Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan "Hürmüz" mesajı: Bir an önce anlaşmaya varılmalı ve boğaz açılmalı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’ın başkenti Doha’da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile düzenlediği ortak basın toplantısında İran-ABD müzakereleri, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve bölgedeki savaş riskine ilişkin önemli mesajlar verdi. Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının dünya ekonomisi, enerji güvenliği ve siyasi istikrar üzerinde büyük baskı oluşturduğunu belirten Fidan, savaşın yeniden başlamasının bölgeyi daha büyük bir yıkıma sürükleyeceğini söyledi. Türkiye ve Katar’ın bölgesel krizlerin çözümü için diplomasi ve arabuluculuk çabalarını sürdürdüğünü vurgulayan Fidan, İsrail’in politikalarının ise küresel güvenlik sorununa dönüştüğünü ifade etti.
Hızlı Özet Göster
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın başkenti Doha'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile ortak basın toplantısı düzenledi.
- Fidan, İran-ABD müzakerelerinde Pakistan'ın rolünü desteklediklerini belirterek savaşa geri dönülmemesi için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını açıkladı.
- Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının dünya ekonomisine ve enerji güvenliğine büyük baskı uyguladığını belirten Fidan, boğazın bir an önce açılması gerektiğini vurguladı.
- Fidan, Türkiye ve Katar'ın bölgesel krizleri arabuluculuk yoluyla sona erdirmek konusunda birbirinin çabalarına destek verdiğini ifade etti.
- Bakan Fidan, İsrail'in şiddet ve yayılmacılık politikalarının küresel bir güvenlik sorunu haline geldiğini ve dünya kamuoyunun tepkisinin artacağını söyledi.
Diplomasi trafiğini sürdüren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın başkenti Doha'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile ortak basın toplantısı düzenledi.
İran-ABD müzakereleri, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve bölgedeki savaş riskine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Fidan, yeniden savaşa dönülmesinin yıkımı artıracağını belirterek, "Aksini düşünmek bile istemiyoruz." dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın başkenti Doha'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile ortak basın toplantısı düzenledi.(Haberde yer alan fotoğraf AA'ya aittir.)
BÖLGESEL DAYANIŞMA VURGUSU
Bölgede karşılaşılan durumların, iki ülkeyi daha fazla istişare etme ve dayanışma içinde olmaya zorladığını vurgulayan Fidan, "Geçtiğimiz günlerde bölgedeki diğer ülkelerle, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'le de çeşitli düzeylerde temaslarımız oldu. Bize ziyaretler oldu. Bölgedeki durumu ele aldık." diye konuştu.
Bakan Fidan Katar'da: "İsrail yayılmacılığı bir güvenlik sorunudur"
Fidan, İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde Pakistan'ın rolünü desteklediğini belirterek, şöyle devam etti:
Bu noktada elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte. Bunu hiçbir şekilde görmek istemiyoruz. İnşallah diplomasinin bir neticeye ulaşması için de dostlarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber elimizden geleni yapıyoruz ve bu noktada ortaya konan çabaları da her türlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz.
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının dünya ekonomisine ve enerji güvenliğine büyük baskı uyguladığını belirten Fidan, boğazın bir an önce açılması gerektiğini vurguladı.
Fidan, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara, siyasi istikrara büyük bir baskı uyguladığına dikkati çekerek, "Dünya hükümetleri bu ekonomik baskıyı her türlü şekilde hissetmekte. Dolayısıyla dünya kamuoyunun çabası, bir an önce bu anlaşmaya varılması ve boğazın açılması, seyrüsefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi." dedi.
Türkiye ve Katar ilişkilerinin iyi olduğunu belirten Fidan, "Her alanda gerçekten oldukça iyi ilerleyen bir ilişkimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Katar Emiri Şeyh Temim'in ortaya koyduğu irade, liderlik bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek nitelikte. Uzun yıllardır samimi bir dostluğa, kardeşliğe dayalı, belli olaylarla test edilmiş bir ilişki var." ifadelerini kullandı.
"TEKRAR SAVAŞA DÖNÜLMESİ YIKIM ETKİSİNİ ARTIRMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMAYACAK"
Fidan, her iki ülkenin kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra oldukça profesyonel, sonuç almaya odaklı projelerini hayata geçirmeye devam edeceğini söyledi.
İran ve ABD arasındaki müzakerelerde, tarafların aslında savaşın durmasını, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve nükleer dosyaların bir şekilde çözüme bağlanmasını istediğini dile getiren Fidan, "Her iki tarafın da niyet bazında ortaya koyduğu tavır bu. Problem, bunu nasıl bir önceliklendirmeyle ve ifadelendirmeyle kağıda dökeceğiz ki taraflar bunu kabul edebilsin." dedi.
Fidan, sürecin en kısa sürede bir neticeye ulaşmasını dileyerek, "Çünkü aksini düşünmek bile istemiyoruz. Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce de gördüğümüz gibi yıkım etkisini artırmaktan başka bir işe yaramayacak." diye konuştu.

DİPLOMASİ VE ARABULUCULUK MESAJI
Fidan, bölgesel konularda mevkidaşı Al Sani ile fikir alışverişinde bulunduğunu belirtti.
Savaşın başlamaması için en başından itibaren Türkiye ve Katar'ın büyük bir çaba ortaya koyduğu vurgulayan Fidan, "Maalesef savaş vuku buldu. Şu anda bu savaşın en erken şekilde, en az zararla durdurulması için çabalamaktayız. Bütün bu çabaları desteklemekteyiz." diye konuştu.
Bakan Fidan, Türkiye ve Katar'ın bölgesel krizleri arabuluculuk yoluyla sönümlendirmek ve sona erdirmek konusunda her iki ülkenin de çok çalıştığını, birbirinin çabalarına destek verdiğini anlattı.
Bu konuda geçmişte önemli tecrübelerin olduğunu hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:
İsrail herkes tarafından odadaki fil olarak tanımlanmakta. Herkes bir araya geliyor, herkesin barışı, diplomasiyi konuştuğu bir dönemde İsrail'in bütün sorunları şiddet ve yayılmacılıkla daha da artırma yolunda bir politika izlediğini görüyoruz. Bu artık küresel bir sorun, güvenlik sorunu haline geldi. Avrupa Birliği'nin aldığı yaptırım kararları var İsrail'e karşı ve ben önümüzdeki dönemde, dünya kamuoyunun İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı daha fazla tepki koyacağına inanıyorum.