Sözde komedyen Deniz Göktaş'ın davasında yeni gelişme: İddianame kabul edildi, tutukluluğu devam edecek

İstanbul'da sahne aldığı bir gösteri sırasında Kur'an-ı Kerim ile dini değerleri hedef alan sözleri nedeniyle sözde komedyen Deniz Göktaş hakkında yürütülen adli soruşturma sona erdi. Göktaş'ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapis cezasıyla yargılanması istendi. Hazırlanan iddianame İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, Göktaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Davanın ilk duruşması 28 Eylül 2026'da görülecek.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Sözde komedyen Deniz Göktaş'ın davasında yeni gelişme: İddianame kabul edildi, tutukluluğu devam edecek

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, komedyen İmran Deniz Göktaş hakkında YouTube hesabından yayımlanan "Ölü Deniz" isimli gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturmayı tamamladı.

Basın Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede Göktaş'ın "Cumhurbaşkanına hakaret", "basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "suçu ve suçluyu övme" suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu bulunan Göktaş hakkındaki iddianame, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

İDDİANAME KABUL EDİLDİ, TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK

Göktaş hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek 2026/473 Esas sırasına kaydedildi. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken davanın ilk duruşmasının 28 Eylül 2026 tarihinde görülmesine hükmetti.

Sözde komedyen Deniz Göktaş'ın davasında yeni gelişme: İddianame kabul edildi, tutukluluğu devam edecek-2

500'Ü AŞKIN CİMER BAŞVURUSU DOSYAYA GİRDİ

Soruşturmanın, Deniz Göktaş'ın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda sahnelediği ve metnini kendisinin yazdığı "Ölü Deniz" isimli gösterinin 24 Haziran 2026 tarihinde YouTube hesabında yayımlanmasının ardından başlatıldığı belirtildi.

Gösteriye ilişkin 500'ü aşkın CİMER başvurusu ile farklı illerde yapılan şikâyetlerin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ana soruşturma dosyasında birleştirildiği kaydedildi.

Dosya kapsamında gösterinin görüntüleri çözümlenirken Göktaş'ın cep telefonunda da bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi.

Savcılık, ifade özgürlüğünün sınırlarını da iddianamede tartıştı

İddianamede, ifade özgürlüğüne ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları ve yargısal içtihatlara geniş yer verildi.

İfade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören düşünceleri değil, "incitici, şoke edici veya endişelendirici" görüşleri de koruduğu; eleştirinin belli ölçüde abartılı ve kışkırtıcı olabileceği vurgulandı.

Ancak savcılık; hakaret, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet doğurmaya elverişli ifadelerin bu korumanın dışında kalabileceğine dikkati çekti.

Sözde komedyen Deniz Göktaş'ın davasında yeni gelişme: İddianame kabul edildi, tutukluluğu devam edecek-3

BAŞKAN ERDOĞAN'A YÖNELİK SÖZLER İDDİANAMEDE

İddianamedeki ilk suçlamayı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözler oluşturdu.

Savcılık, Göktaş'ın gösterisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığını ve Cumhurbaşkanının toplum nezdindeki şeref, onur ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğunu değerlendirdi.

Göktaş'ın soruşturma sırasında gösterinin metnini kendisinin yazdığını ve videoyu kendi YouTube hesabından yayımladığını kabul ettiği belirtildi.

Bu suç yönünden gerekli kovuşturma izninin de Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13 Ağustos 2026 tarihli "Olur" yazısıyla verildiği kaydedildi.

Savcılık, Göktaş'ın bu eyleminin TCK'nin 299. maddesi kapsamında "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçunu oluşturduğu kanaatine vardı.

"ORUÇ TUTAN CANLI BOMBA" SÖZLERİ DOSYADA

Göktaş hakkındaki ikinci suçlama ise gösteride dinî inanç ve ibadetlere ilişkin kullandığı ifadeler üzerinden şekillendi.

İddianamede, Göktaş'ın gösterisinde oruç tutan kişileri "canlı bomba" benzetmesi üzerinden konu alan sözleri ayrıntılı şekilde aktarıldı.

Savcılık, söz konusu ifadelerin İslam dininin ibadetlerinden biri olan orucu yerine getiren kişiler üzerinden toplumun bir kesimini hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu.

KUR'AN-I KERİM'E İLİŞKİN SÖZLER DE SUÇLAMA KONUSU

İddianamede, Göktaş'ın kutsal kitaplara ilişkin gösterisinde kullandığı bazı sözler de ayrı bir bölümde ele alındı.

Savcılık, Kur'an-ı Kerim'i "dördüncü kitap" olarak nitelendiren ve içeriğine ilişkin ironik ifadeler kullanan Göktaş'ın sözlerinin, toplumun farklı kesimleri arasında dinî inançlar üzerinden kin ve düşmanlık oluşturmaya elverişli olduğunu ileri sürdü.

