Saygı Öztürk'ün "Iğdır Cezaevi" iddiası asılsız çıktı: İşte Tunç Emrah Dinçer gerçekleri

Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk’ün köşesine taşıdığı "Iğdır Cezaevi'nde kötü muamele ve 204 dilekçe" iddialarının, 630 kamera kaydı ve UYAP verileriyle tamamen asılsız olduğu ortaya çıktı. Resmi raporlar, ağır suçlardan hükümlü Tunç Emrah Dinçer’in kamu görevlilerini asılsız "FETÖ" ihbarlarıyla tehdit ettiğini ve iddia edilenin aksine Iğdır’da bulunduğu 2025-2026 yılları arasında sadece 27 dilekçesinin bulunduğunu öğrenildi.

Giriş Tarihi:
Saygı Öztürk'ün "Iğdır Cezaevi" iddiası asılsız çıktı: İşte Tunç Emrah Dinçer gerçekleri

Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk'ün köşesine taşıdığı ve Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü Tunç Emrah Dinçer'in "kötü muamele gördüğü, 204 dilekçesinin sümen altı edildiği" yönündeki iddiaların, resmi kayıtlar ve kamera belgeleriyle gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

Savcılık kaynaklarından ednilen bilgilere göre "Çocuğun cinsel istismarı, kasten öldürme, eziyet etme ve tehdit" gibi ağır suçlardan 35 yılı aşkın hapis cezası bulunan hükümlünün, iddialarının aksine gittiği her cezaevinde benzer yöntemlerle kaos ve huzursuzluk çıkarmaya çalıştığı öğrenildi.

(Hükümlü Tunç Emrah Dinçer’in 16.03.2019 tarihinde Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmasından itibaren 89 talep dilekçesinin; Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ise 27 talep dilekçesinin bulunduğu, 16.03.2019 tarihinden itibaren 116 talep dilekçesinin UYAP sisteminde kayıtlı olduğu; ayrıca 16.03.2019 tarihinden itibaren UYAP sistemine kayıtlı toplam 245 dilekçesinin olduğu öğrenildi. Söz konusu dilekçelerde Kurum Müdürü ile personel, Hakim, Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet Savcısı gibi görevlileri hedef alan söylemlerde bulunduğu, ayrıca kalmış olduğu odalarda hükümlüleri organize ederek idareye karşı kışkırtmaya çalıştığı, istediklerini yapmayan personel hakkında çeşitli mercilere bilhassa FETÖ ile bağlantılı olduklarını belirten dilekçeler yazdığı öğrenildi.)

204 DİLEKÇE İDDİASI ASILSIZ ÇIKTI

Saygı Öztürk'ün yazısında dile getirdiği "204 dilekçe" iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hükümlünün Iğdır'da bulunduğu 2025-2026 yılları arasında toplam 27 adet dilekçe verdiği saptandı. UYAP sistemine kayıtlı bu dilekçelerin tamamının; Cumhuriyet Başsavcılığı, Cezaevi İzleme Kurulu ve Adalet Bakanlığı gibi ilgili mercilere usulüne uygun ve gecikmeksizin gönderildiği belirlendi.

Öte yandan, hükümlünün genel olarak "kapalı zarf" usulüyle kurum müdürüne mektuplar yazdığı, ancak iddia edildiği gibi dilekçe süreçlerinde herhangi bir engelleme veya "işleme almama" durumunun yaşanmadığı dijital kayıtlarla tescillendi.

630 KAMERA VE YAKA KAYITLARI: "DARB VE CEBİR YOK"
"Fiziksel şiddet ve sistematik baskı" iddiaları da kurumun teknolojik altyapısı tarafından yalanlandı. Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan 630 adet sabit kameranın 24 saat kesintisiz izlendiği ve kör nokta bulunmadığı belirtilirken, hükümlünün yanına yaka kamerasız hiçbir personelin gitmediği aktarıldı. 17 Şubat 2025 ile 27 Nisan 2026 tarihleri arasındaki revir kayıtları incelendiğinde; hükümlü üzerinde herhangi bir darp, cebir veya fiziksel müdahale izine rastlanmadığı gibi, Dinçer'in bu yönde idari veya adli makamlara yapmış olduğu somut bir şikayet başvurusunun da bulunmadığı ortaya çıktı.

PERSONELİ "FETÖ" İLE TEHDİT EDİP "DANSÖZ" DİYE HAKARET ETMİŞ

Hükümlü Tunç Emrah Dinçer'in disiplin geçmişi ise çarpıcı gerçekleri gözler önüne serdi.

Karabük, Erzincan ve Keskin gibi farklı cezaevlerinden "disiplinsizlik ve asayiş" nedeniyle nakledilen hükümlünün, gittiği her yerde kamu görevlilerini hedef aldığı öne sürüldü. Dinçer'in, istediklerini yapmayan infaz koruma memurlarını ve kurum müdürlerini "FETÖ ile bağlantılı" diyerek asılsız dilekçelerle ihbar ettiği, bir personel için "milli dansöz Yuso" ifadesini kullandığı ve personele sinkaflı küfürler ettiği raporlara yansıdı.

Hükümlünün bu saldırgan tavırları nedeniyle bugüne kadar 7 kez "hücreye koyma" disiplin cezası aldığı ve diğer mahkumları idareye karşı kışkırtmaya çalıştığı belirtildi.

Öte yandan Söz konusu başvuruların Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına gereğine tevessül edilmek üzere gönderildiği, Başsavcılık tarafından yapılan incelemede iddiaların mesnetsiz ve somut bir delile dayanmadığı gerekçesiyle "Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" dair karar verildiği, hükümlünün şikâyetlerinden kaynaklı personele yönelik devam eden idari bir soruşturmanın bulunmadığı öğrenildi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler