Kubilay Kaan Kundakçı davasında tutukluluğa devam kararı! Acılı babadan sert tepki: "Yalan söyleyenin Allah belasını versin"
Ümraniye'de silahlı saldırıda hayatını kaybeden 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada sanık savunmaları, tanık beyanları ve yeni deliller değerlendirilirken, salonda yaşanan tartışma dikkat çekti. Mahkeme tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, duruşmayı 7 Ekim'e erteledi.
Ümraniye Tatlısu Mahallesi'nde 19 Mart'ta uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davanın ikinci duruşması İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ve Engin Taşkıran ile tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu ve Bilal Kadayıfçıoğlu katıldı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı.
Mahkeme heyeti, sanık savunmaları, tanık anlatımları, taraf avukatlarının beyanları ve dosyaya giren yeni delilleri değerlendirdi.
Ümraniye'de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetiyle ilgili açılan davanın ikinci duruşması bugün görülecek. (Fotoğraflar Takvim Foto Arşiv'e aittir.)
İDDİANAMEDE MÜEBBET HAPİS TALEBİ
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın planlı şekilde gerçekleştiği belirtilerek Alaattin Kadayıfçıoğlu ile Aleyna Kalaycıoğlu hakkında müebbet hapis cezası talep edildi.
İddianamede ayrıca İzzet Yıldızhan hakkında ise 5 yıla kadar hapis cezası istendi.
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı
TANIK OLAY ANINI ANLATTI
Mahkemede dinlenen tanık Yalçınay Yıldız, olay günü tarafları barıştırmak amacıyla stüdyoya gittiklerini anlattı. Yıldız, temizlik görevlisinin Vahap Canbay'a Aleyna Kalaycıoğlu'nun hayatında başka biri olduğunu söylediğini, bunun üzerine Canbay'ın ağladığını belirtti. Kubilay Kaan Kundakçı'nın ise Aleyna Kalaycıoğlu'na, "Abla sizi barıştırmak istiyorum." dediğini aktardı.
Bir süre sonra Aleyna Kalaycıoğlu'nun telefonla "Çok geç geleceğiz." dediğini, ardından yeniden arayarak "Şarkımı yükledin mi?" diye sorduğunu ifade eden Yıldız, grubun beklemeye devam ettiğini söyledi.
Tanık, daha sonra çakarlı bir aracın geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İlk başta bir milletvekilinin geldiğini sandık. Araçtan beyaz tişörtlü bir kişi indi. Canbay kapıyı açmak istedi ancak karşı taraftaki kişi kapıyı sert şekilde çekti. Sağ elinde silah olduğunu gördüm. 'Bir daha sizi burada görmeyeceğim' dedi. Ardından silah sesi duydum. Canbay da 'Yapma, yapma' diye bağırıyordu."
Yıldız ayrıca, silah sesinin ardından Kubilay Kaan Kundakçı'nın bağırmaya başladığını, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ise aracına dönerken yanındakilere sessizce "Silah patladı." dediğini öne sürdü.

AZMETTİRİCİ DEĞİLİM
Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu, hakkındaki suçlamaları reddederek tahliyesini istedi.
Kalaycıoğlu savunmasında, "Azmettiriciliğime karşı hiçbir beyan yoktur. Herkes benim suçum olmadığını biliyor. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin bir insanı durduk yere öldürecek kadar cahil ne de ben böyle bir şey yaptıracak biriyim. Bu olayın mağduruyken burada yargılanmam beni çok yıpratıyor." ifadelerini kullandı.

ALAATTİN KADAYIFÇIOĞLU: AİLEDEN ÖZÜR DİLERİM
Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu da olay nedeniyle üzgün olduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu.
Kadayıfçıoğlu, "Çok üzgünüm. Olay benim kontrolüm dışında gelişmiş bir olaydır. Aileden de çok özür dilerim." dedi.
İZZET YILDIZHAN: ÇOK MAĞDURUM
Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan, SEGBİS aracılığıyla katıldığı duruşmada önceki savunmasını yineledi. Yıldızhan, "Geçen verdiğim ifadem açık ve net. Çok mağdurum. Konserlerim var, yurt dışına gidemiyorum. Biz bu konudan sıyrılmak istiyoruz. Hiçbir şey yapmadığım halde bu mağduriyetimin giderilmesini istiyorum." ifadelerini kullandı.
Anne Ülker Kundakçı, Baba Cemil Kundakçı
DURUŞMADA GERGİNLİK: "BENİM OĞLUM NE OLACAK?"
Duruşmanın en dikkat çeken anları ise tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu savunma yaparken yaşandı. Zuhal Kalaycıoğlu'nun, "Kızımı bana verin." demesi üzerine Kubilay Kaan Kundakçı'nın anne ve babası tepki gösterdi. Acılı aile, "Benim oğlum ne olacak? Benim oğlumu kim getirecek?" ifadeleriyle karşılık verdi.
Salonda yaşanan sözlü tartışmanın ardından mahkeme başkanı, anne ve baba Kundakçı ile Zuhal Kalaycıoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.

MAHKEMEDEN ARA KARAR
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dosyadaki eksik hususların giderilmesine hükmeden mahkeme, davayı 7 Ekim tarihine erteledi.
DURUŞMA SONRASI KARAKOLA GÖTÜRÜLDÜ
Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı, duruşmada ifade değiştiren isimlere, "Yalan söyleyenin Allah belasını versin" diyerek sert tepki gösterdi. Duruşmanın ardından maktulün babası Cemil Kundakçı, adliye koridorunda duvara yumruk attı. Bunun üzerine Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçlaması kapsamında ifadesinin alınması için karakola götürüldü.
Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Cemil Kundakçı ise hem duruşmada yaşanan gerginliğin nedenini hem de duvara yumruk atmasına ilişkin yaşadıklarını anlattı.

ACILI AİLEDEN DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMA
Duruşmanın ardından Kubilay Kaan Kundakçı'nın ailesi adliye önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Baba Cemil Kundakçı, duruşmada dinlenen tanık Yalçınay Yıldız ile Vahap Canbay'ın ifadelerine tepki göstererek şunları söyledi:
"Duruşmada bizi üzen iki tane konu oldu. Bir tanesi Yalçınay Yıldız da aynı Canbay gibi, yalancı tanıklık yaptı. İlk ifadeleriyle ikinci yaptığı tutmuyor. Hesaplamadıkları bir konu oldu. Anlattıkları olayın şekli nereden bakarsanız belki 2-3 dakika sürecek bir konu. Ama Kubilay'ın vurulduğu süre 3 saniye, burada hesaplama hatası yapmışlar. Resmen Kubilay'ı sattılar. Burada Canbay ve Yalçınay her ikisi de 'arkadaşım, kardeşim' dedikleri oğlumu sattılar."
Duruşmada yaşanan gerginliğe de değinen Kundakçı, tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu'nun sözleri üzerine tepki gösterdiğini belirterek şöyle konuştu: "Zuhal Kalaycıoğlu kendi beraatini istedi. Arkasından 'Kızımı da verin bana' dedi. Ben de 'Siz de benim oğlumu getirin, mezardan çıkarıp getirin' diye bağırdım. Hakim bizi dışarıya çıkarttı."

"DUVARA O SİNİRLE YUMRUK ATTIM"
Adliye koridorunda yaşanan olayla ilgili de konuşan Cemil Kundakçı, duvara yumruk atmasının ardından yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:
"Dışarı çıkınca moralim çok bozuldu, o sinirle duvara yumruk attım. Duvarda bir hasar oluştu, o yüzden karakola aldılar beni. Ben de 'Kendim hasarı verdim, benim hatamdır. Ben bunu karşılarım' dedim. Bana bildirecekler masrafını, ben onu ödeyeceğim. Çünkü kamu malı, ben niye zarar vereyim? Ama o sinirle vurdum ben."
Kundakçı, mahkemenin 7 Ekim'de görülecek duruşmasına ilişkin ise, "7 Ekim'de mütalaa istediler. 7 Ekim'de karar açıklayacaklar anladığım kadarıyla. Avukatlarımız daha iyi bilir onu, ben de onlardan aldığım bilgi. 7 Ekim'e kadar ertelendi mahkeme şu an." ifadelerini kullandı.

ANNE KUNDAKÇI: GENCECİK BİR ÇOCUĞU MEZARA KOYDULAR
Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı ise tutukluluk kararının devam etmesini olumlu karşıladığını belirterek şunları söyledi: "Kubilay 6 Ekim'de doğdu ve Ekim'in 7'sinde karar duruşması var. Üçüncü mahkemede bitecek muhtemelen. Tutukluluklarının devam edeceğini tahmin ediyorduk. Benim için iyi oldu, yaptıklarının bedelini ödesin en azından. Gencecik bir çocuğu mezara koydular."
Sanıkların özür dilemesine de tepki gösteren anne Kundakçı, sözlerini şöyle sürdürdü: "O kadar pişkinler ki özür dilediler, ben de kızdım. 'Ne için özür diliyorsun' dedim. Ölümün özrü mü olur? Burada gencecik bir çocuk öldü. Bence ona kardeşlik yapmaları lazımdı bu davada."
Ülker Kundakçı, Vahap Canbay'a mesaj gönderdiğini belirterek adalete olan inancını şu sözlerle dile getirdi: "Ben dün Canbay'a mesaj gönderdim. 'Düşmez kalkmaz bir Allah. Ben Allah'ın adaletine hep güveniyorum. Benim oğlumun kanını yerde bırakmayacak. Bunların hepsi birbirinden bulacak, ben buna inanıyorum. Gerçekten inanırım, canı gönülden inanırım."
81 ilde FETÖ'ye büyük operasyon
Abdüsselam Türki kod Talip Güler yakalandı
