15 Temmuz ihanetinin 10. yıl dönümü: FETÖ’nün yeni oyunu deşifre edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ’nün “Yeni Nesil Casusluk” taktiklerini ilk kez açıkladı. Elebaşının ölümünün ardından tehdidin bitmediğini belirten Gürlek, örgütün paravan şirketler, sosyal gruplar ve dijital hatlar üzerinden kamufle olarak ‘güncel yapılanma’ faaliyetlerini sürdürdüğünü anlattı. Gürlek, “Kendilerine yeni gizli finansal kaynaklar bulmaya çalışan, ‘kripto’ unsurları üzerinden yeniden toparlanma hayalleri kuran bir yapı karşımızdadır. Devleti dışarıdan değil, içeri sızarak kendi gücüyle yıkmaya çalışan bir şebekeyle karşı karşıyayız. Mücadelemiz son kripto unsur temizlenene kadar sürecek” dedi.
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'yi karanlığa gömmek isteyen FETÖ/PDY terör örgütüne karşı başlatılan hukuk mücadelesi, 10. yılında büyük bir kararlılıkla sürüyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, terörle mücadeledeki son rakamları ve örgütün güncel yapılanmasına yönelik devam eden operasyonları tüm detaylarıyla anlattı.
FETÖ ile mücadelenin sadece polisiye bir operasyon değil bir "Büyük Devlet Arınması" olduğunu vurgulayan Gürlek, 253 vatandaşın şehit, 2 bin 740 kişinin gazi olduğu 15 Temmuz gecesinin, halkın direnişiyle Türk tarihinin en karanlık gecelerinden biriyken en şanlı direnişlerinden birine dönüştüğünü söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek
YENİ TEMAS NOKTALARI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR
Örgüt elebaşının 20 Ekim 2024 tarihinde ölmüş olmasının, bu tehdidin tamamen bittiği ve tehlikenin geçtiği anlamına kesinlikle gelmediğini belirten Gürlek, "Cumhurbaşkanımızın sıkça dikkat çektiği üzere, FETÖ sadece liderine bağlı basit bir grup değil, küresel bir ahtapotun kollarıdır. Bu sinsi yapı, kurumsal omurgası devletimiz tarafından büyük oranda çökertilmiş olsa da, yurtdışındaki kaçak uzantıları vasıtasıyla varlığını sürdürme gayretindedir. Örgüt şu an özellikle 'güncel yapılanma', 'finans yapılanması', 'yurtdışı yapılanması' ve 'kripto unsurlar' üzerinden varlığını koruma gayretindedir. Son dönemdeki tespitler gösteriyor ki; ticari faaliyetler, paravan şirketler, bazı iş çevreleri ve gündelik hayatın doğal akışı içinde dikkat çekmeyecek yeni temas noktaları oluşturmaya çalışmaktadırlar. Kendilerini çok farklı sosyal grupların, akımların içinde gizleyerek kamufle etmeye çalışmaktadırlar. Yurtdışına kaçanlar ise Türkiye karşıtı lobilerle işbirliği içinde, sosyal medya üzerinden çok yoğun yalan haberler yayarak dezenformasyon ve algı operasyonları yürütmektedirler" diye konuştu.
Takvim Kaynak Tercihleri 
GENÇLERİ İRADESİZ BİRER ROBOTA DÖNÜŞTÜRDÜLER
SABAH'tan Abdurrahman Şimşek'e konuşan Bakan Gürlek, "Bu örgüt, kendi ülkesinin sırlarını küresel güç odaklarına sunan bir organizasyon, tam manasıyla bir 'Siyasal ve Askeri Casusluk' şebekesidir. Örgütün nihai amacının, demokratik ve anayasal nizamı tamamen yıkarak, kendi gizli ideolojilerine ve örgüt liderinin dogmalarına dayalı totaliter bir rejim kurmak olduğu en yüksek hukuki makamlarca ortaya konulmuştur. Bu yapı yıllar boyunca toplumun her kesiminden, özellikle de gencecik insanlardan çok büyük bir insan kaynağı devşirmiştir.
Burada çok büyük bir psikolojik yönlendirme ve inanç istismarı mekanizması vardır. En sık kullandıkları argümanlar; hizmet, maneviyat, kaliteli eğitim vaadi ve burs destekleri olmuştur. Özellikle Anadolu'nun temiz, saf ve dar gelirli ailelerinin zeki çocuklarını hedef almışlar; onları 'Altın Nesil' aldatmacasıyla manevi bir seçilmişlik duygusuna inandırmışlardır. Süreç içinde rüya ve gerçek dışı anlatılarla gençlerin sorgulama yeteneğini felç ederek adeta iradesiz birer robota dönüştürmüşlerdir. İşin dünyevi boyutunda ise 'soru hırsızlığı' yoluyla emek hırsızlığı yapmışlar, üyelerine haksız kamu kariyerleri vaat edip onları hem ekonomik hem de psikolojik olarak kendilerine bağımlı hale getirmişlerdir" dedi.

