MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den bir kez daha Terörsüz Türkiye çıkışı: Elimizi değil bedenimizi taşın altına koyduk
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu'nun sertifika töreninde yaptığı açıklamalarda "Terörsüz Türkiye" vizyonunun tarihi bir sorumluluk ve kardeşlik projesi olduğunu vurgulayarak, "Elimizi değil bedenimizi taşın altına koyduk" dedi. Siyasetin devletle kavga etme yeri değil toplumsal sorunlara çözüm üretme alanı olduğunu belirterek Türkiye’nin tarihin doğru tarafında durduğunu ifade etti.
Hızlı Özet Göster
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni'nde konuştu.
- Bahçeli, parti içi eğitimin önemine vurgu yaparak teşekkürlerini iletti.
- Bilgi, akıl ve eylem arasındaki ahenkli birlikteliğin ideal sonuçlar doğurduğunu belirtti.
- Kültürün taklit ürünü olmadığını ve zihinle şekillendiğini ifade etti.
- Siyasetin toplumsal sorunlara çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "MHP Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni"nde konuştu.
Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
Siyaset ve liderliğin kavramsal ve kurumsal incelikleri, müstesna bir müfredat kapsamında okulumuzun kapısından içeri giren pek çok kardeşimize özveriyle anlatıldı ve aktarıldı.
Parti içi eğitim, Siyaset ve Liderlik Okulu'nun Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Profesör Doktor Zühal Topçu'ya, Siyaset ve Liderlik Okulu Koordinatörümüz Sayın Profesör Doktor Turan Şahin'e, ayrıca tüm öğretim üyesi arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Anlayış, amel arasında kurulan ahengin de en ayırt edici vasfıdır. Akılsız bir bilgi neredeyse bilgisizlik olarak düşünülür ve bunun akıl, idrak ile tedavi edilmesi gerektiği öğütlenir.
Bilgi, akıl ve eylem arasındaki ahenkli birlikteliği ihtiva ederse ortaya ideal olan sonuçlar çıkar. Türk düşünür Yusuf Has Hacib, Allah, ahlak anlayışında bu üç temel kavram birbirine perçinlenmiş olarak görülür.
Ancak bunları anlamlı fiillere dönüştürecek olanın da bilgi olduğu unutulmamalıdır. Yusuf Has Hacib'in ifadeleriyle, 'Beyin, bilgi edin, bilgi sana arkadaş olur. Bilgisi olana bir gün devlet yoldaş olur.
"KÜLTÜR TAKLİT ÜRÜNÜ DEĞİLDİR"
Bir milletin kültürü, gerçekten oturduğu coğrafya parçası üzerinde yaratmış olduğu her türlü insani eserlerin toplamıdır. Bir başka ifadeyle kültür bir üründür ve birtakım aşamaların neticesinde meydana gelir.
Kültür zannedildiğinin aksine taklit ve ezber ile ürüne dönüşmez veya bu kültür olarak ifade edilemez. Toprak, tohum ve ürün arasındaki ilişki gibi de kültürde de zihin, kavram ve fikirler söz konusudur.
Elma çekirdeği nasıl elma değilse, zihne ekilen şeyler de aynı olduğu hal üzere kalmazlar. Kalırlarsa bu taklit ve ezbercilik olur.
Toplumsal ve düşünsel tecrübeyle şekillenen her şeyin zihin tarafından işlenmesi, içselleştirilmesi, elenmesi, bir başka ifadeyle insanın şahsına münhasır düşünme süreçlerinden süzülmüş olması gerekir ve biz buna kültür adını verebiliriz.
"BİLGİ KÜLTÜREL BİR KİMLİK İNŞA ETME ARACIDIR"
Bilgi ancak kişisel sezgi ve milletin irfanıyla bilgeliğe dönüşür. Bilgi sahibi sadece dış dünyaya ait bilgilere sahip olan kişiyken, bilge bu bilgileri kendi varlığıyla ilişkilendiren, kendini bilen ve bilgisini erdemli eylemlere dönüştüren kişidir. Dolayısıyla bilgi ancak kültürel değerlerle ve erdemle birleştiğinde hikmet seviyesine ulaşır ve toplumda saygı görür.
Dil, bir toplumu topluluk olmaktan kurtarıp millet haline getiren duygu ve düşünce birliğinin taşıyıcısıdır. Bu durumun en belirgin örneği Bilge Hoca Ahmet Yesevi'dir. Hoca Ahmet Yesevi, İslami bir bilgiyi Türk dili ve töresiyle yoğurarak Divan-ı Hikmet'i inşa etmiştir.
Onun bu yaklaşımı, bilginin sadece zihinsel bir süreç olmadığını, aynı zamanda kültürel bir kimlik inşa etme aracı olduğunu kanıtlamıştır.
Siyaset çıkar yarışı değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Devletle kavgaya tutuşanların yaptığı siyaset değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Tarihin doğru yerinde duruyoruz.
"TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURUYORUZ"
Türk düşünce mirasında bilgi ancak erdem ve ahlakla birleştiğinde gerçek değerini bulur. Siyaset çıkar yarışı değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Devletle kavgaya tutuşanların yaptığı siyaset değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Tarihin doğru yerinde duruyoruz.
Bazı platformalar ve tarih bilmez aktörler aracılığıyla İran'dan sonraki hedefin Türkiye olduğu söylenmektedir. Bu iddia boşa çıkacaktır.
Yaşadığımız coğrafya tarihinin sırtımıza yüklediği sorumluluklarla olanlara çözümsüzlükle bakmıyoruz. Akıl varsa bilgi varsa çözüm bulunacak diyenlerdeniz.
Bu coğrafyada gerçekleşen her olay dünyayı etkileyecektir. Üzerinde yaşadığımız coğrafya büyük imparator coğrafyasıdır. İnanıcımız tamdır, gözümüz keskindir amacımız hak yoludur.
19. yüzyılda ortaya çıkan gelişmeler 20. yüzyılı şekillendirdiği gibi içinde bulunduğumuz yüzyılın temelini oluşturmaktadır.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE TARİHİ BİR SORUMLULUKTUR"
Terörsüz Türkiye kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye huzur için tarihi sorumluluktur. Terörsüz Türkiye bölgesel çatışmalar, zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu düşünce ile kararlar almalı milletimizin huzurunu rehber almalıyız.