Gülistan Doku dosyasında 4 tuhaf tutanak! Su altında sahte delil izi... Şüphe Ankara'ya uzandı: Yetkisiz polislerden gizli sistem sorgusu
Tunceli Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni deliller ve resmi belgeler gün yüzüne çıktı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in baş şüpheli olarak yer aldığı dosyada emniyet görevlilerinin kamera kayıtlarını kararttığı, yetkisiz sistem sorgulamaları yaptığı ve su altında akıl almaz sahte deliller ürettiğine dair belgelere ulaşıldı. Gözaltına alınan polislerin işlemleri sürerken, olayın yaşandığı süreçte suyun 14 metre derinliğinde tahrip olmadan bulunan kağıt parçası ve aynı yerde iki gün sonra ortaya çıkan makas dikkat çekici bulundu.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde sırra kadem basan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması, dönemin valisi Tuncay Sonel öncülüğündeki bürokratik yapının organize delil karartma operasyonuna dönüştüğünü gösteren delillerle yeni boyut kazandı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Vali Tuncay Sonel ve üst düzey amirlerin resmi himaye zırhı arkasına sığınarak adli, dijital ve tıbbi sistemlere müdahale ettiği belgelendi.
Manipüle edilen kamera kayıtları, ifade tutanaklarındaki imzalanmayan evraklar ve suyun 14 metre altında bozulmadan bulunan notlar, delillerin sistematik olarak karartıldığı şüphesini perçinledi.
Görevli olmayan polislerin log kayıtlarına düşen yasa dışı sorguları organize yapının Ankara'daki uzantısını oluşturdu.
VALİ KOORDİNELİ ORGANİZASYON
Gülistan Doku dosyasında yürütülen tahkikatta, dönemin Tunceli Valisi ve şüpheli Tuncay Sonel koordinesinde delillerin organize şekilde karartıldığına dair somut emarelere ulaştı.
Kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü kamera incelemelerinde kasıtlı eksiklikler ve şüpheli işlemler saptandı.
Munzur Üniversitesi kameralarının faal olmadığına dair tutanak tutulurken, PTS görüntülerinin fotoğraflarının kayıt altına alınmadığı öğrenildi.
Bazı araç sürücülerine kamera olup olmadığı sorulurken diğerlerinin geçildiği, ifade tutanaklarının bir kısmının ise şahıslara imzalatılmadığı belirlendi
Başsavcılık, söz konusu ihmallerin suç delillerini yok etme amacı taşıdığına dair güçlü bulgulara ulaştı.

Dosyaya giren kolluk tutanakları, Gülistan Doku'nun son görüldüğü bölgelerdeki kamera çalışmalarında yapılan şüpheli ve eksik işlemleri ortaya koydu.
23 Ocak 2020 tarihli tutanağa göre, Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü'nün yukarısında bulunan Munzur Üniversitesi'ne ait 85 numaralı kameranın aktif olmadığı ve döner kamerasının bulunmadığı iddia edildi.
Ancak asıl skandal, aynı tutanakta yer alan şu ifadeyle belgelendi:
"Bahse konu kameranın 17.01.2020 tarihinden itibaren Rektörlüğün vermiş olduğu talimatla aktif hale getirildiği, arama çalışmalarını takip etmek için köprüyü görecek şekilde kamera açısının değiştirildiği tarafımızdan görülmüştür."

EVRAKI İMZALATMADILAR
Ayrıca FEDAŞ kavşağı civarındaki Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kameraları incelenmesine rağmen, elde edilen görüntülerin fotoğraflanarak resmi evraklara geçirilmediği, bazı araç sürücülerine araç içi kamera sorulurken diğerlerine kasten sorulmadığı ve ifade sahiplerine evrakın imzalatılmadığı kaydedildi.
14 METRE DERİNLİKTE DEFORME OLMAYAN KAĞIT!
Soruşturmanın en tuhaf detayı ise su altı arama kurtarma ekiplerinin tutanaklarına yansıdı.
8 Ocak 2020 tarihinde Sarı Saltuk Viyadüğü altında yapılan aramalarda, durgun suyun 14 metre derinliğinde Gülistan Doku'ya ait olduğu iddia edilen bir reçete ve kağıt parçalar bulunmuş.
Tutanakta, üzerinde "Gülistan DOKU" ibareli barkod bulunan reçeteye yapışık halde "Psikolojikmen bizde baskı yaratıldığını" yazılı bir not bulunduğu belirtildi.
Başsavcılık, kağıt parçalarının 14 metre derinlikte günlerce tahrip olmadan kalmasını "son derece şüpheli" buldu.
İşin daha da vahim boyutu, bu kağıtların bulunmasından iki gün sonra, 10 Ocak 2020 tarihinde aynı noktada bir makasın bulunması oldu.
Tutanaklara siyah saplı, Stainless Steel ibareli ve kesim kısmı yaklaşık 14 cm olan makas olarak geçen bu delilin, kağıtlarla aynı noktadan sonradan çıkarılması, delillerin bölgeye sonradan yerleştirildiği şüphesini perçinledi.

YETKİSİZ POLİSLERDEN SİSTEMDE GİZLİ GÜLİSTAN DOKU SORGUSU
Delil karartma iddiaları sadece sahadaki fiziki müdahalelerle sınırlı kalmadı.
Emniyetin dijital log kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, Gülistan Doku soruşturmasında hiçbir resmi görevi bulunmayan bazı kolluk görevlilerinin, polis bilgi sistemleri üzerinden Doku hakkında gizli araştırma ve sorgulama yaptığı tespit edildi.
Belgelerde, bu yetkisiz sorgulamaları yapan polislerin Gökhan Ertok isimli eski polisle irtibatlı olduğu vurgulandı.
10 Ocak 2020 tarihli log kayıtlarında, Ankara Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü üzerinden yapılan yetkisiz girişler, organize yapının emniyet içindeki uzantılarını olarak dosyaya girdi.

Başsavcılık; emniyet görevlileri hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik", "Suçluyu Kayırma" ve "Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme" suçlarından işlemlerin sürdüğünü aktardı.
SETA’dan genç akademisyenlere program
Körfezin 40 metre altında dev operasyon!