FETÖ YENİ NESİL CASUSLUK ŞEBEKESİ
Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ/PDY) klasik yapılardan çok farklı, devletin kendi gücünü yine devlete karşı kullanan sinsi bir "yeni nesil casusluk şebekesi" olduğunu belirten Bakan Gürlek şunları kaydetti: "Toplumda terör örgütü denilince akla ilk olarak silahlı, dağda ya da sokakta açıkça eylem yapan yapılar gelir. Ancak FETÖ/PDY'yi klasik terör örgütlerinden ayıran, onu 'yeni nesil' kılan temel fark, devleti dışarıdan silah zoruyla ve doğrudan cephe alarak yıkmaya çalışmamasıdır.
FETÖ/PDY; devleti dışarıdan yıkmak yerine, devletin kendi gücünü, silahını ve mekanizmalarını yine devlete karşı kullanan sinsi ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Burada, dini değerleri istismar eden, 'mahrem hücreler' şeklinde birbirinden kopuk gizli gruplar halinde örgütlenen, 'takiyye ve renklendirme' adını verdikleri çift kimlikli yaşamı kurumsal bir ilke haline getiren bir casusluk şebekesinden bahsediyoruz.
Darbe teşebbüsüne kadar silahlı kapasitesini açık alanda değil; bürokrasi, istihbarat, yargı ve ordu içerisine sızdırdığı elemanları vasıtasıyla saklamıştır. Yani bu yapı, yasal bir görünüm altında yasadışı amaçlar güden profesyonel bir ağdır.
Bu yapının uluslararası boyutu incelendiğinde, FETÖ/PDY için sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda bir 'casusluk şebekesi' demek hukuken ve fiilen en doğru tespittir."

AHTAPOTUN KOLLARINI KESTİK
Gürlek şöyle dedi: "Kendilerine yeni gizli finansal kaynaklar bulmaya çalışan, 'kripto' yani gizli kalmış unsurları üzerinden yeniden toparlanma hayalleri kuran bir yapı karşımızdadır.
Cumhurbaşkanımızın tabiriyle, 'Ahtapotun kollarını kestik ama tamamen temizleyene kadar durmayacağız' felsefesiyle hareket edilmektedir.
Bu yüzden devletimizin, bu yapının yeni nesil dijital yöntemlerine ve güncel finansman hatlarına karşı mücadelesi en küçük bir gevşeme göstermeksizin sürdürülmektedir.

HASSASİYETİN KANITI
Bugüne kadar FETÖ/PDY ile ilgili soruşturmalarda toplam 720 bin 338 kişi hakkında adli işlem yapılmıştır. Bunlardan 636 bin 934'ü hakkında yargı kararını vermiştir. Mahkûmiyet alan 127 bin 102 kişinin yanı sıra, 124 bin 743 kişi hakkında ise beraat kararı verilmiştir. Bu rakamlar, yargının ne kadar titiz ve adil davrandığının, 'kurunun yanında yaşın yanmaması' için gösterilen hassasiyetin en somut kanıtıdır. 83 bin 404 kişi hakkında dava ve soruşturmalar devam ediyor."

'LEKELENMEME HAKKI' İLE 1.5 MİLYON VATANDAŞ KORUNDU
Bakan Gürlek, "2017'de hayata geçirdiğimiz 'Lekelenmeme Hakkı' kapsamında, 30 Haziran 2026 itibarıyla 1 milyon 999 bin 434 ihbar dosyasından 1 milyon 561 bin 489'unda 'soruşturma yapılmasına yer olmadığı' (SYOK) kararı verildi. Yani 1.5 milyonun üzerinde vatandaşımız, asılsız ithamlarla isimlerine leke sürülmeden korunmuştur" dedi.

289 DARBE DAVASINDA HESAPLAŞMA TAMAMLANDI
15 Temmuz gecesi bizzat sahaya çıkan darbecilere yönelik yargılamalar hakkında bilgi veren Gürlek, "289 fiili darbe davasının tamamı ilk derece mahkemelerinde karara bağlandı. Bu davalarda 1634 kişiye ağırlaştırılmış müebbet, 1366 kişiye müebbet hapis cezası verildi. 1891 kişi hakkında da süreli hapis cezası olmak üzere toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkûmiyet verildi. Yargıtay'a gönderilen 271 dosyadan 236'sı onandı" dedi.

10 BİN 485 KİŞİ CEZAEVİNDE
Bakanlığın son verilerine göre, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği ve darbe girişimi suçlarından dolayı ceza infaz kurumlarında bulunan toplam kişi sayısı 10 bin 485. Bu kişilerin 480'i tutuklu, kararı verilmiş ancak kesinleşmemiş (hükümözlü) olanların sayısı 375, cezası kesinleşmiş hükümlü sayısı ise 9 bin 630. Firari 33 bin 827 kişi hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.

FETÖ İLE MÜCADELENİN
❱ Toplam Adli İşlem Yapılan: 720.338 kişi.
❱ Takipsizlik (KYOK) Verilen: 373.594 kişi.
❱ Beraat Kararı Verilen: 124.743 kişi.
❱ Halen Cezaevinde Bulunanlar: 10.485 kişi.
(480 tutuklu, 375 hükümözlü, 9630 hükümlü) ❱ Derdest (Devam Eden) Dosyalar: 83.404 kişi.
❱ Yakalama Kararı Bulunanlar: 33.827 kişi.

ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAK VAZİFEMİZ
Bakan Gürlek, "Bu mücadele bir milli güvenlik meselesidir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun zemini, devletimizin bu sinsi yapıdan arınmasıyla inşa edilmiştir. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak en büyük vazifemizdir" dedi.