Yasemin Minguzzi zor günlerini A Para'da anlattı! Trabzonspor'dan büyük vefa örneği: Ahmet Minguzzi'nin adı Papara Park'ta
24 Ocak 2025'te Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırıda yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi, yaşadığı tarifsiz acıyı ve sürdürdüğü adalet mücadelesini A Para ekranlarında anlattı. Oğlunun anısını yaşatmak için kaleme aldığı kitabı gözyaşları içinde yazdığını söyleyen Minguzzi, "O bıçak darbeleri sadece bize değil, bütün Türkiye'ye saplandı" dedi. Ayrıca Trabzonspor'un Ahmet Minguzzi'nin adını Papara Park'ta yaşatma kararıyla ailelerine büyük bir vefa örneği gösterdiğini belirten Minguzzi, verilen desteğin kendileri için çok anlamlı olduğunu ifade etti.
Hızlı Özet Göster
- Yasemin Minguzzi, 24 Ocak 2025'te İstanbul Kadıköy'de bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden oğlu Mattia Ahmet Minguzzi için sürdürdüğü adalet mücadelesini ve yaşadığı acıları A Para'daki Yıldızlı Sohbetler programında anlattı.
- Minguzzi, oğlunun anısını yaşatmak için yazdığı kitabı her gün 6-7 saat ağlayarak kaleme aldığını ve eserde aile yaşantıları ile duruşmalardaki ağır gerçeklerin yer aldığını belirtti.
- Trabzonspor Kulübü'nün Ahmet Minguzzi'nin adını Papara Park'ta yaşatma kararını 'vefa örneği' olarak nitelendiren Yasemin Minguzzi, bu desteğin manevi değerinin ölçülemez olduğunu vurguladı.
- Yasemin Minguzzi, günümüz gençliğindeki şiddet eğiliminin internet ve mafya temalı dizilerden kaynaklandığını savunarak çocukların sanat ve sporla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
- Minguzzi, infaz yasasındaki boşluklara dikkat çekerek cinayeti işleyenlerin ceza indirimlerinden yararlanmasına karşı olduğunu ve yasa değişene kadar mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.
24 Ocak 2025'te İstanbul Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi, A Para'da yayınlanan Yıldızlı Sohbetler açıklamalarda bulundu.
Oğlunun ardından yaşadığı tarifsiz acıyı ve sürdürdüğü hukuk mücadelesini anlatan acılı anne, sözleriyle izleyenleri derinden etkiledi. Program boyunca duygusal anlar yaşayan Minguzzi, hem Ahmet'i anlattı hem de adalet çağrısını yineledi.

"6-7 SAAT AĞLAYA AĞLAYA YAZDIM"
Evladını kaybettikten sonra hukuk mücadelesine ve Ahmet'in anısını yaşatmaya odaklanan Yasemin Minguzzi, kitabını yazarken yaşadığı ağır duyguları anlattı. Eseri her gün saatlerce ağlayarak kaleme aldığını belirten Minguzzi, "Son birkaç ay içerisinde her gün 6-7 saat ağlaya ağlaya yazdım. Çünkü orada Ahmet'in hatıraları, ailecek yaşadıklarımız ve duruşmalarda yaşanan çok ağır gerçekler var" ifadelerini kullandı.
Ahmet'in hatırasına dünyanın dört bir yanından mektuplar gönderildiğini söyleyen acılı anne, "7'den 70'e binlerce mektup geldi. 14 yaşındaki bir çocuğun gönderdiği kargodan çıkan rüzgâr güllerini ve 'Keşke Ahmet abim yerine ben ölseydim' diyen o notu hiç unutamıyorum" sözleriyle toplumsal dayanışmanın büyüklüğüne dikkat çekti.
Ahmet'in müzik sevgisi ve yarım kalan hayalleri zamanla dünya çapında bir farkındalığa dönüştü. Özellikle Guns N' Roses konserinde yaşadığı duygusal anları anlatan Yasemin Minguzzi, "Oğlumla birlikte gitmeyi hayal ettiğimiz konsere eşimle gittik ama Ahmet oradaydı. Solist sahneden 'Ahmet için bir kez daha' diye seslendiğinde ve dev ekranda Ahmet'in fotoğrafı çıktığında bütün stadın ışıkları yandı. O an çok eşsizdi" dedi.

