25 yılda AK Parti: Milletin iktidarı vesayeti bitirdi! Başörtüsü terörü, ikna odaları ve darbe düzeninin izleri tarihe karıştı
'Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' diyerek 14 Ağustos 2001'de yola çıkan AK Parti, 25 yılda vesayet odaklarını aşıp Türkiye'de dönüşüme imza attı. 25 yılda, sosyal devlet, insan hakları ve eğitimde fırsat eşitliği alanlarında reformlar hayata geçirildi. Bürokrasi azaldı, millet ile devletin arasındaki tüm engeller kalktı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 28 Şubat vesayet ortamında AK Parti'nin kuruluş müjdesini verirken söylediği "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" sözü gerçek oldu. 14 Ağustos 2001'den bugüne kadar artık hiçbir şey eskisi gibi değil. "Anadolu İhtilali" 25 yaşına girerken, "patron millet, hizmetkâr devlet" anlayışı hâkim oldu. Recep Tayyip Erdoğan'a çıkarılan hukuki engellemelere rağmen millet, aylar sonra 3 Kasım 2002'de AK Parti'yi ezici çoğunlukla iktidara taşıdı.
Kuruluşundan itibaren, sonuncusu 15 Temmuz 2016 FETÖ kalkışması olmak üzere kapatma davası, 367 garabeti, Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpasları ve dış manipülasyonların üstesinden tek tek gelen AK Parti, 25 yılda gerçekleştirdiği demokratik dönüşümle Türkiye'de millet iradesini hâkim kıldı.
15 Temmuz'da milletin direnişiyle darbe teşebbüsü başarısızlığa uğratıldı. Aradan geçen sürede devlet aralıksız FETÖ temizliği yaptı. (Fotoğraflar AA ve Takvim Fotoğraf Arşivi’nden alınmıştır.)
AK Parti döneminde düşünce ve ifade özgürlüğünü genişletmeye yönelik çok sayıda düzenleme hayata geçirildi. Özellikle Avrupa Birliği reformları kapsamında yapılan anayasal ve yasal değişikliklerle temel hak ve özgürlüklerin alanı genişletildi. İşkenceye sıfır tolerans anlayışı, toplantı ve gösteri hakkı, özel hayatın korunması ve ifade özgürlüğünün güçlendirilmesine yönelik adımlar atıldı.
Hukuk ve yargı alanında yapılan reformlarla, olağanüstü dönemlerin izlerini taşıyan uygulamalarda önemli değişikliklere gidildi. 2004 yılında Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) kaldırılarak, özel yetkili ve istisnai yargı yapılarının yerine daha standart bir yargı düzeninin oluşturulmasının önü açıldı. Askeri yargının görev alanı da yıllar içinde daraltıldı. 2017 Anayasa değişikliğiyle Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılırken, askeri mahkemelerin yerine sivil yargının görev alanı genişletildi.

İKNA ODALARI TARİH ÇÖPLÜĞÜNE...
Tarihler 23 Eylül 2012'yi gösterirken, temel hak ve özgürlüklerinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini düşünen vatandaşlara, iç hukuk yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne başvurma imkânı tanındı. Bireysel başvuru mekanizmasıyla vatandaşların hak ihlallerine karşı başvurabileceği yeni ve güçlü bir hukuki denetim yolu oluşturuldu.
Demokratikleşme adımları kapsamında Kürtçe üzerindeki uzun yıllara dayanan çeşitli kısıtlamalar kaldırıldı. Kürtçe yayın ve eğitim alanında önemli düzenlemeler yapıldı. TRT bünyesinde Kürtçe yayın yapan TRT Kurdî hayata geçirilirken, üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri açıldı. Böylece farklı dil ve kültürlerin kamusal alandaki görünürlüğünün artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı.

Yassıada, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Demokrat Parti yöneticilerinin yargılandığı ve idamların gerçekleştirildiği sembol bir mekân olarak tarihe geçti. Ada, yapılan düzenlemeyle "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" adıyla yeniden yapılandırıldı.
2020 yılında açılışı gerçekleştirilen ada, Türkiye'nin darbe tarihiyle yüzleşmesinin ve demokratik hafızanın yaşatılmasının sembollerinden biri haline getirildi.
Eğitimde, siyasette ve kamuda 28 Şubat sürecinde cadı avına dönüşen başörtüsü terörü bitirildi. İkna odaları ve perukla kampüslere girme uygulaması, kara bir leke olarak tarihin çöplüğünde yerini aldı. Kılık kıyafet engeli nedeniyle eğitim dışına itilen binlerce mağdur kadın; devlette akademisyen, öğretmen, doktor ve kaymakam olarak hizmet vermeye başladı. Yasakların yerini özgürlükler aldı.

Vatandaş memnuniyetini merkeze alan kamu hizmeti devreye alındı. Bürokraside vatandaşı bezdiren "Bugün git, yarın gel" anlayışı, bürokrasinin her alanında tasfiye edildi. Kamunun sunduğu hizmetlere "kriterler" getirilirken, e-Devlet gibi teknoloji yatırımlarıyla devlet milyonlarca kişinin cebine girdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile istikrarın zirvesine ulaşıldı. Yeni sistemle vesayetin tasfiye edilmesi ve devlet yönetiminde söz sahibi olanın millet olması anlayışı öne çıktı, reformlar hızlandı.
DARBE KANUNLARI KALDIRILDI
Darbelerin ve askeri müdahalelerin dayanaklarından biri olarak tartışılan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi, 2013 yılında yeniden düzenlendi.
TSK'nın görev tanımı, "Cumhuriyeti kollamak ve korumak" ifadesinden dış tehditlere karşı ülkeyi savunma eksenine çekildi. Böylece Türk Silahlı Kuvvetleri'nin siyasete müdahalesine gerekçe gösterilebilecek bir düzenlemenin önü kapatıldı.

2001'DEKİ SÖZLERİ TARİHE KAZINDI
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 2001'de AK Parti'yi kurarak Türk siyasetinde açtıkları yeni sayfayı "Bu sayfa, diğer bütün sayfaların toplamı, bileşimi, somut bir sonucudur. Bu sayfa, Türkiye Cumhuriyeti'nin güzel insanlarına, ülkemizin geleceği adına yepyeni ve güçlü bir umudun kazandırılmasını, Türk siyaset hayatına Adalet ve Kalkınma Partisi'nin katılımını müjdeliyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" sözleriyle tarif etmişti.
BİZDE EMEKLİLİK YOKTUR
Başkan Erdoğan, geçen yılki kuruluş yıldönümünde geleceğe ilişkin "AK Parti, insan öğüten bir değirmen asla değildir. Bizde emeklilik yoktur" mesajı vermişti.

YENİ HEDEF: SİVİL DEMOKRATİK ANAYASA
AK Parti'nin ilk 25 yılı; demokratik reformların yanı sıra temel kamu hizmetlerinin yaygınlaştırıldığı, büyük altyapı yatırımlarının hayata geçirildiği ve Türkiye'nin stratejik sektörlerde yerli üretim kapasitesini artırdığı bir dönem olarak kayıtlara geçti.
Partinin ikinci 25 yıl için ortaya koyduğu yeni hedef ise "Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla sivil ve demokratik bir anayasanın yapılması. Bu yeni dönüşüm hamlesi ve AK Parti'nin geride bıraktığı ilk 25 yıl, Türkiye Yüzyılı'nın da yol haritası olacak.
Haber: Resul Ekrem Şahan

