Türkiye siyonist düzene çomak soktu! İsrail'den Başkan Erdoğan'a "darbe" çağrısı: Dananın kuyruğu Suriye ve Doğu Akdeniz'de kopacak
Başkan Erdoğan'ın "Arz-ı Mev'ud'a asla müsaade etmeyeceğiz" sözleri ve Akdeniz resti, İsrail'in tezgahını dağıttı. Soykırım aparatı Jerusalem Post'ta “Türkiye Cumhuriyeti’nin Sonu” başlıklı ısmarlama bir analiz yayımlandı. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel güzellemelerinin yer aldığı siyonist satırlarda, Terörsüz Türkiye sürecine nifak sokma çabası görüldü. Ayrıca Ankara'nın Şam'da attığı adımlardan rahatsızlık duyan İsrail, Tayfun ve YILDIRIMHAN gibi balistik füzeleri "endişe verici" olarak tanımladı. "Ankara Golan'da ileri üs kurmamıza izin vermiyor! Türkiye düzenimize meydan okuyor" denilerek Başkan Erdoğan'a darbe ve müdahale çağrısı yapıldı.
Soykırım şefi Binyamin Netanyahu'nun "Bölgede haritaları değiştireceğiz" diyerek dile getirdiği ham hayallerin önündeki en büyük engel ise Türkiye.
"Terörsüz Türkiye" muştusuyla atılan adımları sistematik bir şekilde sabote eden, Suriye devriminde sonra Türkiye'nin genişleyen etki alanına karşı YPG'ye destek veren ve İran'a saldırıp PJAK'a alan açan Tel Aviv, Lübnan topraklarındaki siyonist işgali günden güne genişletiyor.
Ayrıca Doğu Akdeniz ve Kıbrıs hattında İsrail'in GKRY ve Yunanistan'la yürüttüğü müşterek provokasyonlar da Ankara'nın radarında.
ERDOĞAN'DAN İSRAİL'E TARİHİ UYARI: ARZ-I MEV'UD ASLA MÜSAADE ETMEYİZ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, önceki günkü konuşmasında İsrail'e tarihi uyarılarda bulundu. Erdoğan, "Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz" dedi.
İSRAİL'E AKDENİZ VE KIBRIS YANITI: CEVABIMIZ ÇOK SERT OLUR
Doğu Akdeniz'deki provokasyon girişimleriyle ilgili net konuşan Erdoğan,"Çok açık söylüyorum; kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkünün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok sert olur." ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan'ın ʺArz-ı Mev'ud'a müsaade etmeyizʺ sözleri sonrası Jerusalem Post'ta ʺTürkiye Cumhuriyeti'nin Sonuʺ başlıklı skandal bir analiz yayımlandı (Haberin görselleri Takvim Foto Arşiv'e ait)
Erdoğan'ın çıkışının ardından İşgalci İsrail'in Başbakanı Netanyahu sosyal medya üzerinden Başkan Erdoğan'ı hedef alarak Türkiye'ye iftira attı.
SİYONİSTİN HAM HAYALLERİ: "TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN SONU" BAŞLIKLI KÜSTAH YAZI
Soykırımcıların medya aparatı Jerusalem Post'ta ise "Türkiye Cumhuriyeti'nin Sonu" başlıklı skandal bir analiz kaleme alındı.
Türkiye'nin iç cephesini hedef alan ifadelerin yer aldığı analizde Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'e açık açık destek verilirken; NATO zirvesi için Ankara'da alınan güvenlik tedbirleri "muhalefete gözdağı" iftirasıyla servis edildi.
İsrail, Terörsüz Türkiye sürecine nifak sokmak istiyor
İSRAİL'DEN TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE NİFAK SOKMA ÇABASI
İsrail'in en büyük hazımsızlıklarından biri de Terörsüz Türkiye süreci oldu.
Başından beri süreci sabote etmek isteyen siyonist akıl, "Görüşmeler çıkmazda" diyerek PKK'ya silah bırakmaması konusunda telkinlerde bulundu.
Yalanlarla dolu analizde "Erdoğan hükümetinin vaat ettiği beklenen yasal reformlar durdu ve parlamento komisyonu artık her türlü tavizi doğrulanmış silahsızlanmaya bağlıyor, bu da görüşmeleri çıkmaza sokuyor. Erdoğan'ın bu süreçteki amacı uzlaşma değil, siyasi hesaplamadır" denildi.
Ankara'nın Suriye'deki varlığı İsrail'in Arz-ı Mev'ud melaneti önündeki en büyük engel
Ankara'nın Suriye üzerinde genişleyen etki alanı, İsrail'in Arz-ı Mev'ud emellerine engel teşkil ediyor.
İSRAİL'İN KARIN AĞRISI SURİYE
Zalim Esad'ın devrilmesiyle gerçekleşen Suriye devrimi sonrası İsrail, Şam'ın itikrarına kastetti. PKK'nın Suriye yolu SDG'yi destekledi. Bölgede bir "teröristan" koridoru açmak isteyenlere Ankara geçit vermedi.
Jeruselam Post'taki makalede, Şam'ın Ankara'ya yönelmesinden duyulan rahatsızlık satırlara döküldü.
"Suriye, büyük bir stratejinin sadece bir cephesi" denilirken; Mavi Vatan hamlesi, Libya ile imzalanan anlaşma, Tayfun ve YILDIRIMHAN gibi balistik füzeler İsrail'de endişe yarattı.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz hamleleri İsrail kirli tezgahını dağıttı
Türkiye'nin enerji koridorları üzerinde tahakküm kurması ve savunma sanayiindeki atılımlara dair şu ifadelere yer verildi:
Ankara'nın Doğu Akdeniz'e yönelik hamlesi, 2019'da Trablus ile imzalanan ve Yunanistan ile Mısır'ın hak iddia ettiği sularda bir Türk ekonomik bölgesi çizen denizcilik anlaşmasına dayanan Mavi Vatan doktrinine dayanmaktadır.
Bu kurgu, Ankara'ya İsrail ve Kıbrıs'tan Avrupa'ya doğalgaz taşıyan güzergahlara itiraz etme bahanesi verdi ve Türkiye şimdi bu hattı İsrail'in kendi kıyılarına doğru kaydırmak için Şam ile benzer bir anlaşma peşinde.Bu iddiaları tehditkar kılan şey, Ankara'nın bunları uygulamaya koyma araçlarını geliştirme hızıdır. Geçen yılın sonlarında hipersonik Tayfun Blok-4 füzesini test etti ve bu Mayıs ayında da devletin 6.000 km menzile sahip olduğunu iddia ettiği kıtalararası balistik füze (ICBM) Yıldırım'ı tanıttı.

TAYFUN VE YILDIRIMHAN KORKUSU: ENDİŞE VERİCİ
NATO üyesi bir ülkenin kıtalararası balistik füze geliştirmesi endişe verici ve Türkiye'nin üzerinde nükleer savaş başlığı bulunmasa da, Ankara'nın hesapları değişirse bu yetenek, onu ulaşılabilir bir hedef haline getirebilir.
İsrail için varılacak sonuç kaçınılmaz: Kudüs ve Washington'un kurduğu düzene en büyük meydan okuyan artık zayıflamış bir İran değil.
NATO üyesi olan bu ülke, modern bir orduya ve giderek artan bir güç gösterisine sahip olup, Libya ve Karabağ'daki müdahalelerini Filistin konusunda izleyeceği yol için bir model olarak gösteren bir otokrat tarafından yönetilmektedir.
İsrail'de yayımlanan analizde ʺTürkiye ve Erdoğan bizim için tehditʺ ifadeleri yer aldı
ERDOĞAN İSRAİL'LE TİCARETİ DURDURDU LİMANLARI KAPATTI
Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin İsrail'le ticareti durdurması ve limanları İsrail'e kapatmasına yer verilen makalede eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in küstah sözleri de yer aldı.
Şöyle denildi:
Erdoğan, İsrail ile ticareti durdurdu ve limanlarını İsrail'e kapattı. Eski başbakan Naftali Bennett'in de haklı olarak vurguladığı gibi, Türkiye yeni İran'dır ve hem İsrail hem de bölgenin istikrarı için giderek artan bir tehdit oluşturmaktadır.
İsrail politikası için açık ders şu ki, Türkiye artık sadece yönetilmesi ve yatıştırılması gereken zor bir müttefik olarak değil, bölgede stratejik bir rakip olarak ele alınmalıdır.

DANANIN KUYRUĞU SURİYE VE DOĞU AKDENİZ'DE KOPACAK
Bu mücadele Gazze'de veya İran'da değil, Türkiye'nin üslerinin, denizcilik iddialarının ve füze ilerlemelerinin aynı anda bulunduğu Suriye ve Doğu Akdeniz'de çözülecektir. Suriye ordusuna ve İsrail'in güneyde tuttuğu tampon bölgeye yönelik saldırılar, Ankara'nın Golan'da ileri bir üs kurmasına izin vermeme kararının bir parçasıdır.
Siyonist akıl ʺErdoğan'ı durdurursak Türkiye'yi durdururuzʺ deyip darbe çığırtkanlığı yaptı
"TÜRKİYE'Yİ DURDURMAK İÇİN ERDOĞAN'I DURDURALIM"
Küstah siyonist açık açık, Türkiye'nin ilerlemesinin durdurulması için Başkan Erdoğan'a darbe ve müdahale çağrısı yaptı.
"Sorunun kaynağı Erdoğan" ifadelerinin yer aldığı rezil satırlarda "Lideri üzerindeki tüm denetim mekanizmalarını içeride ortadan kaldıran bir hükümetin, yurt dışında da benzer mekanizmaları kabul etmesi pek olası değil. Ankara, bölgenin haritasını istediği gibi yeniden çizmeye devam edecek. Ta ki kısıtlamalar yeniden kurulana veya hastalığın kaynağı kesin olarak ortadan kaldırılana kadar" denildi.
SİYONİST ŞER KOALİSYONU
İsrail'in Türkiye'ye karşı Yunanistan, Kıbrıs ve Mısır ile yakın iş birliği kurmasının stratejik olacağı vurgulandı.


