Terörsüz Türkiye teklifinde kırmızı çizgiler net: Genel af yok
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nde Terörsüz Türkiye sürecinin çerçevesi ortaya konuldu. Sürecin ilk ve vazgeçilmez şartının terör örgütünün silahlarını tamamen ve geri dönülmeyecek şekilde bırakması olduğu belirtilirken, genel af niteliğinde bir düzenlemenin söz konusu olmadığı vurgulandı. Örgütün tamamen silah bıraktığının tespit ve teyit edilmesi ile MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından 6 aylık başvuru sürecinin başlaması öngörülüyor.
Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nde sürecin çerçevesi ortaya konuldu.
Terörsüz Türkiye'nin herhangi bir pazarlık süreci olmadığı; terörün tamamen sona erdirilmesini, milletin huzurunu, devletin güvenliğini ve Türkiye Yüzyılı hedeflerini güçlendirmeyi amaçlayan milli bir devlet politikası olduğu vurgulandı.
Terörsüz Türkiye'nin, yıllardır kararlılıkla sürdürülen terörle mücadelenin sahadaki başarısının doğal bir sonucu olduğu belirtilirken, sürecin temelinde devletin kontrolünde hukuk devleti ilkesi ve milletin ortak geleceğinin bulunduğu ifade edildi.
Terörsüz Türkiye sürecinde çerçeve (Fotoğraflar Takvim foto arşivinden alınmıştır.)
ÖNCELİK SİLAHLARIN TAMAMEN BIRAKILMASI
Kanun teklifine göre sürecin ilk ve vazgeçilmez şartını terör örgütünün silahlarını tamamen ve geri dönülmeyecek şekilde bırakması oluşturuyor.
Silah bırakma süreci tamamlanıp resmen doğrulanmadan herhangi bir hukuki düzenlemenin yürürlüğe girmesi öngörülmüyor.
Süreçte "önce silahlar susacak, sonra hukuk işleyecek" yaklaşımı esas alınıyor.

SÜRECİN TEMELİ HUKUK
Hazırlanan çerçeve düzenlemenin, terörün tamamen sona ermesini sağlayacak hukuki zemini oluşturması amaçlanıyor.
Sürecin hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda ve devletin kontrolünde yürütülmesi öngörülüyor.

AF YOK, KIRMIZI ÇİZGİLER KORUNUYOR
Kanun teklifinde genel af niteliğinde bir düzenleme yer almıyor.
Terör suçlarının tamamını kapsayan bir af düzenlemesi bulunmazken, terör saldırısı talimatı veren ve güvenlik güçlerini şehit edenlere yönelik af da söz konusu değil.
Herhangi bir kişiye özel statü tanımlanmazken, PKK/KCK dışında bir örgüte yönelik hukuki düzenleme yapılmıyor.

6 AYLIK BAŞVURU SÜRECİ
Örgütün tamamen silah bıraktığının tespit ve teyit edilmesi ile MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından 6 aylık başvuru süreci başlayacak.
Bu süreçte Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul, TBMM'de ise İzleme Komisyonu kurulacak.
TBMM Komisyonu gerektiğinde tavsiyelerde bulunabilecek.

ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİN HASSASİYETLERİ TEMEL İLKE
Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen tüm süreçlerde şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyetleri temel ilke olarak gözetilecek.
Şehit aileleri ve gazilerin onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa müsaade edilmeyecek.

GÜÇLÜ İÇ CEPHE VURGUSU
Terörün olmadığı bir Türkiye'nin daha güçlü ekonomi, daha güçlü demokrasi, daha güçlü yatırım ortamı, daha güçlü kalkınma ve daha güçlü iç cephe anlamına geleceği vurgulandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın da vurguladığı gibi, iç cepheyi güçlendirmenin Türkiye'nin milli güvenliğinin en önemli teminatı olduğu belirtildi.
Terörün sona ermesinin milletin birlik ve beraberliğini, toplumsal dayanışmayı ve ortak geleceği daha da güçlendireceği ifade edildi.
EBEDİ KARDEŞLİK
Terörün sona ermesinin ayrışmanın değil; kardeşliğin, birlik ruhunun ve ortak geleceğin güçlenmesi anlamına geldiği vurgulandı.

TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİNE KATKI
Terörün olmadığı Türkiye'nin savunma sanayinden ekonomiye, turizmden yatırıma, diplomasiden kalkınmaya kadar her alanda Türkiye'nin gücünü artıracağı belirtildi.
Terörsüz Türkiye hedefinin, milletin huzurunu, devletin güvenliğini ve ortak geleceği esas alan stratejik bir devlet politikası olduğu vurgulandı.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TERÖRSÜZ BÖLGE
Terörsüz Türkiye vizyonunun yalnızca Türkiye'nin iç güvenliğini tahkim eden bir politika olmadığı, aynı zamanda sınırların ötesinde kalıcı istikrarı desteklemeyi amaçlayan bölgesel bir güvenlik vizyonu taşıdığı ifade edildi.
Terörden arındırılmış bir Türkiye'nin;
- Terörden arındırılmış bir Suriye,
- Daha istikrarlı bir Irak,
- Daha huzurlu bir Orta Doğu,
- Daha güçlü bir bölgesel iş birliği iklimi
anlamına geleceği belirtildi.
Terörsüz Türkiye vizyonunun sadece ulusal güvenlik değil, aynı zamanda bölgesel barış ve istikrar perspektifi taşıdığı vurgulandı.
Bölgesel krizlerin derinleştiği dönemlerde terör örgütlerinin farklı aktörler tarafından vekil güç olarak kullanılabildiğine dikkat çekilirken, Türkiye'nin yaklaşımının güvenlik sorunlarının terör üzerinden değil, devletlerin egemenliği, uluslararası hukuk ve bölgesel iş birliği temelinde çözülmesini esas aldığı belirtildi.
Terörün etkisini kaybetmesinin; bölge ülkelerinin kendi geleceklerine daha güçlü şekilde yön vermelerine, dış müdahale alanlarının daralmasına, ekonomik kalkınma ve ticaret koridorlarının güçlenmesine, enerji ve ulaştırma projelerinin daha güvenli şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.
Terörsüz Türkiye hedefinin, emperyal projelere karşı bölgesel istikrar ve terörsüz bölge vizyonu anlamına geldiği vurgulandı.

