Kahramanmaraş'taki okul saldırısında anne ve baba ilk kez hakim karşısında: “Silahlarımı çaldığı için oğlumdan şikayetçiyim”
Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu saldırısının ardından tutuklanan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli ile annesi Peyman Pınar Mersinli ilk kez hakim karşısına çıktı. 10 kez müebbet ve 30 yıla kadar hapsi istenen baba Mersinli suçlamaları reddederek, “Fail İsa Aras Mersinli hakkında dava açılmalıdır. Silahlarımı çaldığı için oğlumdan şikayetçiyim” dedi. Oğlunu atış poligonuna götürdüğü halde okul yönetimini suçlayan baba, "Oğlum silahları benden izinsiz ve rızam dışında almıştır." ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş'ta silahlarla girdiği Ayser Çalık Ortaokulu'nda 10 kişiyi öldürüp, 15 kişiyi de yaralayan İsa Aras Mersinli'nin (14) tutuklu babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli (54) ile tutuklu annesi Peyman Pınar Mersinli (52) ilk kez hakim karşısına çıktı.
Uğur Mersinli savunmasında, suçlamaları reddedip, failin oğlu olduğunu söyleyerek, "Fail İsa Aras Mersinli hakkında dava açılmalıdır" dedi.
Duruşmada taraf avukatları, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu üyeleri AK Parti milletvekilleri İrfan Karatutlu ve İsa Mesih Şahin ile İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar hazır bulundu.
Duruşmaya aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarının yer aldığı tişörtleri giyerek katıldı.
Dün sanık savunmalarıyla başlayan ve müşteki beyanları ile avukat ifadeleriyle devam eden duruşmada psikologlar tanık olarak dinlendi.
Emniyet Müdürlüğünde görevli psikolog D.Ö, görev tanımının teşkilat mensupları ile eş ve çocuklarına psikolojik destek vermek olduğunu ifade ederek, Uğur Mersinli'nin çocuğunun sınavı için görüşmelere düzenli geldiğini ancak aralık ayından itibaren görüşmeleri sonlandırdığını ekledi.
Olaydan 1 hafta önce Mersinli ile karşılaştıklarını ve Aras'ı sorduğunu ifade eden D.Ö, "Psikiyatra gidiyoruz mutluyuz' dedi ve otizm teşhisi konulduğunu belirtti, ayrıldık." dedi.
Dava detayları ortaya çıktı.
Psikolojik danışman H.G. de 7 Mart'ta anne, baba ve çocukla görüştüğünü aktararak, şöyle devam etti:
"Rutin sorular yönelttim, çocukla yaptığım özel görüşmede teknoloji kullanımının fazla olduğunu ve canlı oyun arkadaşı olduğunu söyledi. Aileyi bu konudan bilgilendirdim, ikinci görüşmede ise halkla ilişkilerinin zayıflığı anlatıp okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü çalışmaya çok gönüllü gelmedi, ailesiyle görüştüm. Kimlik yönelimiyle ilgili bir sorun olduğunu tespit edip anneyi davet ederek bu durumu da ilettim. Annesi, konuyu bildiğini söyledi. Ben de psikiyatrik değerlendirmenin uygun olacağını söyledim. Daha önce psikiyatra gittiklerini belirttiler, ben de oraya tekrar götürebileceklerini söyledim."
Psikolojik danışman F.B. ise özel klinikte psikolojik danışmanlık yaptığını belirterek, ailenin kendisine çocuğunun sınav sorunlarından bahsettiğini belirterek, "Sonra aile bize 'kayıt alacak mısınız?' diye sorunca biz de bu konuda aileye bilgilendirme yaptık. Hesap öderken 'Fatura kesilecek, onun için kimlik bilgilerinizi almamız gerekiyor' dedim. Sonra aile 'fatura kesmeyin' dedi, biz de böylelikle kayıt oluşmadan işlem yaptık." ifadelerini kullandı.
"AİLESİYLE İLGİLİ SORULAR SORUNCA ÇOCUK TIKANDI"
Psikolog Y.G. de İsa Aras Mersinli'nin arkadaş edinemediği için kendisine başvurduklarını belirterek, "Aras'a arkadaşlarınla neden sorun yaşıyorsun dediğimde arkadaşlarının ve kendi yaşıtlarının cahil olduğunu söyledi. Ben Aras'a ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı, konuşamadı. Ben bir kez görüşmüştüm ve bir daha da görüşme olmadı." ifadelerini kullandı.
KENDİNİ BOĞMAYA ÇALIŞMIŞ, KALEMLE KENDİNE ZARAR VERMİŞ
Olayın yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu'nun rehberlik öğretmeni E.İ. de Aras'ı 5. sınıftan beri tanıdığını hatırlatarak, şöyle devam etti:
"7. sınıfta özellikle arkadaşlık kurma ilişkilerinde sorun yaşıyordu. Bu konuda kendisiyle görüştüm. Sonra aileyle görüştüm, çocuğun psikolog tavsiye almasını istedim. 8. sınıfta da okul çantasıyla boğazını sıkmıştı, kendini boğmaya çalışmıştı. Bu durumu kendisine sordum, bana dersten sıkıldığını söylemişti. Bu durumu aileye bildirdim, sorunlarını anlattım. Teknolojiden uzak durması gerektiğini bildirdim. Aile, bana emniyet ve özel psikoloğa gittiklerini ilettiler. Aras, bana genelde ağlama krizleriyle geliyordu. Arkadaş ilişkilerinde çok yalnız kalıyordu, bu da gün geçtikçe artıyordu."
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli doktor N.E.S. ise tetkik istediğini belirterek, şunları söyledi:
"Hemşire hanım EKG çekilirken kollarında çizikler olduğunu fark ettik, konuştuğumda dün gece yaptığını, bazı zamanlar canı sıkıldığını ve kalem-kalemtraşla böyle zarar verdiğini söyledi. Daha sonra adli vaka açılması yönünde talimat verip çocuk psikiyatra sevk ettim. Ardından çocuk psikiyatristi geldi, onun beyanları ve benim gözlemlerimle adli vaka dosyasını tamamladım. Veli gelmeden taburcu etmeyeceğimi söyledim ve velisi gelince taburcu ettim. Babası geldiğinde başmüfettiş olduğunu söyledi, ben de hekim olduğumu söylediğimde 'canın sağ olsun' dedi."

Duruşma savcısı, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.
Mahkeme heyeti, ara kararında baba Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin devamına, anne Peyman Pınar Mersinli'nin tahliyesine karar vererek, duruşmayı 4 Aralık'a erteledi.
Saldırıda ölenlerin yakınları ise tahliye kararına tepki gösterdi.
KARARA İTİRAZ EDİLECEK
Saldırıda hayatını kaybeden Ayla öğretmenin avukatı Özcan Kara, kararın ardından adliye binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, mahkemenin tarafsızlığını ve adil yargılama hakkını ihlal ettiğini iddia ederek, anne Mersinli'nin tahliyesine tepki gösterdi.
Zaman kaybetmeden karara itiraz edileceğini aktaran Kara, tahliye kararını destekleyen heyet üyeleri hakkında da reddi hakim talebinde bulunacaklarını aktardı.
Kara, anne Mersinli'nin ihmaller zincirine sebep olduğunu iddia ederek, mahkeme kararını "hukuk skandalı" olarak nitelendirdi.
Saldırıda hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in babası Abdullah Cevdet Yeşil de bir daha Türkiye'de böyle bir acının yaşanmaması için mücadele verdiklerini belirterek, gelinen noktada hukukun sarsıldığını savundu.
10-11 yaşındaki çocuklarını toprağa veren aileler olarak konuya el atılmasını isteyen Yeşil, tek isteklerinin hak ve hukukun yerini bulması olduğunu kaydetti.
Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Şişik de yaklaşık 15 saattir davanın sürdüğünü, bu süre zarfında da tüm tanıkların annenin ihmallerini anlattığını dile getirerek, "Bu kadar ihmali olan kadın, 'Benim iki kızım var, onlar evde yalnızlar' sözüyle mi serbest bırakıldı. Evladının birini terörist yetiştirmiş, biz evlatlarımızı toprağa verdik. Cani yetiştirmiş biri, dışarıdaki kızlarına mı destek olacak." diye karara tepki gösterdi.
İsa Aras Mersinli anne ve babasıyla çekilmiş bir fotoğrafı. (Fotoğraflar DHA ve İHA'dan alınmıştır.)
10 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ
İsa Aras Mersinli'nin 15 Nisan'da babası Uğur Mersinli'ye ait 5 silah ve 7 şarjörle Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleştirdiği saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara (56), öğrenciler Adnan Göktürk Yeşil (11), Almina Ağaoğlu (11), Bayram Nabi Şişik (11), Furkan Sancak Balal (11), Kerem Erdem Güngör (11), Yusuf Tarık Gül (12), Şuranur Sevgi Kazancı (12) ile Zeynep kılıç (11) hayatını kaybederken, 15 öğrenci de yaralandı.
Saldırgan İsa Aras Mersinli ise silah seslerini duyup okula giren Necmettin Bekçi tarafından bıçakla etkisiz hale getirildi. İsa Aras Mersinli'nin babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli ile annesi öğretmen Peyman Pınar Mersinli tutuklandı.

Soruşturma sonunda hazırlanan iddianame ile 'Olası kastla öldürme' suçundan 10 kez müebbet, 'Olası kastla yaralama' suçundan 30 yıla kadar hapsi istenen Uğur Mersinli ile 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22,5 yıla kadar hapsi istenen anne Peyman Pınar Mersinli ilk kez hakim karşısına çıktı.
AİLELER BAŞSAĞLIĞINA TEPKİ GÖSTERDİ
Kahramanmaraş 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın ilk duruşmasına saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınları, yaralananlar ve aileleri ile avukatlar katıldı. Uğur Mersinli ile Pınar Mersinli ise duruşmaya tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS sistemiyle bağlandı. Duruşma, Uğur Mersinli'nin savunmasıyla başladı. Mersinli savunmasına, "Ailelerimizin ve milletimizin başı sağ olsun" diyerek başladı. Mersinli'nin bu sözleri salondaki aileler tarafından tepkiyle karşılandı. Aileler, "Bize hitaben konuşma yap. Her başsağlığı dileyene Allah razı olsun diyecek değiliz" dedi.

"SİLAHLARIMI ÇALDIĞI İÇİN OĞLUMDAN ŞİKAYETÇİYİM"
Uğur Mersinli, savunmasının devamında suçlamaları reddederek, "Fail İsa Aras Mersinli için dava açılmalıdır. Fail İsa Aras Mersinli olduğuna göre azmettirme yok. Anne ve babalar cezalandırılsın, örnek olsun yaklaşımı son derece yanlıştır. TCK'daki kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarının faili İsa Aras Mersinli'dir. İddianamede en az 90 defa failin İsa Aras Mersinli olduğu belirtilmiştir ve İsa Aras Mersinli'ye dava açılmamıştır. İsa Aras Mersinli hakkında kasten öldürme, kasten yaralama ve hırsızlık suçundan kamu davası açılmalıdır. Silahlarımı çaldığı için ben İsa Aras Mersinli'den şikayetçiyim. Oğlum silahları benden izinsiz ve rızam dışında almıştır." dedi.
Mersinli'nin oğlunu atış poligonuna götürdüğü ortaya çıkmıştı.
OKUL YÖNETİMİNİ SUÇLADI
Olayla ilgili okul yönetimini suçlayan baba Mersinli, "Kolluk kuvveti olmam ve silah taşıdığım için sorumlu tutuluyorum. Oğlum İsa Aras Mersinli'nin 32 defa rehberlik servisine gitme tarih ve sebepleri, rehberlik öğretmenin notlarının tespit edilmesini talep ediyorum. Olay anı ve öncesinde okulda yönetim boşluğu var mı? İsa Aras Mersinli'nin saldırgan tavırları olduğuna dair bir tanık beyanı yoktur" dedi.

"BÖYLE BİR ÜZÜCÜ OLAYIN GERÇEKLEŞMESİNİ ASLA İSTEMEZDİM"
Söz alan Pınar Peyman Mersinli, "Belki caninin annesi olarak gördüğünüz için ne diyeceğimi bilemiyorum. Böyle bir üzücü olayın gerçekleşmesini asla istemezdim. Ben de bir eğitimciyim, asla böyle bir şey istemezdim. Olayın şoku içerisindeyim. Ağlamak istemiyordum ama elimde değil, ben silah korkusu olan bir insanım. Silahların nerede olduğunu biliyorum ama kaç tane var onunla ilgili bir şey bilmiyorum. Silahların tehlikeli olduğunu hep söylerdim. 3 tane daha çocuğum var. Çocuklarım akademik olarak başarılıydı. Nasıl böyle bir şeyden şüphelenebilirim. Oğlum sadece defter vermek için okula gitmişti. Okuldaki arkadaşlarıma, karşı komşuma psikolog sordum hep. Yeter ki götürelim istedim. Daha önce de ergen çocuk yetiştirdim farklılık gördüm ama böyle bir olay yapacağını hissetmedim. Olayın şokundayım, ilk defa yakalanıp ilk defa ifade veriyorum. Çok acı çekiyorum. Bu üzüntümün hiç tarifi yok. 2 kızım tek başına kaldı. Psikiyatrik tedavi görmesi gerektiğini söylediler, acil bir durum yoktu ama uzmanlara güvendik. Psikiyatri bulamayınca Kahramanmaraş'ta götürmeye karar verdik. Herkes adına çok üzgünüm" dedi.
SALDIRGANIN YÜZÜNDE VE SIRTINDA SİYAH NOKTA OLDUĞU İÇİN GÜZELLİK MERKEZİNE GÖTÜRMÜŞ
Oğlunu güzellik merkezine götürmesi hakkında da konuşan Mersinli, "Oğlumun yüzünde çok fazla siyah nokta vardı. Sırtında çok fazla siyah nokta vardı. Bundan rahatsız oluyordu, evde temizlemeye çalıştım ama yüzü yara oldu. Bunun üzerine oğlumun yüzünü temizlemek amacıyla güzellik merkezine götürdüm" ifadelerini kullandı.
Şehit polisin ailesine taziye mesajı
Köksal’ın uyuşturucu testi pozitif çıktı
