Adalet Bakanı Akın Gürlek, Uğur Mumcu'nun ailesiyle görüştü: Suikast dosyasındaki son durum ele alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu ile görüştü. Dosyada ismi yer alan ve yurt dışına kaçan zanlıların peşinin bırakılmayacağının altını çizen Bakan Gürlek, "Bir şahıs şu an firari. Onu elbette kırmızı bülten çıkarttık, getirilmesi için bütün iletişim kanalları da kullanıyoruz. Ama onun haricinde de bazı şüphelendiğimiz konular var." dedi. Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'daki evinin önünde düzenlenen bombalı suikastta hayatını kaybetmişti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi.
GÖRÜŞMEDE DOSYADAKİ SON DURUM ELE ALINDI
Bakanlıkta yapılan görüşmede, Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu yer aldı. Görüşmede, Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyadaki son durum ve yürütülen yeni çalışmalar ele alındı.
Gürlek, "Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Bu konuda devlet sonuna kadar kararlıkla mücadele edecek" dedi.
Bakan Gürlek, Uğur Mumcu dosyası ile ilgili olarak "Burada tabi bir cinayet var. Bu cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek'le görüşmede Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu yer aldı. (Fotoğraflar AA ve DHA'dan alınmıştır.)
SUÇ VARSA FAİLİ VARDIR
Ortada bir suç varsa mutlaka bir fail olacağını belirten Bakan Gürlek, "Devlet de bu faili ortaya çıkarmak zorunda. Geçmişte yaşanan bu şekilde dosyaları ele aldık. Yani ortaya çıkarılmamış cinayetler. Bunlar eski tarihli 15, 20, 25 yıllık cinayetler var. Bizim bu büronun kuruluş amacı bu mücadelede sonuna kadar kararlılıkla mücadele etmek, üzerine gitmek, karanlık noktalar varsa, o zaman gözden kaçan deliller varsa onları ortaya çıkartmak" dedi.
"KARANLIKTA KALAN BAZI OLAYLAR VAR"
Yargılama sürecini hatırlatan Bakan Gürlek, "Burada da biliyorsunuz bir yargılama var. Ama tabii henüz karanlıkta kalan bazı olaylar var. İşte tam aydınlığa kavuşmayan olaylar var" diye konuştu. 1993 yılının Türkiye için karanlık bir dönem olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Uğur Mumcu bu ülke için gerçekten önemli bir değerdi, önemli bir kalemdi" ifadelerini kullandı.
"BİR KESİMİN RADARINA GİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ"
Dosyada ismi yer alan ve yurt dışına kaçan zanlıların peşinin bırakılmayacağının altını çizen Bakan Gürlek, "Bir şahıs şu an firari. Onu elbette kırmızı bülten çıkarttık, getirilmesi için bütün iletişim kanalları da kullanıyoruz. Ama onun haricinde de bazı şüphelendiğimiz konular var. Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Bu konuda devlet sonuna kadar kararlıkla mücadele edecek" şeklinde konuştu.
"DEVLET MUKTEDİR, SAMİMİYETLE BU SÜRECİ YÜRÜTECEĞİZ"
Şu an Türkiye'de devletin muktedir olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Eski Türkiye'de şahıslar maalesef devlet kurumlarının bazen önüne geçmiştir. Ama her zaman devlet muktedirdir. Bunu hiçbir zaman unutmayın. Devlet her zaman bir olay isterse ortaya çıkartır. Şu an biz samimiyetle bu süreci yürüteceğiz. Çözdüğümüz olaylar da oldu" dedi.
Bakan Gürlek'ten aileye soruşturmada kararlılık sözü
"KARARLILIKLA MÜCADELE DEVAM EDECEK"
Bu tür dosyalarda sonuna kadar kararlılıkla mücadele ettiklerini dile getiren Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmalarından bahsederek, "İçinizi ferah tutabilirsiniz. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi teknik arkadaşlar, alanında uzman arkadaşlar. Sizler de zaten sürekli olarak irtibata geçebilirsiniz. Yeni bir belge, yeni bir delil öğrendiğiniz zaman telefonlarınızı alın bu konuda. Yani biz bu büroyu kurarken dedik ki burada kim olursa olsun yani bir devlet, bir cinayet varsa bunun faili bulmak zorunda. Faili kaçtıysa da bunu peşini bırakmamak zorunda. Yani bu devletin temel görevi. Yani o Oğuz Demir İran'a gitti, Avusturya'ya gitti. Mutlaka bunu devlet iade etmek zorunda. Yani bizim en azından onun peşinde olduğumuzu hissettirmemiz lazım. Yani orada rahat olmaması lazım" şeklinde konuştu.
Cinayette karanlık kalan noktalara vurgu yapan Bakan Gürlek, "Karanlık kalan noktalar varsa. Başka birileri varsa onları da ortaya çıkartmak zorundayız. Yani devletin temel görevi bu. Yani bu konuda da biz kararlıyız" dedi.
GÜLDAL MUMCU: "ARKASINDAKİ GÜÇLERİ BİLMEK İSTİYORUZ"
Görüşme için Bakan Gürlek'e teşekkür eden Güldal Mumcu, "Sağ olun. Tabii ki biz arkasındaki güçlerin kim olduğunu, kimlerin bunları koruduğunu bilmek istiyoruz" dedi. Uğur Mumcu'nun oğlu Özgür Mumcu da, "Bir takım failler var. Bunun arkasındaki bağlantılar. Devletin bunu ortaya çıkartma iradesi göstermesi bizi sadece memnun eder" diye konuştu.
Görüşmede Bakan Gürlek aile avukatlarının dosya hakkındaki görüşlerini de dinledi. Güldal Mumcu görüşmede, 10 yıl önce kaleme aldığı kitabını Bakan Gürlek'e takdim etti.
Bakan Gürlek'le görüşmede Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu yer aldı.
GÜLDAL MUMCU'DAN AÇIKLAMA
Mumcu'nun eşi görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu. Bir televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Güldal Mumcu görüşmenin olumlu geçtiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Biz, tetikçilerin ve azmettiricilerinin kim olursa olsun ortaya çıkarılması yönündeki talebimizi ilettik. Sayın Adalet Bakanı da tetikçilerin arkasında kim olursa olsun, bağlantıları ne olursa olsun ortaya çıkması için elimizden geleni yapacağız dedi. Hem sayın bakanı hem de bu işle görevlendirilmiş ekibi olumlu bulduk. Umarım 33 yıl sonra bu cinayetin tüm bağlantıları ve azmettiricilerini tam manasıyla öğrenmiş oluruz."
UĞUR MUMCU SUİKASTI
Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybetti. Suikasttan iki hafta önce İsrail elçisinin Uğur Mumcu'yu ölümle tehdit ettiği biliniyor. Güldal Mumcu 2012'de TAKVİM'e verdiği röportajda İsrail'in rolüne dikkat çekmişti. Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan üç MOSSAD ajanı iddiasını gündeme getirmişti. MOSSAD ajanlarının Esenboğa'dan kaçışını FETÖ'nün organize ettiği belirtilmişti.
Dünyanın en büyük üçüncü gemisi Boğaz'dan geçti
Külliye'de "Cumhur" zirvesi