BORDO-MAVİLİ CAMİADAN DEV VEFA ÖRNEĞİ
Sarı-lacivertli renklere gönül veren Ahmet Minguzzi için Trabzonspor Kulübü'nün attığı tarihi adım, ailenin yaralı yüreğine bir nebze de olsa su serpti. Trabzonspor'un Ahmet'in adını stadyumda yaşatma kararını büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirten Yasemin Minguzzi, "Trabzonspor, Ahmet Minguzzi'nin adını Papara Park'ta yaşatma kararıyla ailemize büyük bir vefa örneği gösterdi" sözleriyle duygularını paylaştı. Bu desteğin kendileri için manevi değerinin ölçülemez olduğunu ifade eden Minguzzi, kulüp yönetimine ve taraftarlara teşekkür etti.
Toplumdaki şiddet sarmalının nedenlerine de değinen Yasemin Minguzzi, ebeveynlere ve eğitim sistemine önemli mesajlar verdi. Günümüz gençliğindeki gerginliğin internet ve dizilerden kaynaklandığını savunan Minguzzi, "Bizim zamanımızda Şirinler, Heidi ve Charlie Chaplin vardı. Şimdiki çocuklar anne babasının dibinde mafya dizileri izliyor. Sevilmeyen çocukların cezasını biz çekiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Çocukların sanat ve sporla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Minguzzi, "Her çocuk mutlaka bir enstrüman çalmalı ve spor yapmalı. Aileler çocuklarını şiddetten korumalı. Çünkü aile cezalandırılmazsa bu şiddet sarmalı bitmez" ifadelerini kullandı.

Oğlunun ölümünün bir milat olduğunu ve yasal düzenleme için bayrağı devraldığını belirten Yasemin Minguzzi, infaz yasasındaki boşluklara tepki gösterdi. Cinayeti işleyenlerin yaşları nedeniyle aldıkları ceza indirimlerine karşı çıkan acılı anne, "Ahmet kırmızı düğmeye bastı, o bana bayrağı verdi ve 'Anne yürü' dedi. O bıçak darbeleri sadece bize değil, bütün topluma saplandı. İnfaz yasası değişene kadar durmayacağım" ifadelerini kullandı.
Cezaevindeki katillerin durumuna da değinen Minguzzi, "Katiller koğuşta değil hücrede kalıyor. Çünkü Ahmet'in annesi yasa çıkarmaya çalışıyor diye diğer mahkûmlar bile onlara öfkeli. Ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını biliyorlar" sözleriyle adalet mücadelesindeki kararlılığını yineledi.
Ahmet'in hayvan sevgisi ve kedisi Pandi ile olan bağı, yas sürecinde farklı bir boyut kazandı. Pandi'nin Ahmet komadayken yaşadıklarını anlatan Yasemin Minguzzi, "Ahmet iki hafta komada kaldığında Pandi başka bir evdeydi. O aile bana Pandi'nin iki hafta boyunca hiçbir şey yemeyip ağladığını söyledi. Hayvan o acıyı hissetmişti" dedi.

Uzun süre sonra kavuştuğu Pandi'yi kısa süre sonra kaybettiğini belirten Minguzzi, "Pandi beni görür görmez tanıdı, kazağımın içine girdi ama maalesef Ahmet'in gidişinden 4 ay sonra onu da kaybettim" diyerek yaşadığı çifte acıyı anlattı.
Toplumdaki şiddet sarmalının nedenlerine de değinen Yasemin Minguzzi, ebeveynlere ve eğitim sistemine önemli mesajlar verdi. Günümüz gençliğindeki gerginliğin internet ve dizilerden kaynaklandığını savunan Minguzzi, "Bizim zamanımızda Şirinler, Heidi ve Charlie Chaplin vardı. Şimdiki çocuklar anne babasının dibinde mafya dizileri izliyor. Sevilmeyen çocukların cezasını biz çekiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
