İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den "tahliye" açıklaması: Talep CHP yönetiminden geldi
CHP'de mutlak butlan sonrası davalı ve davacı taraflar birbirine girdi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesinin devletin başlattığı bir süreç olmadığını söyledi. CHP'li tarafların kendi aralarında anlaşamadığını vurgulayan Çiftçi, "Mahkeme kararı yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulandı" dedi. Çiftçi, sürecin CHP'lilerin yargıya yaptığı başvurularla başladığını anımsatıp "Hukuk devletinde mahkeme kararlarının uygulanması esastır. Güvenlik güçlerimiz bu ilkenin gereğini yerine getirdi" şeklinde konuştu.
Hızlı Özet Göster
- CHP Genel Merkezi, mahkeme kararı sonrası Ankara Emniyeti tarafından 24 Mayıs'ta tahliye edildi.
- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tahliye sürecinde yaşananlardan Silivri'yi sorumlu tutarak uzlaşma çabalarının sonuçsuz kaldığını açıkladı.
- İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CHP içindeki davalı ve davacı tarafların kendi aralarında anlaşamadığını ve mahkeme kararının CHP yönetiminin talebiyle uygulandığını söyledi.
- Çiftçi, güvenlik güçlerinin hukuk çerçevesinde ve siyasi tartışmaların dışında görev yaptığını vurguladı.
- CHP'lilerin Başkan Erdoğan ve devlet kurumlarına yönelik hakaretlerine tepki gösteren Çiftçi, demokratik siyasetin meşru zemininin korunması gerektiğini belirtti.
CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası davalı ve davacı taraflar diyalog zemininde buluşup bir türlü anlaşamadı.
24 Mayıs'ta Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatlarının CHP adına mahkeme kararının uygulanması için başvuru yapması sonucu Ankara Emniyeti CHP Genel Merkezi'ni tahliye etti.
Tahliye sırasında bir grup CHP'li CHP Genel Merkezi'ni savaş alanına çevirdi. Parti binası içine barikat kurup camı çerçeveyi indirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'deki tablonun sorumlusu olarak Silivri'yi işaret etti. Kılıçdaroğlu, "CHP tarihinde ilk kez milletvekilleri, PM üyeleri ve YDK üyelerimiz parti binamıza alınmadı. Bundan daha kötü ne olabilirdi? Uzlaşma çabalarımız sonuçsuz kaldı, bu tabloya biz yol açmadık" dedi.
CHP Genel Merkezi, CHP yönetiminin başvurusu üzerine tahliye edildi
CHP'de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun ekibi, Genel Merkez binasının tahliye edilmesi sonrası Ankara Emniyeti'ni ve polis teşkilatını mesnetsiz iddia ve ithamlarla hedef gösterdi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşamadılar" diyerek tartışmalara son noktayı koydu.
"GÜVENLİK GÜÇLERİMİZ HUKUKUN GEREĞİNİ YERİNE GETİRDİ"
"Hukuk devletinde mahkeme kararlarının uygulanması esastır. Güvenlik güçlerimiz bu ilkenin gereğini yerine getirdi" diyen Bakan Çiftçi, sürecin bizzat CHP'lilerin yargıya yaptığı başvurularla başladığını anımsattı.
Al Jazeera'dan Kemal Öztürk'e konuşan Çifti, "Bu süreç, Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki bazı isimlerin ve delegelerin yargıya yaptığı başvurularla başladı, devamında ilgili yargı mercileri tarafından kararlar verildi. Daha sonra yine CHP adına yapılan başvurularla mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin talepler Ankara Emniyet Müdürlüğümüze iletildi. Ortaya çıkan tablo, güvenlik güçlerimizin ya da devlet kurumlarımızın başlattığı bir sürecin ürünü değil, yargıya taşınmış hukukî bir sürecin zorunlu sonucudur" ifadelerini kullandı.

Çiftçi'nin açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:
"GÜVENLİK BİRİMLERİMİZ SİYASİ TARTIŞMALARIN TARAFI DEĞİL"
Güvenlik birimlerimiz siyasi bir tartışmanın, bir parti içi tartışmanın ya da gerilimin tarafı olamaz. Güvenlik güçlerimiz, mahkeme kararlarının uygulanması ve kamu düzeninin korunması sorumluluğu çerçevesinde görev yapmıştır. Bütün devletler yargı kararlarının uygulanmasını hukuk devleti olmanın ilk şartı olarak görür, Türkiye de hukuk devleti olarak yargının verdiği kararın gereğini yapmıştır.
GÜVENLİK GÜÇLERİMİZ HUKUK ÇERÇEVESİNDE GÖREV YAPTI
Güvenlik güçlerimiz süreç boyunca azami dikkat ve sağduyu içerisinde, kamu düzenini koruma görevi kapsamında ve orantılılık ilkesi çerçevesinde hareket etmiştir. Güvenlik güçlerimizin tutumu hukukun çizdiği sınırlar içindedir ve bu sınırların aşıldığına dair herhangi bir tespit söz konusu değildir.İçişleri Bakanlığı'nın bir partinin iç meselelerinin içine çekilmesine müsaade etmemiz söz konusu olamaz. İçişleri Bakanlığı'nın görevi, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kamu düzenini, vatandaşlarımızın güvenliğini ve demokratik düzeni korumaktır. Bu kapsamda Ankara Valiliğimizin koordinasyonunda Emniyet birimlerimiz gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almıştır.

"CHP YÖNETİMİNİN TALEBİYLE MAHKEME KARARI UYGULANDI"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, son ana kadar CHP yönetimiyle diyalog içerisinde olduklarını belirtti. CHP içindeki davalı ve davacı tarafın suhuletle süreci tamamlayamaması üzerine yine CHP yönetiminin talebiyle mahkeme kararının uygulandığını söyledi.
Bakan Çiftçi şöyle konuştu:
Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir heyetin randevu talebine olumlu cevap verildi ve kendileriyle görüştüm. Görüşmede özellikle mahkeme kararına ilişkin hukuki işlemlerin yürütülmesi sırasında parti içinde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmeler tarafımıza iletilmiştir.
CHP yönetimiyle son ana kadar diyalog içinde olduğumuzu CHP yöneticileri de yakından biliyor. Ayrıca, CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak Genel Merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman da tanındı. Sürece ilişkin tüm işlemler ilgili adlî ve idarî makamların koordinasyonunda hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürütüldü.
Ancak CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşamadılar ve mahkeme kararı yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı.

BAŞKAN ERDOĞAN'A VE DEVLET KURUMLARINA EDİLEN HAKARETLERE TEPKİ
CHP'lilerin bu süreçte Başkan Erdoğan ve milli iradeye ettiği hakaretlere sert tepki gösteren Çiftçi, "Devlet kurumları hiçbir siyasi tartışmanın tarafı hâline getirilemez. Devlet kurumlarını siyasî tartışmaların ve parti içi gerilimlerin parçası hâline getirmeye yönelik yaklaşımlar demokratik siyaset kültürünün tahrip edilmesi amacına matuftur. Muhterem Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve devletimizin anayasal kurumlarına yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri demokratik siyasetle ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır" dedi.
Çiftçi şu ifadeleri kullandı:
Demokratik siyasetin doğasında eleştiri ve protesto hakkı bulunmaktadır ancak tehdit, hedef gösterme, provokasyon ve kamu düzenini riske atan söylem ve girişimler bu sınırı aşar ve demokratik siyaset zeminine zarar verir.
Siyasi rekabetin, parti içi süreçlerin ve demokratik tartışmaların meşru zemini hukuk, demokratik teamüller, sağduyu ve teennidir.
Hiçbir kişi ya da grubun kamu düzenini bozmasına, vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit etmesine, güvenlik güçlerine mukavemet göstermesine ve demokratik siyasetin meşru zeminine zarar vermesine müsaade edilmemiştir, edilemez.
Yargı kararlarının uygulanması hukuk devletinin gereği, kamu düzeninin korunması ise devletin sorumluluğudur.


