Sır zarflar deşifre oldu! CHP'li Tanju Özcan'ın rüşvet tezgahı: Devlet hastanesi inşaatını bile mühürlemişler!
CHP’li Bolu Belediyesi’ndeki yolsuzluk ve rüşvet çarkında mahkeme perdesi açıldı; sanık sandalyeleri dolarken deşifre olan kirli ağ açığa çıktı. Görevden uzaklaştırılan ve hakkında 263 yıla kadar hapis cezası istenen Tanju Özcan’ın "rüşvet ve irtikap" davasının ilk duruşmasında, mağdur ve müştekilerin şok itirafları peş peşe patladı. Girişte cep telefonlarının zorla toplatıldığı gizli toplantılarda market yöneticilerinin önüne fahiş rakam yazılı "sır zarflar" atıp "Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve" diyerek çöken Özcan'ın, haraç vermeyi reddeden devlet hastanesi müteahhidinin şantiyesini mühürletip suyunu kesecek kadar ileri gittiği adliye koridorlarında tescillendi.
CHP'li belediyeler yolsuzluk, rüşvet ve irtikap iddialarıyla gündemden düşmüyor. Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluktan tutuklanmasının ardından birçok bölgeye uzanan kirli operasyon zincirinin önemli bir halkası da Bolu olmuştu.
CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "irtikap" soruşturması kapsamında jandarma tarafından gözaltına alınmış ardından da tutuklanmıştı. Özcan ile birlikte gözaltına alınan 13 kişi arasında Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve İdari ve Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan da yer alıyordu. Tanju Özcan gözaltı sebebi için "Burs" iddiasında bulunsa da şüphelilerin Bolu'da bulunan 6 büyük zincir marketin sorumlularından zorla rüşvet istedikleri iddia edilmişti. Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın, "Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz, ya da … vereceksiniz" ifadeleri de dosyaya girmişti.
Görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve beraberindeki şebekenin yargılandığı dev davada mahkeme süreci başladı. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu'nun ihbarıyla açılan, 19 sanığın "icbar suretiyle irtikap", "rüşvet" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından hakim karşısına çıktığı davanın üçüncü gününde, Özcan'ın kurduğu baskı ve haraç mekanizması tanık beyanlarıyla tamamen deşifre oldu.

"TELEFONLARI TOPLADILAR, ÖNÜMÜZE RAKAM YAZILI HIRSIZLIK ZARFLARINI KOYDULAR"
Duruşmada en dikkat çeken bomba beyan, BİM A.Ş. Mağaza Geliştirme Müdürü Saffet Karadağ'dan geldi. Belediye binasında adeta bir mafya yapılanması gibi kurgulanan gizli toplantının detaylarını aktaran Karadağ, içeri girerken cep telefonlarının zorunlu olarak ellerinden alındığını itiraf etti. BOLSEV Vakfı adı altında kendilerinden "reklam" kılıfıyla haraç istendiğini belirten Karadağ, Tanju Özcan'ın sergilediği zorba üslubu şu sözlerle ifşa etti:
Tanju Özcan, toplantıda herkese karşı, 'Ya seve seve vereceksiniz ya da seve seve' şeklinde bir ifade kullandı. Toplantının sonunda ise talep edilen fahiş reklam bedellerinin yazılı olduğu zarflar önümüze atıldı. Şirket inisiyatifi bize bırakınca bu baskı altında sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldık.
Takvim Kaynak Tercihleri 
HALKIN SAĞLIĞINA BİLE ÇELME: DEVLET HASTANESİ İNŞAATINI MÜHÜRLEDİLER
Kirli çarkın sadece marketlerle sınırlı kalmadığı, Bolu halkının sağlığını doğrudan ilgilendiren devlet hastanesi inşaatına kadar uzandığı mahkeme tutanaklarına girdi.
Hastane yapımını üstlenen müteahhit Cenk Erşebetçi, belediyenin kendilerine fahiş fiyatla beton satmaya çalıştığını, bu soygunu kabul etmeyip kendi beton santrallerini kurduklarında ise Tanju Özcan'ın gazabına uğradıklarını anlattı.
CHP'li Tanju Özcan (Görsel: AA)
Özcan'ın bizzat kendisine "Size beton santrali kurdurtmam" diyerek tehditler savurduğunu belirten Erşebetçi, uğradıkları akılalmaz mobbingi şöyle aktardı:
"Santralimizi kurunca kaçak su kullandığımız yalanını ortaya atıp suyumuzu kestiler, şantiyemizi mühürlediler. Zabıta ekipleri şantiyede nöbet tutup giriş çıkış yaptırmadı. En sonunda Valilik, zabıtaların şantiyeden uzaklaştırılması için polis ekipleri sevk etmek zorunda kaldı. Bu faşizan baskılar yüzünden hastane inşaatı tam 2 ay gecikti."
HAKEDİŞ ALMAK İÇİN 10 MİLYONLUK "BAĞIŞ" PAZARLIĞI!
Belediye koridorlarında dönen milyonluk bağış ve reklam çarkının bir diğer kurbanı ise kamu müteahhitliği yapan çevre mühendisi Halis Volkan Akıncı oldu.
Bolu 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesini alan Akıncı, kamudan olan alacaklarını ve hakediş ödemelerini sormak için gittiği belediyede kirli bir teklifle karşılaştı. Belediye binasında Naim Ayhan ve Ali Sarıyıldız'ın odasında hakediş pazarlığı öncesi BOLSEV Vakfı'na zorunlu bağış konusunun masaya yatırıldığını belirtti.
Ticari çarkını döndürebilmek ve ödemesini alabilmek için toplamda 10 milyon liralık bir protokole mecbur kaldığını aktaran Akıncı; bu paranın 2.5 milyon lirasını direkt bağış, 7.5 milyon lirasını ise reklam bedeli adı altında şebekeye ödediğini mahkeme heyetine tek tek sundu. 263 yıl hapsi istenen Özcan ve yandaşlarının yargılandığı duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.