Sözde komedyen Deniz Göktaş'ın davasında yeni gelişme: İddianame kabul edildi, tutukluluğu devam edecek-4

HAŞEMALI KADINLARA YÖNELİK "DALGIÇ" BENZETMESİ

İddianamede dikkati çeken bir başka bölüm ise Göktaş'ın denize kapalı kıyafetle giren kadınlara ilişkin anlattığı gösteri bölümü oldu.

Göktaş'ın bu kişileri "dalgıç" olarak nitelendirdiği ve gösteride hakaret içerdiği değerlendirilen ifadeler kullandığı belirtildi.

Savcılık, Göktaş'ın ifadesinde "dalgıç" sözüyle denize haşemayla giren kadınları kastettiğini kabul ettiğini iddianameye kaydetti.

Bu sözlerin, dinî inançları gereği kapalı kıyafetle denize giren kadınları hedef aldığı ve nefret söylemi niteliği taşıdığı savcılık tarafından değerlendirildi.

SAVCILIK: TOPLUMSAL BARIŞI ZEDELEYİCİ

Başsavcılık, gösterideki sözlerin ayrı ayrı ve bir bütün hâlinde değerlendirilmesi sonucunda "toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı" bir nitelik taşıdığı kanaatine vardı.

İddianamede özellikle 500'ü aşkın CİMER başvurusu ile şikâyet dilekçesine dikkati çekilerek ifadelerin toplumun geniş kesimlerinde infial meydana getirmeye ve kamu güvenliği bakımından açık ve yakın tehlike oluşturmaya elverişli olduğu ileri sürüldü.

Göktaş'ın bu nedenle TCK'nin 216/1 ve 218. maddeleri kapsamında "basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan cezalandırılması istendi.

Sözde komedyen Deniz Göktaş'ın davasında yeni gelişme: İddianame kabul edildi, tutukluluğu devam edecek-5

"DALTONLARA YAZIYORSUNUZ, BİTCOİN'DEN PARA YATIRIYORSUNUZ"

Suç örgütüne ilişkin şaka da iddianameye girdi.

İddianamedeki üçüncü suçlamayı ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin gösteri bölümü oluşturdu.

Göktaş'ın sahnede, rakip bir komedyeni öldürtmek için tetikçi tutulmasına ilişkin kurgusal anlatım içerisinde Telegram, Daltonlar ve Bitcoin üzerinden ödeme ifadelerini kullandığı belirtildi.

Savcılık, gösteride suç örgütünün tetikçilik faaliyetlerinin kolay ulaşılabilir, sistematik ve "kurumsal" bir hizmet gibi sunulduğunu; bu anlatımın suç grubunun eylemlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını ileri sürdü.

Bu nedenle Göktaş'ın TCK'nin 215. maddesi kapsamında "suçu ve suçluyu övme" suçunu da işlediğinin değerlendirildiği belirtildi.

TAHLİYE EDİLDİ, YENİDEN TUTUKLANDI

İddianamede Göktaş hakkındaki tutuklama sürecine de yer verildi.

Göktaş, 2 Temmuz 2026 tarihinde gözaltına alındı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğince 3 Temmuz'da, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile Cumhurbaşkanına hakaret suçlamaları yönünden tutuklandı.

Daha sonra "suçu ve suçluyu övme" suçlaması yönünden de 28 Ağustos 2026 tarihinde tutuklama kararı verildi.

Dosya kapsamında Asliye Ceza Mahkemesince verilen tahliye kararının ardından yapılan itiraz üzerine İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanına hakaret ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamaları yönünden Göktaş hakkında yeniden tutuklama kararı verdi.

Sözde komedyen Deniz Göktaş'ın davasında yeni gelişme: İddianame kabul edildi, tutukluluğu devam edecek-6

SAVCILIK 3 AYRI SUÇTAN CEZA İSTEDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianamenin sonuç bölümünde Deniz Göktaş'ın, TCK'nin 299/1-2. maddeleri kapsamında Cumhurbaşkanına alenen hakaret, TCK'nin 216/1 ve 218. maddeleri kapsamında basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, TCK'nin 215 ve 218. maddeleri kapsamında basın ve yayın yoluyla suçu ve suçluyu övme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.

Savcılık ayrıca Göktaş'ın TCK'nin 53. maddesi kapsamında belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin muhtemel cezasından mahsup edilmesini istedi.

Soruşturma sırasında el konulan cep telefonunun karar kesinleştikten sonra Göktaş'a iade edilmesi, telefondan alınan dijital imajın ise delil olarak dosyada muhafaza edilmesi talep edildi.

Hazırlanan iddianame, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek 2026/473 Esas sırasına kaydedildi. Mahkeme, Göktaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken duruşmanın 28 Eylül 2026 tarihine bırakılmasına hükmetti.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Asu Yıldız Tekin
Asu Yıldız Tekin Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler