Alihan Kuriş dosyasında Almanya hattı! FETÖ izi dikkat çekti
Alihan Kuriş’e yönelik operasyonun ardından Süleymancıların Almanya hattındaki dikkat çeken ilişkiler yeniden gündeme geldi. FETÖ elebaşı Gülen’in cenazesine giden heyet iddiası, aynı ayet ve hadisin kullanıldığı hutbeler, Hamas’ın 7 Ekim saldırısını “terör saldırısı” olarak niteleyen bildiriler, Alman devlet kurumlarıyla yıllara yayılan temaslar ve Köln’de yükselen 70 milyon dolarlık merkez dosyanın en çarpıcı başlıkları oldu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Alihan Kuriş'in liderliğini yaptığı belirtilen yapılanmaya yönelik 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Aralarında Kuriş'in de bulunduğu 30 şüpheli gözaltına alınırken, yapılanmayla bağlantılı şirketlerin mali hareketleri de MASAK tarafından mercek altına alındı.
MASAK raporunda bazı şirketlerin özellikle 2020 sonrasında finansal işlem hacimlerinde dikkat çekici artış yaşadığı, şirket bölünmeleri ve devirleri gerçekleştirildiği, yüksek tutarlı transferler ile kaynağı açıklanmaya muhtaç finansal hareketlerin bulunduğu belirlendi.
Operasyonun ardından gözler Türkiye sınırlarının dışına, Süleymancıların Almanya yapılanmasına çevrildi.
Süleymancıların Almanya dosyasında FETÖ ve 7 Ekim ayrıntısı (Fotoğraflar Takvim foto arşivinden alınmıştır.)
SÜLEYMANCI YAPILANMANIN YENİ ÜSSÜ: KÖLN
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Alihan Kuriş'in 2016'da yapının başına geçmesinin ardından faaliyetlerin daha gizli hale geldiğini açıklarken, Almanya'daki yapılanmaya ilişkin de çarpıcı bilgiler verdi.
Köln'de inşa edilen yeni genel merkezin yatırım değerinin yaklaşık 70 milyon dolara ulaştığı belirtilirken, faaliyetlerin gelecekte bu merkeze taşınabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Süleymancıların Almanya'daki kurumsal yapılanması olarak bilinen İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) ise ülkede yaklaşık 300 cami ve eğitim derneğinden oluşan bir ağ üzerinden faaliyet gösteriyor.
Köln-Müngersdorf'ta inşa edilen yeni komplekste yönetim birimlerinden öğrenci konaklama alanlarına, eğitim bölümlerinden ibadethaneye kadar geniş bir yapılanma bulunuyor.
Türkiye'de Alihan Kuriş'e yönelik operasyon sürerken Almanya'da böylesine büyük bir merkezin yükselmesi, yapılanmanın gelecekteki ağırlık merkezinin Köln olacağı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

FETÖ GÖLGESİ: GÜLEN'İN CENAZESİNDEN AYNI HUTBEYE
Süleymancılar dosyasının en dikkat çekici başlıklarından biri FETÖ ile ortaya çıkan temas ve paralellikler oldu.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ABD'de düzenlenen cenaze törenine Süleymancı yapılanmadan isimlerin katıldığı, Alihan Kuriş'in de ABD'deki yapıdan bir heyetin cenazeye gitmesini istediği kamuoyuna yansıdı.
Kuriş'in bununla da kalmayıp farklı ülkelerdeki yurtlarda Gülen için hatim okutulması ve dua edilmesi talimatı verdiği öne sürüldü.
FETÖ elebaşı Gülen'in cenazesiyle gündeme gelen bu yakınlaşmanın ardından Almanya'da ortaya çıkan bir başka ayrıntı ise dikkatleri yeniden iki yapıya çevirdi.
VIKZ, 4 Nisan 2025 tarihli Cuma hutbesini "İbadette Devamlılığın Lüzumu" başlığıyla yayımladı.
Hutbenin girişinde Hicr Suresi'nin 99. ayetine yer verildi ve ardından Allah katında en sevimli amelin "az da olsa devamlı yapılan amel" olduğu anlamındaki hadis kullanıldı.
Aynı hafta Almanya merkezli FETÖ çizgisindeki yayın da "Ramazanda Kazandığımız Güzel Hasletlerimizi Devam Ettirme" başlıklı Cuma hutbesi yayımladı.
Buradaki paralellik yalnızca konu başlığında kalmadı.
İki hutbede de aynı Hicr 99. ayeti ve aynı "devamlı amel" hadisi kullanıldı.
Aynı hafta aynı tema, aynı ayet ve aynı hadisin tercih edilmesi dikkat çekti.
Üstelik Diyanet İşleri Başkanlığının aynı günkü Cuma hutbesi bu iki metinden tamamen farklıydı.
VIKZ: "İbadette Devamlılığın Lüzumu"
FETÖ çizgisindeki yayın: "Ramazanda Kazandığımız Güzel Hasletlerimizi Devam Ettirme"
Diyanet: "Güçlü Bir Toplumun İnşasında Anne Babanın Rolü"
FETÖ elebaşı Gülen'in cenazesine katılım tartışmasının ardından ortaya çıkan bu hutbe paralelliği, Süleymancılar ile FETÖ arasındaki ilişkilere yönelik soru işaretlerini daha da büyüttü.
FETÖ'NÜN "DİYALOG" YÖNTEMİ ALMANYA'DA DA KARŞIMIZA ÇIKIYOR
FETÖ'nün yurt dışında yıllarca kullandığı en önemli meşruiyet araçlarından biri "dinlerarası diyalog" faaliyetleri oldu.
Süleymancıların Almanya yapılanması VIKZ'nin de Katolik Kilisesi, diğer Hristiyan toplulukları ve Yahudi kuruluşlarla uzun yıllara yayılan dinlerarası diyalog faaliyetleri yürüttüğü görülüyor.
Bu ilişkinin en dikkat çekici örneklerinden biri VIKZ'nin 50. kuruluş yıl dönümünde yaşandı.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, 16 Eylül 2023'te Köln'de gerçekleştirilen programa katılarak konuşma yaptı.
Alman Piskoposlar Konferansı Dinlerarası Diyalog Alt Komisyonu Başkanı Bertram Meier de törendeydi.
Meier, VIKZ için şu ifadeleri kullandı:
"VIKZ bugün de kültürler ve dinler arasında pek çok köprü kuruyor. Katolik Kilisesi ve diğer dini topluluklar için değerli bir diyalog ortağıdır."
Gülen'in cenazesiyle gündeme gelen temas iddiaları ve Cuma hutbesindeki dikkat çekici paralelliğin yanında, FETÖ'nün yıllarca kullandığı "dinlerarası diyalog" yönteminin VIKZ'nin Almanya faaliyetlerinde de önemli bir yer tutması dikkat çekiyor.
Bu unsurlar tek başına hukuki anlamda iki yapının aynı örgütsel yapı olduğunu göstermese de FETÖ ile Süleymancı yapılanma arasındaki temas ve yöntem benzerliğini tartışmaların merkezine taşıyor.

7 EKİM SONRASI İSRAİL ÇİZGİSİ
Süleymancıların Almanya yapılanmasının İsrail-Filistin meselesinde aldığı pozisyon da dikkat çekiyor.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik operasyonunun ardından Almanya Federal İçişleri Bakanlığında 11 İslami kuruluş bir araya geldi.
VIKZ de toplantıya katılarak ortak açıklamaya imza attı.
Bildiri Hamas'ın 7 Ekim eylemini açık şekilde, "Terör saldırısı" olarak nitelendirdi ve en güçlü ifadelerle kınadı. VIKZ'nin yer aldığı bir başka açıklamada ise Hamas için çok daha sert ifadeler kullanıldı. Kuzey Ren-Vestfalya yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmenin ardından yayımlanan Almanca metinde: "Die Gräueltaten der Hamas gegen die israelische Bevölkerung" denildi. Bu ifadenin doğrudan Türkçe karşılığı: "Hamas'ın İsrail halkına yönelik vahşeti" şeklinde.
Açıklamada ayrıca Hamas'ın saldırılarının Almanya sokaklarında övülmesine veya küçümsenmesine izin verilmemesi gerektiği vurgulandı.
VIKZ böylece 7 Ekim'in hemen ardından Hamas'ı "terör saldırısı" ve "İsrail halkına yönelik vahşet" ifadeleriyle tanımlayan metinlerin altında yer aldı.
Filistinli sivillere yönelik kayıpların önlenmesi çağrısı da bildiriye girerken, Hamas'a karşı kullanılan sert dil ve VIKZ'nin Alman makamlarıyla aynı açıklamalarda yer alması dikkat çekti.

STEINMEIER'DEN VIKZ'YE ÜST DÜZEY TEMAS
Süleymancıların Almanya'daki ilişkiler ağı yalnızca dini kuruluşlarla sınırlı değil.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in VIKZ'nin 50. yıl programına bizzat katılması, yapılanmanın Alman devlet kurumlarıyla kurduğu ilişkinin en üst düzey örneklerinden biri oldu.
VIKZ'nin farklı etkinliklerinde Federal Meclis ve eyalet parlamentolarından milletvekilleri, bakanlık bürokratları, emniyet yöneticileri ve diplomatik temsilciler de yer aldı.
Kuzey Ren-Vestfalya'daki gençlik ve eğitim kurumlarıyla ilişkiler ise VIKZ tarafından bizzat, "Uzun yıllara dayanan ve güvene dayalı işbirliği" ifadeleriyle tanımlandı.
VIKZ ayrıca Alman Federal İçişleri Bakanlığı bünyesinde yürütülen Almanya İslam Konferansı çalışmalarında da yer alıyor.

FETÖ CENAZESİ, İSRAİL BİLDİRİSİ, ALMAN DEVLETİ VE 70 MİLYON DOLARLIK MERKEZ
Alihan Kuriş'e yönelik operasyonun ardından Süleymancıların Almanya dosyasında yan yana gelen başlıklar dikkat çekiyor.
FETÖ elebaşı Gülen'in cenazesine giden heyet...
Gülen çizgisindeki yayınla aynı hafta, aynı ayet ve aynı hadisin kullanıldığı hutbeler...
FETÖ'nün yıllarca kullandığı dinlerarası diyalog modelini hatırlatan faaliyetler...
Hamas'ın 7 Ekim eylemini "terör saldırısı", Hamas'ın eylemlerini ise "İsrail halkına yönelik vahşet" olarak tanımlayan bildiriler...
Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier'den eyalet bürokratlarına kadar uzanan temaslar...
Ve bütün bunların merkezinde Köln'de yükselen 70 milyon dolarlık dev merkez.
Türkiye'deki operasyonun ardından şimdi gözler Alihan Kuriş yönetimindeki Süleymancıların Almanya hattına çevrildi.

