardaki kusursuz ev sahipliğinin karalanmak istendiğini belirterek şunları kaydetti:

"Bizim çok iyi ev sahipliği yaptığımız NATO Zirvesi'nde Türkiye'yi güvenilmez bir ülke olarak gösterdiler. Trump'ın Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan güvenlik tartışmalarına ilişkin görüntüleri dahi belgesele taşıyıp bu yönde bir zemin oluşturdular. Oysa Türkiye belki de bu organizasyon ve güvenlik işini dünyada en iyi yapan ülkelerden birisi. İstanbul'daki organizasyon kabiliyeti dünya genelinde takdir gördü."

Küresel platformlarda hinlik yarışı: Türkiye’den milyarlar alıp düşmanlık veriyorlar! Netflix’ten Esenboğa kurgusu-5

Türkiye ile Batı metropollerinin güvenlik seviyesini de kıyaslayan Daşdemir, "New York ile İstanbul'u karşılaştırdığınızda, İstanbul'da bir kadın gece saatlerinde dahi güvenli şekilde sokağa çıkabilir; toplum herhangi bir rahatsızlık anında anında müdahale eder. Türkiye'nin 'güvensiz' bir ülke olarak gösterilmesi kesinlikle gerçeği yansıtmıyor" diyerek oluşturulmak istenen kasıtlı algıya dikkat çekti.

Netflix yapımlarında Donald Trump'ın da sistematik biçimde olumsuz bir figür olarak yansıtıldığını hatırlatan Daşdemir, küresel medya mühendisliğinin arka planında belirli odakların yönlendirmesi olduğunu ifade etti.

Belgeselde, operasyonu ABD istihbaratıyla ortak yürüten MİT’in rolü tamamen yok sayıldı. Belgeselde, operasyonu ABD istihbaratıyla ortak yürüten MİT’in rolü tamamen yok sayıldı.

MOSSAD YALANI MI

Belgeselin temelini oluşturan istihbarat raporunun İsrail tarafından sağlandığı ve Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatının bile düşük güven duyduğu iddiası mevcut.

Mossad tarafından sağlandığı belirtilen istihbarat raporunda ABD Başkanı'nı anlamsız devir süreci içine sürüklediği anlatısı var.

İddiaya göre NATO zirvesi sırasında bölgede görevlilerden başka tehdit oluşturabilecek tek bir kişi bile yoktu.

Küresel platformlarda hinlik yarışı: Türkiye’den milyarlar alıp düşmanlık veriyorlar! Netflix’ten Esenboğa kurgusu-7

NE ALIYOR NE VERİYORLAR

Türkiye'de milyarlar kazanan ancak yerel haberciliğin önünü tıkayan dijital platformlar diğer ülkelerde ise sert yaptırımlarla karşılaşıyor.

Avustralya Federal Parlamentosu'nun Ağustos 2026'nın ikinci yarısında kabul ettiği yasayla teknoloji şirketlerini yerel medya kuruluşlarıyla ticari anlaşma yapmaya zorladı.

Yeni düzenlemeyle dijital platformlar ya yerel yayıncılarla ticari anlaşma yapacak ya da yerel dijital reklam gelirinin yüzde 2,5'ini vergi olarak ödeyecek.

Meta, Google, TikTok, LinkedIn gibi devleri kapsayan kanuna göre, toplanan vergiler Haber Gazeteciliği Ödeme Programı üzerinden yayıncılara dağıtılacak.

Avustralya, Google, Meta, TikTok gibi platformları reklam gelirlerinin yüzde 2,5’ini yerel basına aktarmaya zorlayan tarihi yasayı onayladı. Avustralya, Google, Meta, TikTok gibi platformları reklam gelirlerinin yüzde 2,5’ini yerel basına aktarmaya zorlayan tarihi yasayı onayladı.

TÜRKİYE İLE AVUSTRALYA AYNI ORANDA ZIT YÖNLERDE BULUŞUYOR

Türkiye'nin toplam medya reklam yatırımı 253 milyar 600 milyon liraya ulaşırken, dijital medya yatırımları 158 milyar lirayı aştı.

Dijital reklam pazarının yaklaşık yarısının, yabancı küresel platformlara gittiği tahmin ediliyor.

Avustralya, platformlardan alacağı yüzde 2,5 oranındaki vergiyi doğrudan gazeteciliğe yönlendirirken, Türkiye'de 2020 yılında yüzde 7,5 olarak başlayan Dijital Hizmet Vergisi, 1 Ocak 2027 itibarıyla yüzde 2,5 oranına inecek.

Türkiye’de 158 milyar lirayı aşan dijital reklam pazarından devasa pay alan bu şirketler, yerel haberciliğe hiçbir katkı sunmazken, Türkiye’nin platformlardan aldığı Dijital Hizmet Vergisi 2027 yılında yüzde 2,5 seviyesine gerileyecek. Türkiye’de 158 milyar lirayı aşan dijital reklam pazarından devasa pay alan bu şirketler, yerel haberciliğe hiçbir katkı sunmazken, Türkiye’nin platformlardan aldığı Dijital Hizmet Vergisi 2027 yılında yüzde 2,5 seviyesine gerileyecek.

Elde edilen gelir genel bütçeye aktarılırken, yerel basını destekleyecek herhangi fon mekanizması bulunmuyor.

Avustralya modeli Türkiye'ye uygulandığı takdirde, yerel medya için yıllık milyarlarca liralık gazetecilik fonu oluşacağı hesaplanıyor.

İki ülkenin aynı vergi oranında zıt yönlerde buluşması, dijital devlerin Türkiye’deki tek taraflı kazanç düzenini gözler önüne serdi.İki ülkenin aynı vergi oranında zıt yönlerde buluşması, dijital devlerin Türkiye’deki tek taraflı kazanç düzenini gözler önüne serdi.

Faruk Arslan
Faruk Arslan Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler